Havuz yazarlarından Cem Küçük, önceki gün Kanal 24'te yine her zamanki gibi sağa sola hakaret ve tehdit yağdırırken fenalaşıp hastaneye kaldırılmıştı.
Küçük, hastaneden çıkar çıkmaz kalemine sarıldı, yine hakaret dolu bir yazı kaleme aldı.
Hedefinde yine Mustafa Karaalioğlu, Akif Beki, İbrahim Kiras ve Levent Gültekin var.
Karaalioğlu hayatında bu kadar ağır suçlama ve hakaretlere maruz kalmamıştır herhalde.
Üstelik bunlar, Erdoğan'ın himayesinde ve medya grup başkanı olduğu eski gazetede yapılıyor.
Cem Küçük'ün Mustafa Karaalioğlu, Akif Beki, İbrahim Kiras ve Levent Gültekin'e hakaret ve tehditlerini buraya aktarmayacağız.
Bu kadar ağır suçlama yapıyorsa ve iddialarının doğru olduğunu düşünüyorsa, konunun araştırılacağı merci bellidir.
Ancak Küçük, delilsiz salladığından olsa gerek, köşesinden arkasındaki malum şahıs adına tetik düşürmeye devam ediyor.
O malum kişinin kimliği hakkında Levent Gültekin'in meydan okuduğu dünkü tweetleri size fikir verebilir.
Ancak Cem Küçük'ün yazısında bir ifade dikkatimizi çekti.
Küçük, hakaret yağdırdığı isimleri "Tasfiye olmuş sahte İslamcılar" diye tanımlıyor.
Evet, saydığı isimlerin Havuz medyasından tasfiye edildikleri bir hakikat.
Ancak "İslamcılık" ne, "Sahte"si ne?
Eğer "İslamcı" iseler, bu isimleri İslamcılıktan aforoz etmiş Cem Küçük.
Aforoz, İslami bir usul değil tabi. Ama söz konusu olan da İslam değil, İslam'ın ahlaki ve itikadi hükümlerini gözardı sadece sloganik düzeyde İslamın istismarı üzerinde kurguladıkları bir ideoloji...
Hani şu en çok bağırdığı, muarızlarına en çok haraket ettiği için "kardeşi" Erdoğan tarafından baştacı edilen Egemen Bağış'ın en çok alkış aldığı kesimlerin temsil ettiği ideoloji.
Bakalım suçlamaların muhatabı olan isimler, bu suçlamaya ne cevap verecek?