Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sınav dönemlerinde öğrencilerin en sık karşılaştığı sorunlardan sınav kaygısı, erteleme alışkanlığı ve başarı psikolojisi konusunda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Tarhan, kaygının tamamen ortadan kaldırılmaması gerektiğini, aksine doğru yönetildiğinde performansı artıran bir güce dönüştürülebileceğini vurguladı.
KAYGI KONTROL EDİLEBİLİR BİR ENERJİDİR
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sınav kaygısının doğal ve hatta gerekli bir duygu olduğunu belirtti. Kaygı, kişinin sınava verdiği önemin ve yaptığı zihinsel yatırımın bir göstergesidir. Ancak kontrol edilemeyen kaygı, “felaket senaryoları” üreterek zihni kilitleyebiliyor. Tarhan, bu duruma psikolojide “katastrofizasyon” adı verildiğini hatırlatarak, siyah-beyaz düşünme tarzının kaygıyı daha da artırdığını söyledi.
SÜREÇ ODAKLI DÜŞÜNME KAYGIYI AZALTIR
Büyük hedefleri küçük adımlara bölmenin erteleme alışkanlığını kırdığını ifade eden Tarhan, “Bir elmayı bir anda yiyemezsiniz, parça parça yersiniz” benzetmesini kullandı. Ona göre en kritik dönüşüm, sonuç odaklılıktan süreç odaklılığa geçiştir. “Acaba kazanacak mıyım?” sorusu yerine “Bugün kaç soru çözeceğim?” diye sormak, kontrol edilebilir alana odaklanmayı sağlar ve kaygıyı belirgin ölçüde düşürür.
MÜKEMMELİYETÇİLİK VE KIYASLAMA BAŞARININ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGELLER
Erteleme davranışının temelinde genellikle mükemmeliyetçilik ve başkalarıyla kıyaslama yattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Ya hep ya hiç” mantığının yerine “eksik de olsa yapmak” yaklaşımını önerdi.
Kendini başkalarıyla kıyaslamanın motivasyonu düşürdüğünü, asıl önemli olanın kendi potansiyeliyle mücadele etmek olduğunu vurguladı.
SINAV ANINDA “ANDA KALMA” TEKNİĞİ
Sınav sırasında zor bir soruya takılınca paniklemenin yaygın bir hata olduğunu söyleyen Tarhan, şu pratik yöntemi önerdi: Önce iyi bilinen ve kolay sorular çözülmeli, zor olanlar işaretlenerek sona bırakılmalıdır. Beynin ilk akla gelen cevabın genellikle doğru olduğunu ancak zaman kalırsa tekrar değerlendirilebileceğini hatırlattı.
PLANLAMA VE ANLAM ODAKLI YAŞAM
Prof. Dr. Tarhan, belirsizliğin beyinde otomatik tehdit algısı yarattığını, bu nedenle günlük, orta ve uzun vadeli planlamanın psikolojik güven sağladığını ifade etti.
Başarının yalnızca akademik bilgiyle değil, anlam, sabır, öz kontrol ve erdemle geldiğini belirterek gençlere “haz odaklı değil, anlam odaklı” bir hayat kurmalarını tavsiye etti.
EBEVEYNLERE ÖNEMLİ UYARI
Ailelerin iyi niyetle çocuklara kaygı bulaştırabildiğini dile getiren Tarhan, en sağlıklı yaklaşımın “Elinden geleni yap, gerisi önemli değil” mesajı olduğunu söyledi.
Çocukların kendi planlarını yapıp aileleriyle paylaşmasının hem kendi hem de aile kaygısını azaltacağını belirtti.Sınav süreci, sadece akademik bir sınav değil; aynı zamanda karakter gelişimi ve öz disiplin fırsatıdır.
Siyasetcafe.com