Gözaltı listelerinde karar kılınamadığı için operasyonun ertelendiğini belirten Fuatavni, operasyonun amacını ise; ‘seçim öncesi muhalif medyayı engellemek’ olarak açıklamıştı.
Hukukçu ve Köşe Yazarı Orhan Kemal Cengiz, seçim öncesi böylesi bir operasyonun olmayacağını düşündüğünü söyleyerek, aksi taktirde sandığın üzerine şaibe düşürüleceğini ifade etti.
‘Böyle bir operasyon herkesin kafasında çok büyük soru işaretleri uyandırır’ diyen Cengiz, AKP’nin tek başına iktidar olduğu taktirde ise, söz konusu operasyonların yapılacağından hiç şüphesinin olmadığını söyledi.
İŞTE O AÇIKLAMALAR:
SEÇİMDEN ÖNCE GAZETECİLERİ, YARGI MENSUPLARINI TUTUKLAMAYA KALKARSANIZ O SANDIĞIN ÜZERİNE ŞAİBE DÜŞÜRÜRSÜNÜZ
Ben hala böyle bir operasyonun olmayacağını düşünüyorum ve umut ediyorum. Çünkü bugünkü yazımda da yazdığım gibi, bu iktidarın artık elinde dünyaya karşı bir tek meşruiyet aracı kaldı o da sandıktır. Siz seçimden önce kalkıp da 100-200 gazeteciyi, yargı mensubunu falan tutuklamaya kalkarsanız o sandığın üzerine de bir şaibe düşürürsünüz. Kendi ayağınıza kurşun sıkmış olursunuz. Çok çok ekstrem bir şey olur böyle bir şey. Ben hala daha olmayacağı kanaatinde ve umudundayım.
BÖYLE BİR OPERASYON HERKESİN KAFASINDA ÇOK BÜYÜK SORU İŞARETLERİ UYANDIRIR
Böyle bir operasyon olursa Türkiye’yi çok gerer böyle bir şey. Çok şüphe uyandırır seçimle insanlar ister istemez bağlantı kurar. Çünkü FuatAvni’nin bahsettiği gazetelerin tüzel kişiliklerine el konması, gazetecilerin tutuklanması v.s. Böyle bir şey bir kere seçime ilişkin herkesin kafasında çok büyük soru işaretleri uyandıracaktır. Normal işleyen bir aklın böyle bir şey yapamayacağı kanaatindeyim.
AKP TEK BAŞINA İKTİDAR OLURSA BU SÖYLENENLERİN YAPILACAĞINA DAİR EN KÜÇÜK BİR ŞÜPHEM YOK
Baskıcı bir rejime doğru gidiyoruz, şundan hiç şüphem yok; eğer AKP tek başına iktidar olsun, gücünü korusun bu söylenenlerin yapılacağına dair en küçük bir şüphem yok. Bütün işaretler bunu gösteriyor. Ama seçimden önce yapılması Türkiye’yi de çok gerer. İktidarın dünya gözündeki meşruiyetini de çok ciddi şekilde zedeler. Çok büyük soru işaretleri, şüpheler uyandırır. Seçimde bir dalavere yapılacak da, bunu saklamak için mi medya susuturulmaya çalışılıyor sorusunu akıllara getirir. Nasıl bir fayda umuluyor bilemem eğer gerçekten öyle bir şey yapılacaksa ama o umut edilen faydanın yüz katı, bin katı zarar verir hükümete.
AYDIN DOĞAN VE MEDYA PATRONLARINA 28 ŞUBAT SORUŞTURMASI
SİSİ’NİN MISIR’INDAN NE FARKI KALIYOR TÜRKİYE’NİN
Hukukun bu kadar siyasi amaçlarla kullanılması çok acıklı bir şey. Türkiye adına çok üzüntü verici bir şey. Yani siz bir davayı açmayacaksınız, açılmayacak, fakat daha sonra o medya grubu size karşı eleştirel bir tavı alıyor ve davalar açılıyor, dosyalar açılıyor. Yani buna bakınca Sisi’nin Mısır’ından ne farkı kalıyor ki Türkiye’nin hukuk anlamında. Orada da nasıl ki hukuk intikam aracı olarak kullanılıyorsa hukuk, nasıl iktidarın önünde tamamen boyun eğiyorsa bunların yaptığıyla siz aşağı yukarı aynı duruma geleceksiniz. Bu kadar siyasal iktidarın sopası haline gelmiş, onları kızdıranların cezalandırıldığı başka başka gerekçelerle bir hukuk sistemi Ancak darbeci Sisi’nin Mısır’ında olabilir.