Sosyal Medya röntgenciliği

Hepimiz birilerini takip ediyoruz. Peki hangimiz, ne kadar tehlikeli, hangimiz ne kadar masumuz? Sosyal medyayla hayatımıza giren sanal röntgencilik, farklı boyutlarıyla dikkat çekerken gençlerin jargonunda yer edindi: Bizler artık birer stalker'ız!

Çağımızın hastalığı: Takip etmek! Elbette yabancı gerilim filmlerindeki gibi pardösü, gözlük ya da gazeteyi kalkan yaparak gizlenmekten bahsetmiyoruz. Ancak teknolojinin dur durak bilmez tavrının hepimizi birilerinin hayatını izlemeye yönelttiği aşikar.


FAZLASI iLiŞKiYE ZARAR VERiR

Psikolog Eda Gökduman’a göre “stalklama” kavramı özel yaşamın sosyal medyada paylaşılmasıyla aslında hiçbir şeyin ‘özel’ kalmaması sonucunda doğuyor. Gökduman “Çoğunlukla eski sevgililer arasında yaşanan bu takip etme dürtüsünün fazlası elbette sağlıklı bir durum değil. Her şeyden önce kişinin kendisini yoran ve psikolojisini kötü etkileyebilen bu saplantılı davranış biçimi eğer birey, bir ilişkinin içindeyse karşısındakine olumsuz yansıyacaktır” sözleriyle stalk kavramının fazlasının günlük yaşamı etkileyecek boyutlarda sorunlara yol açabileceğini gözler önüne seriyor.

KİM DAHA BAŞARILI KİM DAHA ZENGİN?

Şöyle bir düşünün; hangimiz Facebook, Instagram ya da Twitter üzerinden eski bir lise arkadaşımızın profiline bakıp kendimizle kıyaslamadık ki? Ya da kimin daha önce evlendiğini görmek için eski kankamızın sayfasını şöyle bir kolaçan etmedik? Evet, günümüzde insanlar içlerindeki takip etme dürtüsünü sosyal medya üzerinden harekete geçiriyor. Üstelik bu durumun artık bir adı da var: Stalklamak!

KİŞİLİK BOZUKLUĞUNA DAVETİYE

Kontrolü kaybetmek çok tehlikeli

Sosyal medya üzerinden iz sürmek dengeyi kaybettiğinizde felaketle sonuçlanabiliyor.  Gökduman, “Takip etme kavramı bir yerden sonra çığrından çıkabiliyor ve şüpheci kişilik bozukluklarına davetiye çıkarıyor” diyor ve ekliyor: “Gördüğü bir fotoğraf ya da yorumdan farklı anlam çıkarıp buna inanan kişi, gerçeklikten kopabiliyor. Gerçek hayatla bağın kopması da stalk kavramının kontrol edilemez tekrarlarına yol açabiliyor ki bu hem birey hem de çevresi için büyük bir tehdit.”

SiNSiCE İZLEME DÜRTÜSÜ

İngilizce’de gizlice sokulmak, sinsice izlemek anlamlarına gelen stalklama tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gençlerin lugatına çoktan ayak basmış durumda. Eski sevgilisini, eski sevgilisinin yeni sevgilisini ya da yeni sevgilisinin eski sevgilisini merak eden stalker’ların tek yapması gereken: Arama butonuna isim-soyisim yazmak ve enter’a basmak! İşte karşınızda merak ettiğiniz kişinin tüm hayatı! Sosyal medyada yediğimiz-içtiğimiz her şeyi, vakit geçirdiğimiz tüm mekanları ve iş, öğrenim, medeni durum bilgilerimizi en ince ayrıntısına kadar paylaştığımız düşünülürse; bir stalker’ın aradığı her şeye kolayca ulaşması kaçınılamaz!

ESKİ SEVGiLiNiN PROFiLiNDE GEÇİRİLEN ZAMANLAR

Stalklama kavramı jargonumuza yeni yeni girse de çoktan çeşitli boyutlara ulaşmış durumda. Örneğin daha masum sayılabilecek stalker’lar çoğunlukla eski okul arkadaşlarının profillerine bir göz gezdirip geçiyorlar. Ancak hem kendisi hem de çevresi için tehlikeli boyuta gelen stalker’lar eski sevgililerinin profilinde saatler geçirebiliyorlar. Her fotoğrafı, beğeni ve yorumları inceleyen bu kesim, çoğunlukla profildeki ayrıntılardan kişinin hayatıyla ilgili çıkarımlar yapıyorlar.

KiM ÖNCE EVLENDi?

Stalklama genellikle  kendini karşısındaki kişiyle kıyaslama eğiliminde olan bireylerde ortaya çıkıyor. Kadınlar arasında sosyal statü sayılan iş, kariyer ya da evlilik gibi kavramlar en çok izi sürülen konular arasında.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Medya Haberleri