Stres altında dolaba yönelmek veya ani atıştırma isteği duymak, birçok insanın karşılaştığı bir durum.
Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, bu davranışın arkasında kortizol hormonunun yattığını belirtiyor. Stres sırasında salgılanan kortizol, vücudu tehlikeye hazırlar ancak iştahı da artırır. Kaygı, korku ve öfke gibi duygular beyin tarafından tehlike sinyali olarak algılandığında, vücut daha fazla enerji ihtiyacı hisseder ve bu da duygusal açlığa yol açar.
DUYGUSAL YEME VE FİZİKSEL AÇLIK ARASINDAKİ FARKLAR
Her yeme isteği gerçek açlıktan kaynaklanmaz. Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, fiziksel açlığın yavaş geliştiğini, mide guruldaması gibi bedensel işaretlerle kendini gösterdiğini ve her türlü yiyeceğe açık olunduğunu vurguluyor. Buna karşın duygusal yeme ani başlar, boşluk hissiyle ilişkilidir ve belirli yiyeceklere odaklanır. Yemek sonrası pişmanlık veya suçluluk duygusu yaygındır; burada amaç beslenmekten ziyade duyguları bastırmaktır.
BEYNİN STRESE KARŞI SAVUNMASI: ŞEKER VE KARBONHİDRATLAR
Stresli dönemlerde tatlı ve karbonhidratlı gıdalara yönelme tesadüf değil. Unutmaz'a göre bu besinler, beyinde dopamin ve serotonin salgısını artırarak geçici rahatlama sağlar. Beyin adeta "şekerle sakinleş" komutu verir, ancak etki kısa sürer. Sık tekrarlanan bu döngü, yoğun pişmanlık, kusma eğilimi veya her boşluğu stres olarak algılama durumunda diyet yeterli olmaz. Duygular sinyal verir ve yemek bunların yerine geçmemelidir; psikolog veya psikiyatri desteği şarttır.
Siyasetcafe.com