Ekonomik zorluklar, hızlı yaşam temposu ve dijital bombardımanla artan belirsizlikler, toplumda öfke eşiğini düşürüyor.
Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, günlük hayatta trafikte, toplu taşımada ve iş yerinde yaşanan küçük aksaklıkların bile büyük tepkilere yol açtığını belirterek, bunun bireysel değil toplumsal bir stres yansıması olduğunu vurguladı.
TOPLUMSAL GERİLİM BİREYSEL TEPKİLERİ TETİKLİYOR
Prof. Dr. Şimşek’e göre, son dönemde gözle görülür şekilde artan tahammülsüzlük, bireylerin yüksek stres yükü altında güne başlamasından kaynaklanıyor. Bir araç sıkıştırması, kısa bir bekleme veya iş yerinde ufak bir yanlış anlaşılma, geçmiş yıllara kıyasla çok daha sert öfke patlamalarına dönüşebiliyor. Bu durum, biriken stresin küçük tetikleyicilerle dışa vurumu olarak değerlendiriliyor.
SÜREKLİ UYARANLAR RUH SAĞLIĞINI ZORLUYOR
Yoğun zaman baskısı, ekonomik kaygılar ve sosyal medyadan gelen kesintisiz bildirimler, zihinsel yorgunluğu artırıyor. Şimşek, uzun süreli stres altında kalan bireylerde sabır eşiğinin düştüğünü ve beynin tehdit algısına daha duyarlı hale geldiğini açıkladı. “Duygusal tepkiler daha hızlı ve kontrolsüz ortaya çıkıyor. Dinlenme ve zihinsel ara alanları giderek azalıyor” dedi.
ÖFKE BULAŞICI BİR DUYGU
Uzman, öfkenin kişiden kişiye hızla yayıldığını hatırlattı. Trafikte başlayan bir agresif davranış zincirleme tepkilere, iş yerinde sert bir üslup ise ekip genelinde gerginliğe yol açabiliyor. Bireysel tepkilerin toplumsal iklimi doğrudan şekillendirdiğini belirten Şimşek, bu döngünün kırılması gerektiğini ifade etti.
ÖFKE YÖNETİMİ VE EMPATİ ÇÖZÜM OLABİLİR
Gerilimi azaltmanın yolunun farkındalık ve bilinçli tepkilerden geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Şimşek, şu önerilerde bulundu:
Tetiklendiğimiz anda birkaç saniye durup düşünmek, otomatik tepki yerine bilinçli cevap vermek ve empati kurarak karşı tarafı anlamaya çalışmak.
“Sabır ve anlayış, kişisel erdemlerin ötesinde toplumsal huzurun temel taşlarıdır” diyerek sözlerini tamamladı.
Siyasetcafe.com