Türkiye'de sosyal medya yaş sınırı uygulaması, 15 yaş altı çocuklar için dijital güvenlik önlemlerini güçlendirmek amacıyla hızla gündeme taşındı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan yasal düzenleme, Ocak ayı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulacak.
Bu adım, Avustralya sosyal medya yasağı örneğinden esinlenerek, çocuk koruma dijital güvenlik politikalarını ön plana çıkarıyor.
Uzmanlar, sosyal medya kısıtlaması Türkiye kapsamında algoritma riskleri çocuklar üzerinde olumsuz etkileri azaltmayı hedefleyen bu düzenlemenin, ebeveyn ve eğitimcilerin uzun süredir dile getirdiği kaygılara yanıt olduğunu belirtiyor.
Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, TBMM sosyal medya yasası ile devletin çocukların çevrimiçi dünyadaki korunmasını daha etkin hale getireceğini ifade ediyor.
Dijital medya okuryazarlığı ise bu süreçte kritik rol oynayacak.
SOSYAL MEDYANIN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Yaklaşık iki on yıldır hayatımızın parçası olan sosyal medya platformları, çocuklar için hem fırsatlar hem de tehditler barındırıyor.
Dr. Duygu Temel'e göre, algoritmalar kullanıcıları benzer ve daha aşırı içeriklere yönlendirerek, özellikle gençlerde beden algısı bozuklukları ve yeme sorunları gibi riskleri artırıyor.
Bu bağlamda, 15 yaş altı çocuklar sosyal medya erişiminin sınırlanması, önleyici bir koruma mekanizması olarak değerlendiriliyor. Aile Bakanlığı düzenleme ile platformlara hesap açma yasağı getirerek, çocukların dijital ortamların zararlı yönlerinden uzak tutulmasını amaçlıyor.
EĞİTİM VE OKURYAZARLIK ŞART
Dr. Temel, sosyal medya yaş sınırı uygulamasının sadece kısıtlamayla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor. Sosyal medya, çocuklar için sosyalleşme ve kendini ifade etme alanı da sunuyor. Bu nedenle, katı cezalar yerine, dijital medya okuryazarlığını teşvik eden politikalar geliştirilmeli.
Aile Bakanlığı düzenleme kapsamında ebeveyn denetiminin ötesinde, platformlara sorumluluk yükleyerek daha kapsamlı bir yaklaşım benimseniyor.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE GELECEK ETKİLERİ
Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle çocuklar, mesajlaşma uygulamaları veya oyun platformlarına yönelebilir, bu da medya kullanımının parçalı hale gelmesine yol açabilir.
Dr. Temel, bu "dijital göç" sürecinin, bilinçli kullanım alışkanlıkları kazandırmak için medya okuryazarlığı ve rehberlik mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.
Sosyal medya kısıtlaması Türkiye, çocukların daha geç yaşta platformlarla tanışmasını sağlayarak kontrollü bir deneyim sunabilir.
AVUSTRALYA ÖRNEĞİ: DÜNYA ÇAPINDA BİR REFERANS
Avustralya, 2025 Aralık'tan itibaren 16 yaş altı hesapları kapatarak öncü bir adım attı. Meta gibi şirketler, yasaya uymak zorunda kaldı. Toplam 10 platform (Instagram, TikTok, YouTube vb.) yaş doğrulama yükümlülüğü altında.
Dr. Temel, bu modelin Türkiye için ilham kaynağı olduğunu ve şirketleri sorumlu tutarak ebeveyn yükünü azalttığını söylüyor. Avustralya sosyal medya yasağı, siber zorbalık ve ruh sağlığı sorunlarını azaltmayı hedefliyor.
Türkiye sosyal medya düzenlemesi, çocuk koruma dijital güvenlik alanında önemli bir ilerleme olarak görülüyor. Uzman görüşleri, yasağın eğitimle birleştiğinde kalıcı faydalar sağlayacağını gösteriyor.
Siyasetcafe.com