Emlak ve inşaat sektörünün kolay para kazanma alanı haline geldiğini, bu nedenle yatırımları sanayiye doğru kaydırmaya çalışacaklarını belirten Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a, Dünya Bankası’ndan ‘servet vergisi’ önerisi geldi.
İnşaatın katkısı düşük
Dünya Bankası Türkiye’deki yatırım dengesizliğine yönelik uyarı ve önerilerine “Türkiye Kamu Maliyesi İncelemesi” ismini taşıyan araştırma raporunda yer verdi.
Konut inşaatlarının önemli bir sosyal işlevi sağladığı ifade edilen raporda, buna karşın inşaatların yatırım/ülke ekonomisine katkı oranının diğer sektörlere göre çok düşük olduğuna dikkat çekildi. Raporda, Türkiye’nin daha hızlı ve daha üretken getiri akışı sağlayan yatırımlara odaklanması halinde daha fazla ilerleme sağlayabileceği belirtildi.
Yatırımı yönlendirin
Dünya Bankası raporunda, ülke önceliklerini dikkate alan efektif bir yatırım vergileme politikası sayesinde yatırımların yönünün belirlenebileceği belirtilirken, yatırımcıları konut inşaatlarından uzaklaştırmanın yolu olarak servet vergileri önerildi. Raporda, “Servet vergisi yoluyla yatırımların daha iyi dağıtılması ve konut sektöründen uzaklaşarak daha verimli sektörlere kayması sağlanabilir” denildi.
Kolay paraya kayıyor
Babacan da, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, sanayi yatırımlarının daha cazip hale gelmesi gerektiğini vurgularken, bir başka alanda daha kolay para kazanma ihtimali olduğunda sermayenin oraya kaydığını belirtmişti. Babacan, sanayinin hangi yollarla daha cazip hale getirileceği konusuna açıklık getirmezken, “Biz sadece sanayimizin önünü açmak değil, diğer taraftaki aksaklıkları da gidermek zorundayız ki sermaye ‘oraya mı, buraya mı gideyim’ kararını daha sağlıklı verebilsin" demişti.
Dış borç kötüleşti
Bankanın hazırladığı raporda, son yıllarda cari açık finansmanının yapısının kötüleştiği belirtildi. Raporda bu konuda şöyle denildi: “Küresel ekonomik kriz öncesinde Türkiye’nin cari açığı büyük ölçüde doğrudan yabancı yatırımlar ve diğer uzun vadeli sermaye girişleri ile finanse edilmekteydi.
Son yıllarda portföy ve kısa vadeli sermaye girişleri ağır basmıştır. Bu değişiklik sermayenin geri dönmesi risklerini artırmaktadır. Ayrıca kısa vadeli sermaye girişleri teknoloji transferleriyle bağlantılı olmayan yatırımları finanse etme eğilimi gösterdiğinden yatırımların içeriğini kötüleştirmektedir.Bu nedenle, finansmanın yapısı ile yatırımların bileşimindeki konut ve inşaata doğru eğilim arasında muhtemelen bir bağlantı vardır.”