İşin bu noktaya geleceği belliydi; şimdi söyleyecek bir şey kalmayınca tam İran’da konuşulması gereken bir şey tartışılmaya başladı. Meral Akşener MHP Genel Başkanlı’ğına adaymış da Kadından İmam mı Olur muymuş! Doğrusu
Cumhuriyetçi ve Atatürkçü olduğuna inandığımız MHP’de demek böyle IŞİD rüyaları görenler de varmış. 12 Eylül Mamak zindanlarında ağır bunalıma giren bir kısım arkadaşlarımız da “Mehdi” geleceğine inanıyordu. Yıllar geçti böyle bir şey olmadı. Şimdi de şu tartıştğımız işe bakın! Yani demek gerçekten birileri bizleri de kaçırmak istiyor! Öyle ya Sayın Bahçeli “Bir kadın” diye söze başlarsa bizim içmizden bir peygamber de çıkabilir. Kültürümüzde olmayan şeyler değil!
Allahaşkına biz deliriyor muyuz? Halife veya İmam mı arıyoruz, partiyi kurtaracak bir büyük ve dirayetli insan mı? Meral Akşener’den daha ciddi bir ses de yok; MHP Kurultay gibi sürece de girmemiş! Elbette Sayın Akşener’in ülkücülüğünde bir hata yoktur; aday olsa ne olur? Genel Başkan mı arıyorsunuz İmam mı? Biz ne imişiz yahu! Kesinlikle bu kadar Müslüman olduğumuzu şahsen bu yaşa kadar bilmiyordum. Öyle bir noktaya gidiyoruz ki usanıp tek tek köşemize çekileceğiz! Lanet böyle zihniyete! İmamlık’tan gelen taş gibi bir Cumhurbaşkanımız var, hiçbir camide iki imam olmaz? Doğrusu şaşkınlıktan böyle bir şey için “Fetva “ almak inancındayız da, bunu kim yapacak?
Geçen sene IŞİD bünyesinde benzer bir hadise olmuş: kadınlardan savaşçı olur mu diye! İşi çözemeyince Ürdün fetva makamına başvurmuşlar, makam kimliğini biliyordum da unuttum. Fetva çıkmış: el-Cevap olur! Nasıl olur? Erkek savaşçılar kadın savaşçıların memesini emecek ve onların çocukları, kendileri de ana olacakmış da o zaman savaşçı olmaları mümkünmüş! İşte şimdi de “Kadından İmam Olur mu” sorusu da böyle bir “Fetva” gerektiriyor! Ve bunu da hangi akla hizmet ettiği belli olmayan MHP’liler yani bazı ülkücüler söylüyor! Kesinlikle aklımızı kaybetmişiz!
Bu sebeble yıllar önce cezaevlerindeki gibi “Mehdi” arayışışı beklentisine girersek şaşmayın! Böyle bir arayışa girmemize gerek yoktur; çünkü başımızda da içimizde de böyle “Mehdiler” var. Herşeyi MİT tezgahlıyormuş, Yenimahalle, Yenimahalle! Bu laflara akrşılık MİT binasının orada olduğunu düşünmeden şahsen burada poklitik olarak etkin sivil güçler olduğunu sanıyordum! Meğerse Genel Başkan’dan sonra Şefkat Çetin de söyleyince işi anladık.
MİT devletimizin istihbarat teşkilatıdır, elbette her yerde bulunmak onun görevidir. Mutlaka AKP’nin yan kuruluşu değildir. Onların da siyasi düşünceleri vardır. Neden MHP’yi böle karanlık istikamete çeksinler! Bir takım Medya da ülkücüler adına Genel Başkan’ın görevlendirilmiş bir MİT elamanı olduğunu söylüyor. Böyle bir çelişki olur mu? Önün de MİT arkan daMİT! Bu işler beceriksiz insanların ve laf bulamayanların, düşünce üretemiyenlerin işidir! Ülkenin bu kadar meselesi varken MİT’i bu işlerin içine sokmak iktidarsızlık belirtisidir. Böyle bir görüş fitne ve fesaddır, her olumsuzluğu MİT’den ve AKP’den bilmek de aşırı derecede hastalık belirtisidir. Sağlıklı düşünen insanlar böyle işlerden kendini tecrit etmeli ve içinde bulunduğumuz duruma çare aramalıdır.
Kim yapmışsa yapmış 1 Kasım itibariyle MHP sıfırlanmıştır! “Fabrika Ayarlarına döndü” diye haberler ve yorumlar yazılıyor. Böyle bir durumda bir kuvvetli zayıflarla neden uğraşsın? Bu afaki düşüncelerin inanılacak ve anlanabilecek kabiliyeti var mıdır? Ülkücülük kendine dönmeli ve asli görevini yapmalıdır. Anlaşılan parti bir şey yapmak istemiyor ve direniyor! Öyle kadından imam olmaz, MİT, Mesih gibi tam bir delinin söyleyeceği laflara itibar edilrse işte o zaman çok yanlış yaparız!
Muhabbetle.