Karar öncesinde kendisine sunulan tüm belgeleri incelediğini söyleyen New York Güney Bölge Hakimi Richard Berman,Zarrab’ın yurt dışına kaçış riski ve bir sonraki duruşmada hazır bulunmasını sağlayacak koşulların oluşmadığıgerekçesiyle kefalet talebini reddettiğini açıkladı.
Gerekçeli kararında başsavcılık makamının şu ana kadarki iddialarını ve avukat Benjamin Brafman’ın bu iddialara verdiği cevapları özetleyen New York Bölge hakimi, tahliye talebi için sunulan şartların ikna edici olmadığını söyledi.
Richard Berman, Zarrab’ın ABD’de kalmasını gerektirecek bir bağı bulunmaması, geniş maddi imkanları, sık sık gerçekleştirdiği yurt dışı seyahatleri ve ABD ile iade anlaşması bulunmayan ya da kaçması halinde iade ihtimalinin düşük olduğu ülkelerle güçlü bağlantıları nedeniyle kefalet talebinin reddedildiğini söyledi.
İran ambargosunu delmenin ABD aleyhine bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu vurgulayan Berman, Zarrab’ın salıverilmesi halinde İranlı ortaklarıyla kuracağı iletişimin bu tehdidi daha da büyüteceğini kaydetti.
Zarrab’ın avukatları tarafından teklif edilen ‘silahlı güvenlik görevlileri’ önerisinde ciddi boşluklar bulunduğunu ifade eden hakim Berman, bu teklifin tutuklu iş adamının bir sonraki mahkemeye katılımını garanti edemeyeceğini söyledi.
Başsavcılığın, Zarrab’ı ev hapsinde tutacak özel güvenlik görevlileri ile onların ücretini ödeyecek ‘tutuklu’ arasında bir çıkar ilişkisi olacağını öne sürdüğünü hatırlatan Berman, bu kaygının ikna edici olduğunu belirtti.
Zarrab’ın avukatı Benjamin Brafman’ın “Mahkeme isterse özel güvenlik görevlileri silah kullanma hakkına sahip olacak” sözlerine atıf yapan New York Bölge hakimi, bu durumun toplum için tehlike oluşturacağı endişesine katıldığını ifade etti.
Berman gerekçeli kararında eski New York Doğu Bölge Hakimi Eugene H. Nickerson’ın başka bir davadaki “Devlet tarafından eğitilmeyen ve devlete karşı sorumlu olmayan güvenlik görevlilerinin suçluları koruması en temel gözaltı prensiplerine aykırıdır” sözlerine yer verdi.
Berman ayrıca, zengin suçluların geniş imkanlarını kullanarak kendi özel hapishanelerinde tutulmalarının eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu vurguladı.
New York Bölge Hakimi, gerekçeli kararında eski Yüksek Mahkeme Başkanı Earl Warren’ın şu ifadelerine yer verdi: “Bir ülkedeki medeniyet seviyesi geniş oranda o ülkedeki kanunların uygulanma şekliyle ölçülür.
Eğer o metodlar, ırk, zenginlik ya da fakirlik nedeniyle keyfi bir eşitsizliğe neden oluyorsa, bu eşitsizliğe maruz kalanlarla birlikte bütün bir toplum da bunun acısını çeker.”
KAYNAK: ZAMAN AMERİKA