Taraf fena çaktı Kullanışlı aptallar

Taraf fena çaktı Kullanışlı aptallar

Taraf gazetesi AKP'ye sürmanşetten öyle bir yazı yazdı ki...

İşte çok konuşulacak o yazı:

 

'Kullanışlı aptallar.'


"Bu ağır hakaret sözlerini söyleyen biz değiliz. Bizzat kendileri, bu tanımlamayı kendilerine yakıştırdılar.
 
"Biz kullanışlı aptallardık" diye yazdılar.
 
Siyasi iktidar, yolsuzluk işlerinin tam ortasında kuş gibi yakalanınca, hukuktan kurtulabilmek için kendine bir sığınak aradı. O sığınağı da, askerin kışlasında buldu.
Şimdi darbeci askerlerle kader ortaklığı sesleri çıkarıyorlar. "Milli orduya ve kendilerine aynı güç tarafından kumpas" kurulduğunu söylüyorlar.
 
Çünkü "hırsızlık suçlamasından kurtulmaları için, askerlerin de darbecilik suçlarından" kurtulması gerekiyor.
 
Oysa bir zamanlar, ordunun "vesayetinden" şikayet ediyor, sayfa sayfa darbe planlarını yazıyorlardı. Şimdi ise hükümete yaranabilmek için, "Biz o zaman aldatıldık, kafeslendik. Biz kullanışlı aptallar olduk" diyorlar.
 
Zekaları, yıllarca kandırılmaya müsait olacak kadar kıt... Karakterleri de, her isteyenin kullanacağı kadar zayıf olunca... "Kullanışlı aptal" olmak, onlar için kaçınılmaz bir alın yazısı oluyor tabii.
 
Yıldıray Oğur, beş yıl boyunca Taraf'ta, askeri vesayeti, darbeleri ve internet andıçı haberlerini yazdı. Şimdi, "Beni kafeslediler" diyor. Beş yıl boyunca kafeslenmiş çocuk... Kafeslenmeye ne kadar yatkın bir yapısı varmış.
 
Suratına çarpılacak onlarca, yüzlerce yazı yazmış biri, eğer bugün hükümetin gözüne girebilmek için "kafeslendiğini ve kullanışlı bir aptal" olduğunu söylemekten çekinmiyorsa, şu soruyu da cevaplamak ona düşüyor:
 
Sen, belki de bugün kafesleniyorsun. Kullanışlı bir aptal olarak bugün kullanılıyorsun! Olayları kavrayacak bir zekaya sahip olmadığın anlaşıldığına göre, bugün kandırılmadığını sen nasıl anlayabileceksin ki?
 
Başbakanın başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın, "Milli orduya kumpas kurdular" yazısını bir işaret fişeği kabul ederek, "kullanışlı aptallar" sınıfına girmeye koşan sadece Yıldıray Oğur değil tabii.
 
Tek aptalla bahar gelmediği için, daha tecrübeli olanları da göreve çağırdılar. Fehmi Koru da koşarak saflara katıldı. Şimdi "Taraf, Balyoz konusunda ne düşünüyor?" diye soru yöneltiyor bize.
 
Onun yazılarını okuyan da, garibanın Balyoz'u ilk defa duyduğunu ve duyduklarına çok şaştığını düşünecek...
 
Başbakanın başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın, "Milli orduya kumpas kurdular" yazısını bir işaret fişeği kabul ederek, "kullanışlı aptallar" sınıfına girmeye koşan sadece Yıldıray Oğur değil tabii.
 
Tek aptalla bahar gelmediği için, daha tecrübeli olanları da göreve çağırdılar. Fehmi Koru da koşarak saflara katıldı. Şimdi "Taraf, Balyoz konusunda ne düşünüyor?" diye soru yöneltiyor bize.
 
Onun yazılarını okuyan da, garibanın Balyoz'u ilk defa duyduğunu ve duyduklarına çok şaştığını düşünecek.
 
O dönemde Genelkurmay açıklaması hakkında, "Yalnız bir dakika! Açıklamada, 'dış tehdide ilişkin bir plan' denildiği halde, yayımlanan senaryo ve hemen ardından seminere katılan subayların yaptığı değerlendirmelerin deşifresinde 'iç düşman' kavramı sıkça geçiyor. Hazırlığı yaptıran komutan da, ekranda kendisini savunurken, yapılan çalışmanın 'iç düşman' algılamasıyla ilgili olduğunu söylemişti" diye yazan da aynı Fehmi Koru... Bugün Balyoz'a çok şaşan "kullanışlı" da aynı Fehmi Koru.
 
Hatta, "İç veya dış düşmana karşı yapılan askeri hazırlıklar, ne zamandan beri bir bakanlar kurulu listesi ve hükümet programı da içeriyor?" sorusunu soran da aynı adam.
 
Hükümet yolsuzluk yaparken yakalanıp askere sığınmadan önce, Koru doğru soruları sorabiliyormuş. Anlaşılan, durum değişince sorular da değişiyor.
Kullanışlı olmak böyle bir şey işte.
 
Hep rüzgara göre döner bunlar... O yana da döner, bu yana da döner... Bir zamanlar, "Askeri vesayet var, darbeciler var, faili meçhuller var" diye yazılar yazarken, başbakanın danışmanından işareti alınca, "yokmuş öyle darbe falan" der şimdi bunlar.
 
Kalıptan kalıba böyle rahatça giren bir cıvıklık karşısında, insanın içi kalkıyor.
 
Şimdi bütün kullanışlı aptallar dinlesin.
 
Balyoz darbe planı, çok ciddi ve çok rezil bir darbe planıydı.
 
Kullanışlı aptallar, generallerin yaptığı konuşmalara bir daha baksınlar. Binlerce "gerçek" insanın niye "fişlendiğini" bir daha düşünsünler. Stadyumları hapishane yapma hazırlıklarının ne olduğunu bir daha kavramaya çalışsınlar.
 
O zamanki Genelkurmay Başkanı'nın, Balyoz komutanına "Darbe mi hazırlıyorsun?" diye niye sorduğunu bir daha değerlendirsinler.
 
Taraf'ın yayınladığı planların aynısının, Donanma İstihbarat Komutanlığı'ndan çıktığını unutmasınlar.
 
Eğer bu planların "bazı bölümleri sahteyse... O "sahte" kısımları hazırlayanları, ordunun yıllardır niye ortaya çıkarmadığını gidip hükümetin sevgili paşalarına sorsunlar.
 
Tartışılan CD'ler sahte mi, değil mi bunun hesabını verecek olan, o CD'leri kendi istihbaratının "zulasında" saklayan ordudur.
 
CD'lerin tartışılmayan kısımları ise, bir darbe hazırlığı yapıldığını zaten açıkça gösteriyor.
 
Kullanışlı aptallar şunu bilsinler. Biz o dönemde de askeri vesayete karşıydık, bugün de karşıyız. Biz o zaman da darbelere karşıydık, bugün de karşıyız.
Durduğumuz yerden milim kımıldamadık biz.
 
Kim demokrasiye kast ediyorsa, asker ve sivil ayrımı yapmadan karşısında oluruz biz.
 
Hiçbir çıkar, hiç bir hesap... Hiçbir maaş çeki, hiçbir banka kredisi, demokrasiyi, özgürlükleri ve hukuku savunmaktan vazgeçiremez bizi.
 
Kullanışlı olan zavallılardan bizim farkımız da budur zaten.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.