The New York Times'ten, Acil Türkiye Çağrısı

The New York Times'ten, Acil Türkiye Çağrısı

Dünyanın saygın gazetelerinden The New York Times, Erdoğan'a çok sert eleştiriler yönelterek ABD've NATO ülkelerine çağrı yaptı

Dünyanın saygın gazetelerinden The New York Times, seçimler öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın medyaya karşı yeni bir hamle yapma söylentilerini ele alarak, böyle bir adımın "ciddi bir hata" olacağını ve kazanmaları halinde seçim zaferine de gölge düşüreceğini yazdı. 


"Türkiye Üzerindeki Kara Bulutlar" isimli bir başyazı kaleme alan gazete, seçimlere iki hafta kala ülkede tansiyonun yükseldiğini ve AKP'nin kazanması için Erdoğan'ın yeni bir baskıcı hamleye hazırlandığını, bu durumun da muhalifleri dendişelendirdiğini yazdı. Bunun "ciddi bir hata" olduğunu vurgulayan gazete, ülkenin zaten hasar görmüş demokrasini daha da zayıflatacağını ve herhangi bir seçim zaferini de kirleteceğini savundu. 

ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR

Erdoğan'ın Meclis'te gerekli çoğunluğu sağlayıp başkanlık sistemi için uğraştığını hatırlatan gazete, ancak Konda'nın son anketine göre tek başına iktidar olmanın bile tehlikeye girdiğini yazdı. Başyazıda Erdoğan'ın, Türk medyasını korkutma veya kendi tarafına çekme gibi adımların zaten uzun süredir var olduğunu ancak bu hafta Hürriyet editörlerine açılan dava ile "alarm zillerinin" çaldığını iddia etti. 


Hürriyet gazetesinin "Yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanına idam cezası" başlığını Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu meydanlarda eleştirmiş ve bunun bir tehdit olduğunu savunmuştu. Konu kısa bir süre içinde Doğan Medya ile hükümet arasında söz düellosuna dönüşmüştü. 


Gazete, hükümetin Hürriyet gazetesine haber başlığı üzerinden yaptığı suçlamanın sadece "saçma" olduğu değil, aynı zamanda da Türkiye'nin hala bir demokrasi olduğu düşüncesine de "bir tokat" olduğunu yazdı. 

ERDOĞAN, TERÖRLE MÜCADELE KANUNLARI İSTİSMAR EDİLEREK MUHALİF MEDYAYA EL KOYMAK İSTİYOR
Fethullah Gülen'e yakınlığı ile bilinen medya organlarının da kapatılması ile ilgili Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun'un talimatına dikkati çeken gazete, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın geçtiğimiz Aralık ayında gözaltına alındığını da hatırlattı. Başyazı bazı gazetecilerin endişesine yer vererek, seçimler öncesi hükümetin terörle mücadele kanunlarını istismar ederek Hürriyet, Zaman ve bunların ana şirketlerini kapatmak ve mülklerine el koymak istediğini belirtti. 


SADECE MEDYA DEĞİL İŞÇİ SENDİKALARI DA SEÇİM GÜVENLİĞİNDEN ENDİŞELİ

Bu süreçte endişeli olan kesimin sadece gazetecilerin olmadığını öne süren gazete, bu hafta işçi sendikalarının da seçim güvenliğinden endişe duyduklarını ifade ettikleri ve AKP'nin devletin kurumlarını seferber ederek meydanlarda muhalefeti "düşman" olarak suçladığını kaydetti. 

ABD VE NATO MÜTTEFİKLERİNE "ERDOĞAN" ÇAĞRISI YAPTI

Türkiye'nin daha önce de zorlu siyasi seçim kampanyaları ile karşı karşıya kaldığına dikkat çekilen yazıda, bu seçim kampanyasının kirli olduğu ve morallerin de bozuk olduğuna dikkat çekildi.  Erdoğan'ın "Doğru söze" her gün daha da fazla düşmanca tavır sergilediğini vurgulayan gazete, ABD ve NATO müttefiklerinden, Erdoğan'a "bu yıkıcı yoldan" vazgeçirme çağrısı yapmasını istedi.

The New York Times'da yayımlanan yazı şöyle:

Türkiye'deki kritik genel seçimlere iki hafta kala, tansiyon yükseliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren bazı kesimlerse, Adalet Ve Kalkınma Partisi'nin seçimleri kazanmasını sağlamak için yeni bir baskının başlamasından korkuyor. Siyasi sürecin böyle zalimce manipüle edilmesi ciddi bir hata olur. Ayrıca bu durum, Türkiye'nin yıpranmış demokrasisini daha da zayıflatabilir ve olası bir zaferi lekeler.


On yılı aşkın bir süredir Türkiye'nin lideri olarak gücünü artıran Sayın Erdoğan, başbakandan ziyade cumhurbaşkanını ülkenin ana siyasi otoritesi haline getirecek anayasa değişikliğini yapma hayalini gerçekleştirmenin eşiğinde olabilir. AKP olarak bilinen partisi, herhangi bir anayasa değişikliğini referanduma götürebilmek için mecliste üçte bir çoğunluğu yakalayabilmek adına 7 Haziran'daki seçimde 330 koltuk kazanmak zorunda.


Parti 2011'deki son seçimde sadece 326 koltuk kazanmıştı. Reuters'ın Cuma günkü haberine göre, Konda araştırma şirketinin yayımladığı son anket AKP'ye desteğin azaldığını ortaya koydu.


Sayın Erdoğan'ın Türk medyasına gözdağı vermek konusundaki mazisi biliniyor ancak bu hafta Sayın Erdoğan'ın karşı çıktığı bir başlıktan ötürü Hürriyet gazetesinin ve internet sitesinin yöneticilerine yönelik yapılan suç duyurusuyla yeni alarmlar çaldı. Muhammed Mursi davasında verilen karara atfen atılan başlıkta şöyle deniyordu: "Dünya şokta! Oyların yüzde 52'sini alan cumhurbaşkanına idam cezası."


Today's Zaman'a göre, Sayın Erdoğan bu başlığın kendisinin de aynı cezayı alabileceğini ima ettiğini söyledi. Sayın Erdoğan da 2014'te yüzde 52 oyla seçilmişti. Bu sadece çarpıtılmış ve absürt bir suçlama değil, aynı zamanda Türkiye'de hâlâ demokrasi olduğu düşüncesine atılmış bir tokat.


AKP destekçisi avukat Rahmi Kurt, savcılardan "halkı hükümete karşı silahlı eyleme teşvik etmek" ile suçladığı Hürriyet editörleri hakkında tahkikat başlatıp tutuklamalarını istedi. Suç duyurusu yapılmasından bu yana herhangi bir tutuklama olmadı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti yaptığı açıklamada; hükümeti, gazeteciliği terörizmle bağdaştırmakla suçladı ve Hürriyet'e karşı yapılan bu hamlenin "basın ve ifade özgürlüğüne vurulan yeni bir darbe" olduğunu belirtti.


Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütüne göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Pazartesi günü, geçmişte Sayın Erdoğan'ın müttefiki olan ancak şu an ABD'de gönüllü sürgünde bulunan İslamcı vaiz Fethullah Gülen'le bağlantılı çok sayıda medya organının yasaklanmasını istedi. Bu medya organlarından biri olan Zaman'ın Genel yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi, geçen Aralık ayında terör örgütüne liderlik etmek suçlamasıyla tutuklandı. Bazı gazeteciler, hükümetin terörle mücadele yasalarını kullanarak Hürriyet, Zaman ve bu gazetelerin bağlı olduğu iki ana bağımsız medya kaynağı konumundaki şemsiye şirketlerin, seçim öncesinden kapatılmasından ve varlıklarına el konulmasından korkuyor.


Endişeli olan sadece gazeteciler değil. Önde gelen işçi sendikaları da Perşembe günü, Haziran'daki seçimlerin güvenliğine ilişkin endişelerini dile getirdi. Sendikalar, zafer arayışındaki AKP'nin hükümet kurumlarını kendisi için seferber ettiğini ve hem seçim kampanyalarında hem de konuşmalarında muhalefeti "düşman" gibi göstermeye çalıştığını belirtti.


Türkiye geçmişte de çetin siyasi kampanyalar görmüştü. Ama bu seferki özellikle tehlikeli ve atmosfer alışılmadık biçimde karanlık ve korku verici. Sayın Erdoğan doğruyu söyleyenlere karşı giderek hasmane bir tavır takınıyor gibi. ABD ve Türkiye'nin diğer NATO müttefikleri, onu bu yıkıcı yoldan geri döndürmeye çalışmalı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.