Türkiye'de Suriyelilere iş var mı?
Bakan Mevlüt ÇAVUŞOĞLU Rusya'nın Sesi Haber sitesine konuştu ve Suriyelilerin Türkiye'deki konumlarına açıklık getirdi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu hafta New York’taki temasları sırasında Türkiye’nin kamplarda ve dışarıda yaşayan sığınmacılara iyi imkanları sunduğunu ve yaklaşık 4 milyar dolar harcadığını ifade ederek ‘Biz bu yükü her zaman çekmeye hazırız ama bu yükün de paylaşılması gerekiyor. Ve bölgenin güvenliğinin istikrarının sağlanması gerekiyor” dedi.
Bu, Türk yetkililerinin farklı verilere göre sayısı 1,5 milyonu aşan Suriye’li mültecilere insani yardımda bulunmaya çağıran ilk açıklaması değildir.
Son üç yılda Suriyeli mülteciler meselesi Türk yetkililerinin başını ağrıtan bir faktör haline geldi. Bir yandan, Türkiye hükümeti bu insanların normal yaşam koşullarını sağlaması için bütçeden para ayırmak zorunda. Öbür yandan Türkiye’nin işgücü piyasası ciddi bir tehditle karşı karşıyadır. Çünkü yasadışı işgücü piyasasına giren Suriye’li mülteci sayısı arttıkça artıyor. İnsan Hakları Araştırmaları Derneği Genel Başkanı Mehmet Salmanoğlu, Türkiye’de sığınmacılara yasal çalışma iznin verilmediğini belirterek şunu söyledi:
‘Bugün Süriyeli mültecilere yasal çalışma statüsü verilmiyor. Verilmediği için de bunlar de facto izinsiz çalışmakta ve dolayısıyla ucuz emek oluşmakta. Ucuz emek de Türkiye’de zaten var olan bir işsizliği daha da körüklemekte. Bunun yerine uluslararası hukuğunun özellikle mülteci haklarının tümüyle yerine getirmesi ile bu sorunlar çözülebilirdi. Yani Süriyeli sığınmacılar olsun diğer Afganistan’dan gelen, Irak’tan gelen, ya da Afrika’dan gelen sığınmacılar yasal çalışma statüleri verilseydi bunlar çözülebilirdi. Bu konuda Türkiye Hükümeti olumlu adımlar attı ama bunu bir türlü yasal statüye getirmiyor. Burada özellikle Hükümetin acilen adım atması, bunlara da bir yasal statüde çalışabilecekleri iş güvencesi oluşturması gerekiyor. Eğer bu adımlar atılmazsa bugün, geçmişte Antep’te, Urfa’da, Maraş’ta, İstanbul’da yaşadığımız olayların başka illerde ya da farklı boyutlarda da yaşanma tehlikesiyle karşı karşıyayız’.
Türk yetkilileri Suriye’li mültecilerin özel olarak kurulan kamplarda yaşamaları için tüm gereken koşulları yarattıklarını açıklıyorlar. Ama bu kamplarda Suriye’li mültecilerin sadece altıda birisi yaşamaktadır. Geri kalanları ise Türkiye’nin farklı şehirlerine yerleştiler. Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der) İdari Koordinatörü Pırıl Erçoban, bu insanların ailelerine bakmaları gerektiğini ama çalışma izni alamadıklarını kaydederek şunu dedi:
'Çalışma izni alamadıkları için bu insanlar gayriresmi olarak piyasada çalışıyorlar, mecbürler hayatlarını sürdürebilmek için. Ancak bunu bazı rantçı çevreler fırsat biliyor. Ve çok düşük ücretlerle Süriyelileri çalıştırıyorlar. Bundan da yerel işçiler olumsuz etkileniyor. Ya da kiralar anormal şekilde artıyor bazı şehirlerde. Bunların sorumlusu, hani kiraları artıran ve biz yüksek kira verelim ya da düşük ücretle çalışalım diyenler Süriyeli mültecilermiş gibi, onlar hedef alınıyor. Bu durumdan faydalanmaya çalışan bir kesim var. Bunların önüne geçilmesi gerekiyor.
Türkiye’de mülteci ve sığınmacıların çalışma izni alması herhangi bir yabancının, örneğin bir banka müdürün, çalışma izni almasıyla aynı kriterlere bağlı, maalesef. Hükümet 2013 yılın başında Süriyeli mülteciler için bazı kriterlerde esneklik getirdi, aramayacağım bunları Süriyeli mülteciler için dedi. Ama bizim görebildiğimiz kadarıyla pratikte çok da bunun yansıması yok.
Çalışma izni için işverenin başvurması gerekiyor. Ama işveren başvurmuyor. Çünkü çalışma izni bir kere sadece Türkiye’ye, Süriyeliler açısından söylüyorum, yasal giriş yapmış, ikamet teskiresi ve yabancı kimlik numarası alabilmiş kişiler için çalışma iznine başvurulabilir. Bunun da işveren tarafından yapılması lazım. Ama çalışma izni söz konusu olduğunda işverenin sigortasını, vergisini, en az asgari ücret ödemesi gerekiyor. Ama şimdi ne yapıyor. Diyelim aylık 500 Lira veriyor, çalıştı diyor. Hiç bir sosyal güvence, yani sigorta ve vergi ödemesi yapmadan bu şekilde çalıştırmak pek çok kişinin işine geliyor. Bunun için doğru dürüst bir denetim yok. Artı insanlar çaresiz. Yani hayatlarını sürdürebilmek için çalışmak zorundalar. Dolayısıyla koşullar ne olursa olsun kabül edip, kiralarını ödeyecek karınlarını doyuracak imkan arıyorlar. Ama Türkiye’de geçici de olsa, ki Süriyeli mülteciler için belki de daha uzun dönemli düşünmenin zamanı geldi geçiyor. Çünkü şu anda savaşın biteceğine dair herhangi bir emare yok. Bugün bitse bile insanların güvenle dönebileceği bir ortamın oluşması için belki seneler geçecek. Yani en iyi tahminler bile dönüşlerin 8-10 sene sonra başlayabileceğini söylüyor. Dolayısıyla bu insanların artık Türkiye’de ekonomik ve sosyal yaşama dahil olabilmesi için ciddi adımların atılması gerekiyor. Politikaların oluşturulması ve zaman geçirmeden uygulamaya yansıması gerekiyor. Çalışma izni de bunların başında geliyor’.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.