Yılmaz Özdil'den Tunç Soyer isyanı İzmir için bu adamdan vazgeçin

Yılmaz Özdil'den Tunç Soyer isyanı İzmir için bu adamdan vazgeçin

12 Eylül'de ülkücülere işkence yapan Nurrettin Soyer'in oğlu Tunç Soyer'in CHP'den İzmir adaylığına Yılmaz Özdil'ten tepki geldi.

A+A-

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, bugünkü köşe yazısında 'İzmir Adayı' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Özdil'in o yazısı;

1954'te seçim yapıldı.
Demokrat Parti kazandı.
İzmir'de de Demokrat Parti çıktı.

1957'de seçim yapıldı.
Aynıydı.
Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir'de de Demokrat Parti kazandı.

1960'ta darbe oldu.
1961'de seçim yapıldı.
Türkiye'yi silme CHP kazandı.
İzmir reddetti.
İzmir'de Adalet Partisi çıktı.

Bugün bazı utanmaz tiplerin “darbeci” dediği İzmir, darbeye karşı duran tek şehirdi, rüzgara teslim olmamıştı.

Sapma olmuştu.
Türkiye sonuçlarıyla İzmir sonuçları ilk kez örtüşmemişti.

Buraya dikkat lütfen…

1965'te seçim yapıldı.
Türkiye genelinde Adalet Partisi çıktı.

İzmir bir önceki seçimde ne dediyse, Türkiye'de o oldu.

1969'da seçim yapıldı.
Türkiye'de Adalet Partisi kazandı.
İzmir'de de Adalet Partisi kazandı.
1973'te seçim yapıldı.
Türkiye'de CHP kazandı.
İzmir'de de CHP kazandı.
1977'de seçim yapıldı.
Türkiye'de CHP kazandı.
İzmir'de de CHP kazandı.
Ayrışma olmadı.
Birebir örtüştü.

1980'de darbe oldu.
1983'te seçim yapıldı.
Türkiye'de silme ANAP kazandı.
İzmir'de Halkçı Parti kazandı.

Gene farklıydı.

Bu farklı duruşun İzmir için özel bir sebebi vardı… Turgut Özal bir önceki seçimde İzmir'den Milli Selamet Partisi'nin milletvekili adayı olmuştu, Türkiye bu durumu hiç önemsemezken, İzmir unutmamıştı, tedirgindi, Özal'a oy vermedi. Sonradan, Özal'ın milli görüş çizgisinde olmadığı ortaya çıkınca, İzmir rahatladı, ANAP'a da oy verdi.

1987'de seçim yapıldı.
Türkiye'de ANAP kazandı.
İzmir'de de ANAP kazandı.
1991'de seçim yapıldı.
Türkiye'de DYP kazandı.
İzmir'de de DYP kazandı.
Farklılık olmadı.
Ayrışmadı.

1995'te seçim yapıldı.
Türkiye'den Refah Partisi çıktı.
İzmir'den DSP çıktı

Gene farklılık olmuştu.
Dikkat lütfen…
1999'da seçim yapıldı.
Türkiye'den DSP çıktı.

Tarih tekerrür etmişti, İzmir bir önceki seçimde ne dediyse, Türkiye'de de o olmuştu.

2002'de seçim yapıldı.
Türkiye'de AKP kazandı.
İzmir'de CHP kazandı.

2002'den bu yana yapılan tüm seçimlerde, tüm referandumlarda bu ayrışma yaşanıyor.

Tarihimiz boyunca ilk kez bir sonraki seçimde İzmir'in dediği olmadı ama, İzmir kararından vazgeçmediği için bilek güreşi devam ediyor.

İzmir mi dönüşecek, Türkiye mi İzmir'in dediğine gelecek?
Demokrasi tarihi bu sorunun cevabını bekliyor.

Demem o ki…

Tablo yukarda.
Açıkça görülüyor.
İzmir, sağcı değildir, solcu değildir, darbeci değildir, hatta ahali tırsarken darbeye karşı durmuştur, çünkü tatlı su demokratı değildir.

81 vilayetten yurttaşı İzmir'de yapıştıran “Atatürk çimentosu”dur.
İzmir'de daima kazanan, Atatürkçü yaşam biçimi'dir.
Gerisi şu parti bu parti, hikayedir.

İzmir, Türkiye'nin umududur.
Hangi şehirde yaşarsa yaşasın, bozkırdan yaylaya, Kızılırmak'tan Fırat'a, Tendürek'ten Erciyes'e, Amik'ten Harran'a, hayata İzmirli gibi bakan tüm yurttaşların tutunduğu daldır.
“Zihniyet hemşehrilerimiz”in kendi seçim sonucundan önce bile, seçim sonucuna baktığı yerdir.

İzmir'de yapılacak bir hata, Türkiye'ye bedel ödetir.

Elbette adı geçen tüm adaylar kıymetlidir, seçim sonucu şimdiden açık ara bellidir ama… Kazanmaktan ziyade, kimin kazandığı, şehri kime emanet ettiğin çok çok önemlidir.

Bergama'dan Kiraz'a, Menemen'den Urla'ya, Güzelyalı'dan Karşıyaka'ya, Tilkilik'ten Karantina'ya, Hilal'den Varyant'a, tenekeli mahalle'den Agora'ya, afro'larımızdan kırtikoz'larımıza, o şehrin sokak sokak ruhunu tanıyan bir İzmir çocuğu olarak söylüyorum.

Kararından vazgeçirin.
Aziz Kocaoğlu'nu ikna edin.

siyasetcafe.com

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.