1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 12 yaşındaki çocuğu istismar eden şeyhten rezil savunma: Bu da Allah’ın bir takdiri...
12 yaşındaki çocuğu istismar eden şeyhten rezil savunma: Bu da Allah’ın bir takdiri...

12 yaşındaki çocuğu istismar eden şeyhten rezil savunma: Bu da Allah’ın bir takdiri...

Şeyh Fatih Nurullah’ın 12 yaşındaki kız çocuğunu istismar ettiği kendi ifadeleri ile ortaya çıktı. Nurullah, Uşşaki tarikatının Sakarya’daki dergahında istismara uğrayan kız çocuğunun şikayeti sonrasında tutuklanmıştı.

A+A-

Geçen Perşembe günü gözaltına alınan ve Pazartesi günü tutuklanan Uşşaki tarikatının şeyhi Fatih Nurullah’ın mide bulandıran itirafları ortaya çıktı.

Sapık şeyhin Sakarya’nın Kuzuluk mahallesindeki dergahta istismar ettiği kız çocuğu ile ilgili iddialar kendi sesinden doğrulandı.

Şeyhin itirafları arasında kullandığı cümleler ise oldukça düşündürücü. 

Yaşanan bu olaydan sonra Fatih Nurullah ile istismara uğrayan çocuğun babası arasında gerçekleşen görüşmenin ses kaydı sosyal medya üzerinden kamuoyuna yansıdı. Ses kaydına göre Fatih Nurullah, 12 yaşındaki çocuğa yaptığı istismarı itiraf ediyor ve bu sapıklığın ortaya çıkmaması için babayı ikna etmeye çalışıyor.

 

 

'BU DA ALLAH'IN BİR TAKDİRİ'

 

Şeyhin itiraflarında kullandığı “bu da Allah’ın bir takdiri” şeklindeki sözleri ise tarikatların nasıl Allah adını kullanarak para ve kadın istismarı yaptığının çarpıcı bir örneği.

‘Mehdiyle evlilik’ rüyalarından yola çıkarak çocuğun kendisine verildiği zannına kapıldığını söyleyen Fatih Nurullah, babayı ‘ileri giden bir şey yok’, ‘insan nefis taşıyor, aramızda nikah konuşmaları geçti, hata etmiş olabilirim’, ‘bekaretinde sorun yok’, ‘bana yakışmayacak şekilde öpmüş oldum’, ‘sevişme diye bir şey yok oğlum, öptüm’, ‘bu da Allah’ın bir takdiri’ sözleriyle ikna etmeye çalışıyor.

 

“BU İŞİ ÖRTELİM DEDİK ANLATABİLDİM Mİ?”

 

“Namusuna, iffetine, bekaretinde herhangi bir sorun yok, yani anlatabildim mi?” diyen Fatih Nurullah, sözlerini şöyle devam ettiriyor:

* Şimdi deniyor ki bana; ….. psikolojik sorunlar çekiyor, bunu pedagoga götüreceğiz. Ondan sonra seni işte hapis yatıracak veya işte ne bileyim… Ben de “Kızım bu olduğu zaman yani ben ya intihar ederim ya da bu diyarlardan çeker giderim. Bana başka bir şans bırakmıyorsun” dedim. Bu kadar aile hukukumuz var. O da “İnsan nefis taşıyor” dedi, böyle konuşmalar geçti aramızda. Nikah vesaire konuşmaları. Ben burada bir hata yapmış olabilirim ama ileri giden bir mevzu da yok. Yani bu işi örtelim dedik yani anlatabildim mi?

 

“BEN GİTTİM Mİ TARİKAT BİTER”

 

* Seni evladımız bildik, ailemiz bildik. İnanıyorum ki sen canını bu yola koymuşsun, yani istesem bile verirsin kanaatindeyim. Ama şu anda böyle bir durum da yok. Bir an böyle bir şey olmuş yani. Bunu bilmiyorum sen büyütüp de tarikatın kafirlerin diline laf sürmek, şunlar, bunlar hepsi bizim üzerimize zaten saldırıyor.

* Başımızda binlerce dert var. Ben gittim mi tarikat zaten biter. Bu kadar hizmetler ortada kaldı. Ocağına düştük yani… Sen de bizim kardeşimiz olarak, ne bileyim şu anda derdimi sana açayım dedim. İnan ileri giden bir şey yok. Söyledim yani. Yukarı çıktım “Babanın bu işten haberi var mı?” diye… “Var” deyince, inan bir öpme oldu yani o kadar yani.

 

YURT DIŞINA KAÇMAYI DÜŞÜNMÜŞ

 

Konuşmasına gülerek devam eden tarikat lideri, “Onu şimdi uyutup uyutup yanıma getiriyorlar. Şey oluyor…” dedi. “Yani eğer al diyorsan alayım bu benim imkanım var” ifadelerini kullanan tarikat lideri, iğrenç itiraflarını şöyle sürdürdü:

* Çocuğun yaşı ufak. Yaşı şey değil yani ileride belki olur mu bilemiyoruz. Zuhuratlar var mı? Var. Bilmem sen de gördün mü? Onu da bilmiyorum. Sormak ayıp olur sana. Ama şu anda böyle bir durum yok. Yani benim işte pazar günü H.'ler çıkacak. Ben kaçıp gideyim yani. Bu iş ifşa olursa ben daha duramam buralarda.

* Millete rezil oluruz. Ben insan içine çıkamam. Ya intihar edeceğim ya gideceğim yani ikisinden birisi. Yani şey olsaydı, Allah biliyor… Hava yolları falan açık olsaydı, şimdi ben oradaydım yani. “Gel canını alayım” diyorsan gel canım burada. Başka bir şey diyorsan ona da razıyım yani. Ben çıkmaz bir şeyin içine girdim.

 

“BU HEPİMİZİN İMTİHANI”

 

– Baba: Efendim sizin de kızınız var. Yani ben ne derim?

– Fatih Nurullah: Böyle ileri gitmek veya bir bekaretine, namusuna, iffetine affedersin bir sevişme vesaire uzun bir şey yok. Bir geldi işte sarılıp öpüşme olmuş o kadar yani. O da yani ben günahım neyse çekeyim yani…

– Baba: Elim, ayağım, dilim tutuldu şu anda. Bir şey diyemiyorum ben.

– Fatih Nurullah: İnan ben de yani. Şeytan işi desem… Bir imtihan. Hepimizin bir imtihanı yani.

 

MAĞDUR KIZ, BABASINI UYARMIŞ AMA…

 

Görüşmenin sonlarına doğru baba, mağdur kızıyla arasında geçen konuşmayı şöyle anlatıyor:

* “İki-üç gündür efendimi rüyamda görüyorum baba, iki yakam eline yapıştı falan” dedi. “Kızım bunlar nasıl rüyalar, sen kendine biraz çekidüzen ver” dedim. Sabah kalktım, benimle beraber kalktı. İşe gideceğim. “Baba ben gene bir rüya gördüm” dedi. “Fatih Efendi beni bir ateşe atıyordu” dedi. “Böyle şeyler olmaz” dedim. “En kısa zamanda toparlanalım, efendimizin elini öpmeye gidelim” dedim. O arada işte boynunu büktü, ağlayarak çekti gitti. Ben işe gidecektim, ilgilenemedim.

 

“AL DİYORSAN ALAYIM”

 

Mide bulandıran görüşmesinde skandal ifadeler kullanan Fatih Nurullah, “Bu senin, sana işaretli diyorsan başımın üstüne, üstünü örtelim diyorsan o da senin alicenaplığın. Al diyorsan alayım ama çocuğun yaşı ufak, ilerde olur mu olur, muratlar var mı var, ama şu anda böyle bir durum yok” sözleriyle, konuşmasını bitirdi.

 

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

 

Siyasetcafe.com

 

 

Uşşaki tarikatından skandal çağrı: Devletin içine yerleşelim

Uşşaki tarikatından skandal çağrı: Devletin içine yerleşelim

Olay açıklamalar videoda...

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum