Cumhurbaşkanlığı seçiminde geri sayım başladı. Muhalefet partilerinin çatı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Türk siyasi hayatına kim ne derse desin, yeni bir hava getirdi. Alçak gönüllülük, tevazu, iyimserlik, bilgi ve kültürün vazgeçilmezliğini aşıladı. Kutuplaşmaya gitmeden de istenilen mesajların verilebileceğini, taraftar mantığına başvurmadan da sempati uyandırılacağını gösterdi. Bir seçim kampanyası sırasında uçakta konuştuğumuz İhsanoğlu, hiçbir sınır çizmeden sorularımızı cevaplandırdı.
Ekonomiyle ilgili konularda da pek zorlanmadı. Bu tip sorularda, “İmtihanı geçtim mi” diye sordu. Sohbette, kimi zaman ismini söylemekte zorlandığımı görünce, “Bana Ekmel diye hitap ederler, siz de öyle yapın. Rahat olun” önerisinde bulundu.
Liderler, halkını değil kendilerini düşündü
*Ekmel Bey, İslam ülkeleri neden ilerlemiyor?
Bunun cevabı basittir ama burada çok faktör var. Birincisi de bazı ülkeler, mesela bizim komşumuz olan ülkeler, Osmanlı devletinden “sezeryanla” doğumu yapılmış prematüre doğmuş devletlerdir. Irak, Lübnan, Ürdün, Suriye, sınırları suni ülkelerdir. Bu ülkelerin toprakları içerisindeki yapılar, İngilizler’in Fransızlar’ın arzularıyla oluşturulmuştur. Yine bu ülkeler darbelerle yönetilmiş, ideolojik partilerin idaresinde kalmıştır. Mesela Baas Partisi gibi iktidarlara sahne olmuştur. 40, 50 hatta 60 sene böyle partiler bu ülkeleri idare ettiler. Modernleşme, kalkınma, refahı yayma gibi gayretleri olmadığı için ilerleyememişlerdir.
Arap baharı değil diktatörlerin sonbaharı
*Demokrasi, Ortadoğu’ya hiç gelemeyecek mi? Mesela, “Arap Baharı” bir masal mıydı?
Demokrasi gelecek ama gelmesi çok sancılı oluyor. Ben, özellikle o gelişmelere “Arap Baharı” demiyorum, “Diktatörlerin Sonbaharı” diyorum. Şimdi onların birtakımı düştü.
Demokrasinin gelmesi 10 seneyi alır
*Diktatörlerin bazıları gitti ama demokrasi gelmedi
Mesela Tunus, bence demokrasi yolunda ilerliyor. Tunus, başarılı bir örnektir, neden? Çünkü Tunus’ta eskiden beri bilinçli bir “orta sınıf” vardır. Eğitim seviyesi yüksek, sendikacılık var, kadınların hakları ve toplumdaki katkıları, daha ileri seviyede. Ortadoğu’ya demokrasi gelmesi en azından bir 10 sene ister.
İki çocuklu ailenin en az 3 bin liraya aylığa ihtiyacı var
*Sizce 2 çocuklu ortalama bir Türk ailesinin geçimi için ayda ne kadar para gerekir?
Asgari 3 bin lira aylığın olması lazım. Hafta sonu çocuklarıyla dışarıda bir yemek, bir sinemaya, konsere gitmek veya bir hafta sonu yakın bir yere seyahate gitmek, çocuklarına elbise ve ayakkabı almak, kitaplarını, kompüterini, internetini temin etmek, bunlar hayatın temel unsurlarıdır.
Mutlu olmak için de lazımdır.
Güneşe yatırım yapmalıyız
*Şu anda kişi başına gelir 10 bin dolarlar civarında. Orta halli ülke tuzağını uzun zamandır tek aşan ülke Güney Kore oldu. Petrol ve doğal gazımız yokken gerekli kaynaklar nasıl gelebilir?
Alternatif enerji, bilhassa güneş enerjisi öne çıkıyor dünyada. Bir güneş ülkesi olarak güneşe yatırım yapmalıyız başka çaremiz yok.
Gazze’de bile petrol aramalıyız
*Komşularla “sıfır sorun” politikası zora girdi. Bu şartlar altında nasıl düzeltebileceğiz?
İyi münasebetler yeniden kurulabilir. Özellikle güney komşularla sıkıntıları bitirip iyi ilişki kurmamız lazım. Gerekirse komşularda hatta Gazze’de petrol arayacağız. Başka yolu yok.
Avrupa ders aldı AB’yi kurdu
*Avrupa, ne yaptı da başardı?
Almanya ile Fransa arasında kömür üretimi konusunda işbirliği başladı. Oradaki bu işbirliği daha sonra demir çelik ve sanayinin birçok iş koluna intikal etti. Bu yavaş yavaş diğer ülkelere de yayıldı ve sonuçta AB’nin temelleri atıldı. Avrupa’da sistem böyle kurulduğu için bir huzur var. Aralarında savaş etmiyorlar. Ortadoğu’da bunlar olamadı, bu konuları savunan olmadı. Mesela rahmetli Turgut Özal, bu birlik işlerine girişti ama netice alamadı.
Bugün gelmeyin diyenler yarın ‘lütfen gelin’ diyebilir
*AB’de en büyük patron Almanya. Bu ülke iyi ilişkilerimize rağmen Avrupa’ya girmemizi istemiyor, bu sizce doğru mudur?
Avrupa yarışında biz biraz fazla geç kaldık. Çok güzel fırsatlar oldu eski zamanlarda. Siyasi rekabet açısından o fırsatları kaybettik. AB bugün belli bir noktaya geldi. Avrupa’da aşırı sağcı seviyeler yükselmiştir.
Böyle bir ortamda sizin Türk ve Müslüman bir ülke olarak bir etiketiniz var. Tarihten de gelen algılar da üyeliği zorlaştırıyor. Biz Avrupa seviyesine ulaşırsak ki reformlara devam etmeliyiz. İkinci husus, tarihte öyle dersler var ki, onlara baktığınız zaman “Bugün bize gelmeyin” diyenler yarın “Lütfen gelin, omuz omuza olalım” diyebilirler.
IŞİD’İN halifelik ilanı parçalanmayı artırıyor
*Peki, IŞİD denilen örgüt ne yapmaya çalışıyor?
IŞID denilen terör çetesi Irak’ın orta kısmını, Suriye’nin de doğu kısmının bittiği toprakları alıp, halifelik ilan etmesi bunu gösteriyor.
Halifelik ilan etmesi, bir komedi değil mi?
Maalesef bunları gayri ciddi şeyler olarak görebilirsiniz ama bunun etkileri çok ciddi ve kötü şeyleri ortaya çıkarıyor. Ortadoğu’yu parçalayan bir durumdur ayrıca. İnsanlar ve toplumlar arasında savaşı, çatışmayı teşvik eden unsurlardır.
Ortadoğu'da test balonları uçuruluyor
*Ortadoğu’da harita değişecek mi ve neler olacak?
Ortadoğu’da haritanın değişmesi meselesi dünya gündemine son bir iki sene içerisinde gelmedi. Gördüğüm kadarıyla 14 – 15 sene önceden başladı. Değişik haritalar ortaya kondu ve bunlar adeta uçuştu. Gizli yollarla da olmadı.
Gizli şeyler ifşa edilmez. Ama gizliymiş gibi olup ortaya atılanlar zemin hazırlamak için test balonlarıdır. Böyle bir şeyi görüyoruz. Mesela, Irak’ın üçe bölünmüş hali defacto bir hali var ki Irak’taki siyasi krizlerin devam etmesi ve kuzeyde bir bağımsız devletin oluşmasına yol açacaktır.
Ekmeği anlayan anladı
*Sloganınıza aldığınız ekmeğin fiyatını sık sık size soruyorlar, hemen biliyorsunuz, bu sorular gelir diye çalıştınız mı?
Hayır, zaten biliyordum.Ekmeğin fiyatı 1 lira. Halk Ekmek’te ise 60 kuruş. İmtihanı kazandım mı? Kazandınız ama “ekmek” deyiminin diğer anlamları hâlâ anlaşılamadı. Anlayanlar anladı, merak etmeyin.
Eşimi önce ben beğendim
*Füsun Hanım’la 42 yıldır evlisiniz. Nasıl tanıştınız? O Ispartalı, siz ise Yozgatlısınız?
Ama onun da anne tarafı Yozgatlıdır. Kendisiyle aile arasında tanıştık.
Görücü usulüyle mi?
Hayır, önce onu ben gördüm ve çok beğendim. Sonra da talip oldum.
Aile içi şiddet erkekliğe sığmaz
*Kadın konusunda sizi çok hassas görüyoruz. Aile içi şiddet yüzünden çok kadın ölüyor. Bu konuda neler söylersiniz?
Aile içi şiddet insanlığa sığmaz, erkekliğe sığmaz, çok feci ve çok çirkin bir şey.
*Erkekleri mi eğitmek lazım öncelikle?
Toplumun gelişmesi lazım. Sosyal ve kültürel gelişme, dünyaya açılma, farklı örnekler görebilmek, bunlar belki bir günde olmayacak ama yavaş yavaş oluyor. Ben kötümser değilim.
Evin ekonomisi Füsun Hanım’dan sorulur
*Sizin evde ekonomiyi kim yönetiyor?
Bizim evde ekonomi eşim Füsun Hanım’dan sorulur.
*Bütçeyi nasıl idare ediyor, hesabı iyi midir?
Hesabı ve matematiği çok iyidir.
*Maaşınızı alıp ona mı verirsiniz?
Vallahi, bütün mali işleri o yapar. Ben tüm hayatımda bütün gücümü işime vermişimdir. Genç bir asistanken böyle başladım, şu anda da böyle gidiyor. Ben bundan da mutluyum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.