AK Parti dinci basının hedefinde

AK Parti dinci basının hedefinde

Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur'un AKbabalar neden parti kuruyor sanıyorsunuz? isimli AK Partiyi eleştiren yazısını Akit manşete taşıdı.

A+A-

Uğur'un yazısı şöyle;
 

Dün Güngören Belediye Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi’nin adıyla çalkalandı sosyal medya ve internet siteleri. Veysel İpekçi’nin, kendisini görünce ayağa kalkmamasını gerekçe göstererek Şoför Enes T.’ye tuvalet kapısı önünde oturma cezası verdiği, görüntüleriyle birlikte yayınlanınca patladı bu skandal.

Veysel İpekçi’nin geçmişte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan aleyhinde ağır paylaşımlar yaptığı da ortaya çıktı.

Güngören Belediye Başkanı Dr. Mim Bünyamin Demir de hemen sosyal medya hesabından Veysel İpekçi’den istifasının alındığını bildirdi ve tüm ilçe halkından özür diledi. Böylece her şey yeniden güllük gülistanlık oldu.

Oysa geriye koskoca bir soru kaldı:

AK Parti’de Veysel İpekçi’lerden kaç tane daha vardı?

Soru abes biliyorum. Çünkü vatandaş AK Parti içinde kibir abidesi gibi dolaşan, burnundan kıl aldırmayan, yeteneksiz ve kifayetsiz, muhteris ve sinsi olanları hayatın içinde görüyor, tanıyor, şikâyet ediyor ama o sessizlik duvarlarını aşamıyor, parti bürokrasisinin çelikten perdelerini bir türlü aralayıp derdini anlatamıyor.

Sonra da birileri şaşırıyor “İstanbul’u, Ankara’yı niye kaybettik?” diye.

Siz İstanbul ve Ankara’ya değil, asıl Erzurum’a, Kayseri’ye şaşırın. Bundan üç dört yıl evvel MHP ile birlikte Cumhur İttifakı’nın oylarının yüzde 85’leri aştığı bu gibi şehirlerimizde, neden 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde yüzde 50 küsurlarda kalındığını araştırın.

Sebebi çok açık. Yerel yönetimler halka dokunan mekanizmalardır. Genel seçimlerin nabzı, yerel yönetimlerin başarısı ya da başarısızlığına göre atar. Belediyeler eğer doğru seçilmiş isimlerle, dürüst, dirayetli, yetenekli insanlarla yönetilirse, genel seçimlerde nabız sağlıklı ve düzenlidir.

Aksi hâlde, partinin kalbine giden ana damarlar ve bu ana damarlara açılan kılcal damarlar tıkanır, kan pompalanması durur.  Bilin ki bu durumun nedeni, parti genel merkezinde ve il yönetimlerinde yerel seçimlerden sorumlu kişilerin, yukarıda sıraladığım özelliklere uygun isimler olmamasıdır.

Güngören tekil bir örnek ama inanın ki genele ilişkin ciddi bir ipucu veriyor.

Veysel İpekçi’nin bu cüretkârlığının ve edep dışı tutumunun sorumlusu aslında onu bu göreve tayin edenler. Şöyle bir bakıyoruz, Güngören İlçe Belediyesi’nin halef-selefleri nedense aynı vilayetten ve nasıl bir tesadüfse hepsi hemşehri. Şu anki Belediye Başkanı Mim Bünyamin Demir, onun bu istifa ettirdiği malum yardımcısı Veysel İpekçi, Güngören eski Belediye Başkanı Yahya Baş ve onun oğlu AK Parti Güngören İlçe Başkanı Bünyamin Baş.

Aynı şehrin hanedanı gibiler.

Bu türden nepotizm (akraba kayırmacılığı) ve hemşehricilik kayırmacılığı ne yazık ki yalnızca Güngören’de yok.

AK Parti’de ve AK Partili yerel yönetimlerde böyle epey örnek olduğunun bilgisi geliyor ve işitiyorum.

Daha fazla sürdürülebilir bir durum değil bu.

Şimdi aşağıdaki fotoğrafa dikkatle bakılmasını öneriyorum.

 

Yukarıdaki resmi ders olsun diye parti binalarında çerçeveletip asmak gerek. Bu görüntü, yola çıkılan insanların şimdi nerede olduğuna bakınca bizi acı acı gülümsetiyor. Aslında daha niceleri var o fotoğrafın içinde yer alması gereken. Üstelik, bazıları hiç susmadığı hâlde Yüksek İstişare Kurullarında görevli.

Soruyorum, yukarıdaki fotoğrafta olan ve olmayan kişilerin “nitelikleri”, gittikleri yol, AK Parti tabanı ve bu partiye destek veren gazeteciler açısından bir sır mıydı?

Kendi adıma söyleyeyim, gazete arşivleri ve yazılarım ortada. Benim için sır değildi ve pek çok riski göze alarak doğru bildiklerimi yazıp söyledim. Bu yüzden, şimdi parti kurma hazırlıkları son noktaya gelen Ahmet Davutoğlu ve danışmanlarından gazeteme inanılmaz baskılar geldi. Keza Bülent Arınç’tan. Aynı şekilde diğerlerinden de. Ne yazık ki bugün eleştirdiğim kimi siyasetçiler, bakanlar ve danışmanlar da onların önceleri yaptıklarının aynını tekrar ediyor. Çok iyi biliyorum ki bir süre sonra, onların da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çekilmiş fotoğraflarını, aynen yukarıdaki gibi paylaşıp acı acı gülümseyeceğiz, ama iş işten geçmiş olacak.

Ben artık bu “Kör parmağım gözüne” olma hâlini, yani kimseyi tınmadan halka uzak, kibirli, şüpheli ve şaibeli isimleri ısrarla belli mevki-makamlara tayin etme ısrarını, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterdikten sonra homurdanan CHP tabanını, “Paşa paşa gidip oy vereceksiniz” diye atar yaparak azarlayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumuna benzetiyorum.

Eğer yalnızca bu tür vakalar ortaya çıktığında yapılan hataların farkına varılacak ama yine de halkın önüne duvarlar örülmeye devam edilecekse, 2023 seçimlerinde yandı gülüm keten helva. Çünkü halkın AK Parti’ye verdiği avans giderek tükeniyor. Sadece Cumhurbaşkanı’na, onun liderlik başarısına yönelik teveccühün ve sevginin yüzü suyu hürmetine uzatmalar oynanıyor.

Size bir şey söyleyeyim.

Durum ziyadesiyle ciddi!

Akbabalar neden parti kuruyor sanıyorsunuz?

 

İşte AKİT Gazetesinin manşeti;

can.JPGSİYASETCAFE.COM

 

 

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.