Akreditasyonun sınırı kutsal topraklara uzadı

Akreditasyonun sınırı kutsal topraklara uzadı

Bir kaç yıldır bazı basın kuruluşlarına uygulanan akreditasyonun sınınır kutsal topraklara kadar uzandı.

Diyanet İşleri, İslam’ın 5 temel şartlarından biri olan Hac ibadeti için akreditasyon uyguladı. Meydan, Zaman, Bugün, Yeni Asya, Kanaltürk, Samanyolu gibi gazete ve televizyonlara bu yıl hac yasak!


Meydan Gazetesi Ankara Temsilcisi Ömer Şahin, bugün yazdığı köşe yazısında konuya değindi. 

Akreditasyon.. 

Ne zaman duysam yüzüm ekşir. Sevimsiz kelimedir .Ayrımcılığın, ötekileştirmenin, eşitsizliğin adıdır.

Adını duyalı fazla olmadı. 28 Şubat’ın sisli günlerinde hayatımıza girdi. Tıpkı “Andıç” gibi .

Demokrasi şablonuna uymayan en azından ‘ayıp’ olarak algılandığı için uygulamanın kısa sürede hayatımızdan çıkacağını zannettik.

O günler artık geride kaldı diye düşünüyorduk.

Bırakın sona erdirmeyi genişletilerek uygulanıyor.

Askerin kademeli şekilde kaldırdığı “akreditasyonu” iktidar tarafından adım adım genişletiliyor.

Son olarak şehit cenazeleri gazete ve TV’lere kapatıldı.

Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve kimi devlet kurumları akreditasyon kapsamını genişletiyor.

Böyle giderse seçilmiş gazeteciler tesbit edilmiş soruları sormak zorunda kalacak.

Hadi Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın uçağına belirli isimler çağrılıyor; anladık. Uçaklara ve VİP, CİP salonlarında gazete ayrımcılığı devam ediyor.

7 Haziran oldu. Halkın tercihleri değişti ama “akreditasyon” tam gaz devam.

En son duyduğum uygulama “Bu kadar da olmaz!” dedirtecek cinsten.

Diyanet İşleri Başkanlığı Hacc organizasyonları için her yıl gazeteleri davet eder.

İki yıl önce Radikal’de çalışırken giden gazeteciler arasındaydım. Allah var iyi de evsahipliği yapmışlardı.

Bu sene “Akreditasyon” modasına Diyanet’in de uyduğunu duydum. 

Önce inanamadım. Yeni kurulmuş bir gazete olduğumuz için Meydan’ın unutulmuş olabileceğini düşündüm.  Meğer Zaman, Bugün, Yeni Asya gibi gazeteler ile Kanaltürk, Samanyolu TV çağrılmamış.


“Muhalif” olarak bilinen medyanın bir bölümü zaten yıllarca çağrılmıyormuş. Onu da bu vesileyle öğrendim.

Diyanet’i aradığımda oradaki arkadaşlar ‘akreditasyon yapmıyoruz” dediler. İyi niyetli olduklarına eminim ama sanırım listeden haberleri yoktu.

İşin muhataplarından ise çıt yok.

Diyanet gibi siyaset üstü kalması gereken kurumun bu yaptığına ne demeli?

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.