Sosyal Medyanın Yeni Akımı Bed Rotting Sanıldığı Kadar Masum Değil!

Sosyal Medyanın Yeni Akımı Bed Rotting Sanıldığı Kadar Masum Değil!

Sosyal medyada yayılan 'bed rotting' akımı masum bir dinlenme mi yoksa ruhsal bir imdat çağrısı mı? Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, yatakta uzun süre kalmanın depresyon ve tükenmişlik sendromu ile olan tehlikeli bağını ve kurtulma yollarını anlatıyor.

Son dönemde sosyal medya platformlarında hızla yayılan bed rotting akımı, bireylerin saatlerce hatta günlerce yataktan çıkmadığı bir yaşam tarzı olarak karşımıza çıkıyor.

Ancak uzmanlar, bu durumun sanıldığı kadar masum bir dinlenme hali olmadığını, aksine ruh sağlığı açısından ciddi riskler barındırabileceğini vurguluyor.

Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, bu davranışın çoğu zaman ruhsal zorlanmaların sessiz bir işareti olduğunu belirtiyor.

Bed rotting kavramı, modern dünyada bireylerin dijitalleşmiş bir geri çekilme savunma mekanizması olarak tanımlanıyor.

Eğer siz de kendinizi sürekli yorganın altında, elinizde telefonla dünyadan izole ediyorsanız, bu durum bir depresyon belirtisi veya tükenmişlik sendromu sinyali olabilir.

BED ROTTING VE GERÇEK DİNLENME ARASINDAKİ KRİTİK FARK

Pek çok kişi yatakta vakit geçirmeyi bir öz bakım aktivitesi olarak görse de, Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz bu iki durum arasındaki farkın niyet ve sonuçta yattığını ifade ediyor.

Dinlenme süreci sonunda kişi kendini tazelenmiş, enerjik ve günlük hayata dönmeye hazır hissederken; bed rotting sonrasında birey daha yorgun, uyuşmuş ve suçlu hissedebiliyor. Bu eylem, kişinin yoğun duygularla yüzleşmek yerine kendini uyuşturmayı seçtiği bir kaçış mekanizmasına dönüşüyor.

Eğer yatakta geçirilen zaman zihni dinlendirmekten ziyade düşünceleri susturmaya yarıyorsa, bu durum psikolojik bir alarmın çaldığı anlamına geliyor.

DEPRESYON VE TÜKENMİŞLİĞİ BESLEYEN TEHLİKELİ BİR KISIR DÖNGÜ

Uzmanlar, bed rotting davranışının özellikle depresyon ile güçlü bir bağ kurduğuna dikkat çekiyor. Depresyondaki birey için en basit fiziksel hareketler bile büyük bir yük haline gelirken, yatak bir sığınak görevi görüyor. Ancak bu durum, kişinin yattıkça hayatı kaçırdığı, hayatı kaçırdıkça daha fazla depresif hissettiği bir kısır döngüye yol açıyor.

Tükenmişlik sendromunda ise vücudun adeta "iflas bayrağını çekmesi" sonucu kişi biyolojik olarak hareket edemez hale gelebiliyor. Anksiyete bozukluğu olan bireyler ise dış dünyayı bir tehdit olarak algılayıp yorganın altını güvenli bir liman olarak görüyor.

YATAKTA ÇÜRÜME HALİNDEN KURTULMAK İÇİN UZMAN ÖNERİLERİ

Bed rotting başlangıçta bir semptom olarak ortaya çıksa da müdahale edilmediğinde uyku hijyenini bozan ve sosyal bağları zayıflatan başlı başına bir problem haline gelebiliyor.

Bu döngüyü kırmak için Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz şu somut adımların atılmasını öneriyor:

YATAĞI SADECE UYKU İÇİN KULLANIN: Film izlemek, yemek yemek veya telefonla ilgilenmek için mutlaka yatak yerine koltuğa geçilmelidir.

BASİT HEDEFLER BELİRLEYİN: Diş fırçalamak veya kısa bir market alışverişine gitmek gibi küçük adımlar, yataktan çıkmayı kolaylaştıracaktır.

GÜNEŞ IŞIĞINDAN FAYDALANIN: Sabah uyanınca odanın aydınlık olmasını sağlamak, beyindeki "uyan" sinyallerini tetikleyerek ruh halini düzenleyen serotonin üretimini artırır.

PROFESYONEL DESTEK ALIN: Eğer günlük sorumluluklar ve kişisel hijyen ihmal edilmeye başlandıysa, bu durum ciddi bir yardım sinyalidir.
Unutulmamalıdır ki sorunlardan kaçmak, onların gerçekte olduğundan daha şiddetli algılanmasına neden olur.

Siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.