'Bizim reçetemiz Kayahan'dı'
Aşkı, yaşadığı hissettiği gibi notalara döktü. Tek anlatımla yalındı. Yeri geldi yaralara tuz bastı, yeri geldi merhem oldu. Cenaze törenine katılanların kendi payına düşen Kayahan bambaşkaydı.
Kalabalık çok kalabalık… Yürümek zor. Sonradan fark ettik ki, bir bu kadar kalabalık da cami avlusunun dışında var. Teşvikiye Camii’nin kıvrımlı bahçe demirlerinin arkasından Kayahan’a veda ediyorlar.
Teşvikiye Camii’nin kapıları, bir kez daha bir sanatçı için açıldı ama gelenlerin profili, emsallerine oranla daha farklıydı.
Kayahan’ın her kesimden hayranı avluda, yan yanaydı. Her birinin mırıldandığı bir diğerinden farklıydı. Yaşanmışlıkları ceplerinde dillerinde de bir Kayahan klasiği vardı.
Törene cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Aileye başsağlığı diledi. İkili Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde bir araya gelmişti.
Bağcılar’dan Suzan ve Şerife
Elinde iki dal karanfille, dört dönüyor. Belli ki birini arıyor. En sonunda cenazeye yakın bir yerde buluşuyorlar. Gözleri yaşlı…
Şerife Karakoç ve Suzan Taş, Bağcılar’dan geliyor. Her ikisi de tekstil işçisi. Şerife Karakoç’un gözyaşları sicim gibi akıyor… Bir eliyle gözyaşlarını siliyor diğer elini de sinesine bastırıyor.
“Hani insan hastalanır doktora gider ve reçete yazmasını ister ya… Bizler de hayat mücadelemizden yaralı olduğumuz için bizim reçetemiz de onun şarkılarıydı. 10 yıl önce eşimi kaybettim. 4 çocuğu tek başıma okuttum. Yalnızlıkta çok yoruldum. O benim, o yorgunluğumdaki tek arkadaşımdı. Ben hep onu dinledim.”
Karakoç’a eşlik eden Suzan Taş’ın da gözleri buğulu… Onun en sevdiği Kayahan parçası ‘Bizimkisi bir aşk hikâyesi’… Şarkıyla birlikte geçmişe gidiyor, hafif tebessüm ediyor.
“Kayahan, Türkiye’ye bir daha gelmeyecek bir sanatçı. Hayatımızda büyük anlam taşıyor. Bizimkisi bir aşk hikâyesi şarkısı hayatımda çok önemli bir yeri var. Hayatımın sonuna kadar unutamayacağım ve her nerede ne zamanda olursam olayım bana geçmişimi hatırlatacak bir şarkı.”
"Görevimiz"
Özel Mektebim Güzel Sanatlar Lisesinden altı öğrenci de Teşvikiye Camii’nde. Öğretmenlerinden izin alarak röportajı kabul ediyorlar.
9. sınıfa gidiyorlar. Yaşları 15. Yani Kayahan’ı yakalayan kuşaktan değiller ama oradalar. Simge Şahin’e göre Kayahan’ın yeri dolmayacak.
“Çok büyük bir sanatçı. Türkiye çağında anmak için buradayız. Büyük bir sanatçıyı kaybettik. Herkesin görevi buraya gelmek. Sesi çok güzeldi, anlatımı çok güzeldi. Severdik. Yaptıklarını hissediyorduk. Biz güzel sanatlar okuyoruz ve ustamızı kaybettik. Buraya gelmek bizim görevimizdi. Vefat etmesinden çok etkilendik mirasını da yaşatacağız. ”
“O bir ozandı”
Kayahan için salt pop müzik sanatçısı demek büyük yanılgı olur. O başlı başına bir ekoldü. Şarkılarını batı müziği yapanlar da okudu, arabesk söyleyenler de. Müziğin yanı sıra sözler, hafızalarda yer ederdi.
Samimiyet ve gerçeklik Kayahan’ı Kayahan yapan eserlerin ortak özelliğiydi.
Hastalığının teşhisi konulduktan sonra çıkardığı albümlerden birinin adı ‘Beni azad et’ idi. Kayahan, ‘kiracıyız bu dünyada yalan karışmış sevdaya iyisi mi beni azad et’ diyerek bugünleri okuyordu.
Ses sanatçısı Leman Sam’a göre o bir ozandı.
“Çok büyük ozandı çok değerliydi. Yavaş yavaş değerli insanları kaybedip yerine kimse gelmeyince boşluk oluşuyor. Kayahan çok büyük eksiklik. Ben en büyük aşkımı Kayahan’ın şarkılarıyla yaşadım. Belki çok ulu orta değildi ama biz birbirimizi çok severdik. Hep başucumdaki, arabamdaki, kulisimdeki arkadaştı o, şarkılarıyla. Çok samimi içten yazıyordu.”
Anadolu çocuğu
Elindeki gitarının dışında bir de ayyıldızlı kolyesiyle bilinir, Kayahan. Hiçbir zaman boynundan çıkarmadığı kolyesini gururla taşıdığını ifade ederdi. Kendini, dini bütün Atatürkçü olarak tanımladı her zaman.
Anadolu hayranıydı ve bunu da dizelere dökmüştü. Kayahan, 1995 yılında çıkardığı albümde “Ben Anadolu Çocuğuyum” derken aslında kültürel erozyona karşı dik duruş sergiliyordu.
Türk halk müziği ustalarından Arif Sağ, Kayahan’ı anlatırken de buna vurgu yapıyor.
“Kayahan için şöyle demek lazım. O pop müziği sanatçısı değildi. O Anadolu topraklarında genel anlamda edebiyat ve müzik açısından tümünü keşfetmiş bir sanatçıydı.”
Elmanın yarısı
Kayahan’ın 90’lara damgasını vuran şarkılarından biriydi, bu. Kıpır kıpır, insanın yerinde oturmasına izin vermeyen şarkı da bile ‘Ben yorgun seyyahım, sen güzel siyahım” diyerek hızın kesilmesine yol açan bir söz yazarıydı.
Elmanın yarısı geçen yıl Murat Boz tarafından seslendirildi. Boz cenazeye katılanlar arasındaydı.
Yeri geldi ‘Yemin etti’; yeri geldi ‘Minik fare’ yi kükretti. Kayahan, 1970'lerin sonunda hayatımıza girdi. Sayısız esere imza attı.
Kıssadan hisse... Herkes, payına düşen Kayahan'ı dinledi ve o şarkısına sarıldı cenaze töreninde. Kayahan'ın cenazesi, vasiyeti üzerine Kanlıca Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.