1. YAZARLAR

  2. Dr. Binnur ÇELEBİ

  3. Bürokrasinin çürümüşlüğü: Kültür Bakanlığı’nda “al gülüm ver gülüm”
Dr. Binnur ÇELEBİ

Dr. Binnur ÇELEBİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Bürokrasinin çürümüşlüğü: Kültür Bakanlığı’nda “al gülüm ver gülüm”

A+A-

İnsan bazen başkaları için, bazen de kendi için savaşır.

Bazen başkaları ile bazen de kendi kendine savaşır.

Bu yazı, kendi kendimle savaşımın bir sonucudur.

Önce yazmayayım dedim.

Her şeyi kaderin akışına bırakayım dedim.

Belki hayırlısı böyledir diye düşündüm.

“Hem yazınca eline ne geçiyor ki ?” diye sordum kendi kendime.

“Sağır sultanlar ülkesinde sen yazsan ne olur, yazmasan ne olur!” dedim…

Yattım, yatamadım…

Kalktım, oturamadım…

Kâh yatağımda döndüm durdum. Kâh 116 metrekarelik, kimi zaman insanlardan kaçıp sığındığım evimin yatak odası, mutfak ve banyo denilen “bermuda şeytan üçgeninde” dolandım durdum…

Derin düşünceler…

İç çekmeler…

Ve sonunda kendimle günlerce yaptığım savaş bitti.

Sabah ezanının okunduğu şu saatlerde ben de klavyemin başındaydım.

Dışarıda in cin top oynuyor.

Odamda ise klavyemin tık tık sesleri…

Şu ezanların yüzü hürmetine Yarabbi….

Mevla’m ne eylerse güzel eyler demişler.

Aklın yolu birdir.

Doğru isen yazmaktan korkmayacaksın.

Varsın onlar senden korksun.

Gelelim asıl meseleye…

Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne İl Müdür Vekili olarak atanan Dr. Kamil Özer’e….

1968 doğumlu olan Özer, 2004-2009 yıllarında AK Partiden Çanakkale Lapseki Belediye Başkanlığı yapar.

Daha sonra AK Partiden Çanakkale Belediye Başkanlığına adaylığını koymak için istifa eder.

Listeye giremez ama Kültür ve Turizm Bakanlığına girer. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne İl Müdür Yardımcısı olarak “abidik gubidik” şekilde atanır.

Helikopterli Müdür olarak manşetlere düşen eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın pek sevip koruduğu Osman Murat Süslü, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü olunca 2010 yılının Ağustos ayında Kamil Özer de hoppadak Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne İl Müdür Vekili oluverir.

Şimdi bu adamcağızı yabana atmayalım. Lisansını 1992 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde tamamlamış. 1995 yılında aynı Üniversitede Siyaset ve Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalında yüksek lisans yapmış. Üstüne üstlük de Felsefe ve Din Bilimleri Bölümünden de doktora diploması var. Varsın kültür ve turizm bilgisi olmasın. Her ne kadar bazılar memnun değilse de Lapseki Belediye Başkanlığı döneminde “kültüre de turizme de” yatkınlık kazanmıştır.

Kısmetli mi kısmetsiz mi bilemem. Göreve başlar başlamaz Milas’taki Hekatomnos mezar hırsızlığı patlak verdi.

Az daha çok sevdiği bakanı onu da beni de görevden alacaktı.

Niye mi?

Zamanında eski İl Müdürü Osman Murat Süslü ve Belediye Başkanının sit alanında yapamadığı kamulaştırmanın define kazısı sonrasında aksaması nedeniyle…..

Mezar soyulana kadar onca yıl aklınız neredeydi?

Nerede olacak İzmir’e İl Müdürü olma derdindeydi.

Neyse ben vatandaşa kamulaştırmadan yapılan usulsüzlüğü ortadan kaldırdım, müdür de görevden alınmadan paçayı kurtardı.

Benim 2012 yılında bu düzenbazlardan bıkıp istifa etmemden sonra Kamil Özer’in şoförü ile arası açılınca işleri iyice karışmış.

Şoför daha önce göz yumduğu Müdürü Kamil Özer’in devletin arabasıyla kızını tedavi için İzmir’e götürüp getirdiğini gazetelere yumurtlamış…

Müdür Kamil Özer gazeteyi arayarak bunun doğru olduğunu itiraf etmiş.

Bildiğim kadarıyla da cezalandırılmış.

Bununla da kalmadı …

Muğla’nın Gündem gazetesi, “Müdüre dernek parasıyla lüks jeep” manşeti ile İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer’i tekrar gündeme getirdi. Turizm Müdürü’ne jeepi alan dernek başkanı da aynı müdürlükte şube müdür vekili. Ve Sendika temsilcisi.

Söz konusu haberde Muğla Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, “Muğla Kültür Turizm ve Tanıtma Derneği benden önce görev yapan müdürlere de makam tahsis etmiş. Bu jeepi makam aracı olarak kullanıyorum ama asıl alınış sebebi bölgeye gelen bakanlarımıza tahsis etmek. Aracın yakıt giderlerini dernek karşılıyor. Aracı özellikle protokol karşılamalarında kullanıyoruz” demiş.

Bu haberin akabinde Hamle gazetesi ise, müdürünün altına lüks makam aracı çekebilecek güce sahip “Muğla Kültür ve Turizm Tanıtma Derneği ekonomik gücü nereden kaynaklanıyor? Gelir kaynakları nedir? Bu dernek bu güne kadar hangi tanıtımı yapmıştır? Bu dernek müdürlere makam aracı satın alsın diye mi kurulmuş? Bütün resmi kurumların dernekleri kapatılmıştı. Bu dernek nasıl açık kalmış? Soruları ile kafa karıştırmış.

Ben de haberin altına şöyle bir yorum döşenmiştim:

Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde ne vefalı müdürler varmış da haberim yokmuş:)) Şışşşttt Bakanlık duymasın…Eeeee il müdürü şefi müdür vekili yaparsa o da başkanı olduğu dernekten müdürünün altına jeep çeker. Körler sağırlar birbirini ağırlar. Millet de uyur. Bu ne güzel dernekmiş böyle diğer il kültür müdürlüklerinin aklı yok mu neden onlar da böyle bir dernek kurmuyorlar:))

Şimdi yiğidi öldür ama hakkını yeme demişler. Bu müdür, adı geçen Derneğin parasıyla halka aşure de dağıttı.

Her ne kadar dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ramazan ayında lüks otellerde iftar yemeği vermeyin” diye uyardıysa da, bu müdür, sağ olsun fakirlere değil de, kendi çalışanlarına lüks bir otelde iftar yemeği verip, kameraların karşısına geçip kendine siyasi zemin hazırladı.

Bu müdür hızını alamadı. Sedir Adası kamulaştırmasında vatandaştan Derneğe para aktarmasını istedi.

O vatandaş ise masası, sandalyesi ve bilgisayarı olmayan memurların ihtiyacını giderdi.

Vay sen misin parayı Derneğe aktarmayıp da personele masa, sandalye, bilgisayar aldıran.

Bana ve İl Müdür Yardımcısına demediğini bırakmadı.

Hırsını alamadı.

Pazar günü sabahın köründe daireye gidip İl Müdür Yardımcısının masasını ona danışmadan söküp toplattı.

Sorarım sizlere?

2011 yılında yanılmıyorsam 500 küsur aşure dağıtımına, 3-4 bin civarında da personele iftar yemeğine oluk oluk para akıtan, müdürünün altına 30 binlik jeep çeken bu Dernek neden kendisinin de içinde yer aldığı mesai arkadaşlarına taş çatlasın bin liralık masa, sandalye ve bilgisayar almadı?

Alsa suç mu işlemiş olurdu?

Hayırrrrr….

Sonra ne oldu diye merak edeceksiniz.

Ne mi oldu?

Bizim Kamil gönlünde yatan Çanakkale Belediye Başkanlığı için 2013 yılında istifasını basıp AK Parti’den aday adayı oldu.

Listeye giremezse nasıl olsa daha iyi yere gelecek beklentisiyle.

Ancak AK Parti aday göstermeyince bizimkisi kös kös makamına geri döndü dönmesine de bu sefer her ne hikmetse İl Müdür Vekili yapılmadı.

Gurur meselesi yapıp 3 ay rapor ve izin alıp bir alt makamına hiç uğramadı. Sonrasında Gençlik ve Spor Bakanlığına uzman olarak geçti.

Devlet ellerinde çiftlik nasıl olsa. Ben Ankara’ya tayinimi yapamazken, bizim Müdür oradan oraya, bir kurumdan diğerine oda değiştirir gibi geçip durdu kolaycana…

Bu arada yerine atanan Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürü ise yakayı çabuk ele verdi.

2015 yılında Marmaris ilçesinde su sporları okulu açmak için görüşmeye gelen M.Y'den 800 avro rüşvet aldığı iddiasıyla Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından makamında gözaltına alınarak tutuklandı.

Bu kadar olaydan sonra bizim meşhur Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer 23.01.2018 tarih ve 64808 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Onayı ile bu sefer Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nde İl Müdürü Vekili oluvermiş.

Haydaaaaa….

Koskoca Bakanlıkta o mevkie atanacak yıllarca emek vermiş başka kimse yok muydu da Gençlik ve Spor Bakanlığından bu adamı geri atadınız?

Gönderdik diye pişman mı olmuştunuz?

Mademki bu görevi en iyi yapacak kişi olarak Kamil Özer’i görüyordunuz da, neden belediye seçimleri sonrası eski görevi olan Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü İl Müdür Vekilliğini vermediniz?

Bitmediiiii….

İstifa sonrası geri dönmek istediğimde bana bin dereden su getiren Personel Dairesi Başkanı Ahmet Yılmaz, Kamil Özer’i oradan oraya atarken hangi gerekçelere sığındı?

Bilin ki, iki elim iki yakanızda olacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığına sesleniyorum!

Yeter artık!

Bürokrasideki bu çürümüşlüğüne aranızdaki “al gülüm ver gülüm” kafasına bir son verin…

İsmet İnönü'nün, dediği gibi, “bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur.”

Devletine ve milletine ihanet yapmayan biri olarak yaptığınız haksızlıkların hesabını ölene kadar soracağım.

Daha fazla yazmaya gerek yok.

Görüyorsunuz ki, her şey ortada.

 

Dr. Binnur Çelebi

siyasetcafe.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum