Çelik: Tuvalet kapısına bile yazılamayacak ifadelerle bize saldırılması akıl tutulmasıdır.
ANKA – AK Parti eski Sözcüsü Hüseyin Çelik, partide görev yaptığı zamanlarda "dışarıya karşı etkin ve aktif bir mücadele yürütürken, kendi aralarında yapılan görüşmeler sırasında da doğruyu, hakkı söylemekten geri durmadığını" belirtirek, "Gün geldi, insanlar çoğunlukla sadece liderin ve liderliğin hoşuna gidecek şeyler söylemeyi tercih etti" açıklamasında bulundu. Bülent Arınç’ın veya kendisinin söylediklerinin, yazdıklarının bazı AK Partililerin, kapıkulu gazetecilerinin veya sosyal medya kullanıcısı troll ve troliçelerin hoşuna gitmeyebileceğini vurgulayan Çelik, "Tuvaletlerin kapısının arkasına bile yazılamayacak ifadelerle bize saldırılmasının akıl tutulmasından başka izahı yoktur" dedi.
Eski Bakanlardan, AK Parti eski Sözcüsü Hüseyin Çelik, AK Partiye yönelik eleştirileri sonrasında kendisine yöneltilen suçlamalara internet adresinde kaleme aldığı makaleyle yanıt verdi.
Yaratılan hiçbir insanın aynı olmadığına, çeşitliliğin farklı görüş ve tartışmayı da beraberinde getireceğine dikkat çeken Çelik, asrı sadette istişare ve tartışmanın olduğunu belirtti. İstişare konusunda ayetlerle örnekler veren Çelik, Hazreti Muhammet ve dört halifenin her türlü tartışmaya ve eleştiriye açık olduğunu belirterek, “Emevilerle beraber, istişare, tartışma ve eleştiri rafa kalktı. İslam tarihinde ne yazık ki Cumhurî uygulama, yerini saltanata bıraktı. Saltanat, ortak ve aykırı görüş kabul etmez” dedi.
-MİŞ GİBİ YAPMAK İSTİŞARE OLMAZ-
Batı demokrasilerinde istişare, tartışma, aykırı düşme ve eleştirinin olmazsa olmaz kabul edildiğine işaret eden Çelik, eleştirinin ve tartışmanın olduğu durumlarda gelişmenin, ortak aklın ve bereketin bulunduğunu söyledi. Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Eğer eleştiri ve tartışma yerini kayıtsız şartsız tasdik etmeye, ululamaya, şakşaka, külah kapmak için tabasbus ve yalakalığa bırakmışsa orada ortak akıl kaybolmuştur, hayır ve bereket yok olmuş demektir. Eleştiri ve tartışmanın olmadığı yerde önce durağanlık, sonra çürüme başlar. Yanlış anlaşılmasın istişare, önceden biri veya birileri tarafından kararlaştırılan konuların bir heyete tasdik ettirilmesi değildir. İstişare, her türlü peşin kabulden arınmış bir tartışmayı ve fikir alışverişini gerektirir. Yani miş gibi yapmak istişare olmaz.”
-GÜN GELDİ, İNSANLAR SADECE LİDERİN HOŞUNA GİDECEK ŞEYLER SÖYLEMEYİ TERCİH ETTİ-
Kendilerinin AK Parti’nin yanaşmaları değil asli unsurları olduğunu belirten Çelik, AK Parti kurulmadan, partinin program taslağını hazırlamak üzere Uludağ’da 15 gün kampa giren 11 kişiden biri olduğunu anımsattı. AK Parti’nin kuruluş yıllarında yaşananlara atıfta bulunan Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun başdanışmanlıklarında bulunduğunu ifade ederek, “Bizim bu aktif görevlerde bulunduğumuz zamanlar, müesses nizamın bütün kurumları ve aktörleri ensemizde boza pişiriyordu. 28 Şubat‘ın habis ruhu o zaman bütün devlete ve hayata hakimdi. Siyasi güç bugünkü gibi prangalarından kurtulmuş değildi” dedi. 27 Nisan bildirisinin yayımlandığı dönemde yaşananlara dikkat çeken Çelik, görevleri esnasında dışarıya karşı etkin ve aktif bir mücadele yürütürken, kendi aralarında yapılan görüşmeler sırasında da doğruyu, hakkı söylemekten geri durmadığını kaydetti. Liderlere ve yönetimlere yönelik eleştirilerini saygılarını bozmadan yapıcı bir dille gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Çelik, şunları kaydetti:
“Gün geldi, insanlar çoğunlukla sadece liderin ve liderliğin hoşuna gidecek şeyler söylemeyi tercih etti. Eğer içerideki dar gruba bir şey söyleme, meram ifade etme, olması gerekenleri ve olmaması gerekenleri söyleme imkan ve şansınız kalmamışsa, siz mecburen aynı camianın dışarıdaki ve olup bitenlerden habersiz milyonlarca mensubuna hitap etmek durumunda kalırsınız.
-TUVALET KAPISININ ARKASINA YAZILAMAYACAK İFADELERLE BİZE SALDIRILMASI AKIL TUTULMASIDIR-
AK Partili Bülent Arınç’ın veya kendisinin söylediklerinin, yazdıklarının bazı AK Partililerin, kapıkulu gazetecilerinin veya sosyal medya kullanıcısı troll ve troliçelerin hoşuna gitmeyebileceğini belirten Çelik, şu değerlendirmede bulundu:
“Bizi bundan dolayı eleştirmek de en tabii haklarıdır. Ancak tuvaletlerin kapısının arkasına bile yazılamayacak ifadelerle bize saldırılmasının akıl tutulmasından başka izahı yoktur. AK Parti gençliğinin böyle bir seviyesizliğe alet olmayacağına inanıyorum. Eleştirmekle hakaret etmek, haysiyet cellatlığı yapmak, işi şahsiyata dökmek, insanların aile fertlerine saldırmak, onları paralelci ilan etmek ve nihayet bütün bunları fikrini söyleyen, itirazını medeni bir şekilde dillendiren kişiye karşı bir linç kampanyasına dönüştürmek demokrasiyle de insanlıkla da, İslamlıkla da bağdaşmaz. Hele ki bu kimseler, yıllarca bu partinin taşıyıcı kolonları olarak vazife almışlarsa. Hele ki bu insanlar, çileli günlerin baş eğmeyen neferleri ise. Hele ki bunlar, en zor gün ve anlarda sizinle beraber hak, hukuk ve demokrasi mücadelesi veren gazetecilerse. Özgüven patlaması ve güç zehirlenmesi, sitem eden, kırgın olan veya zarar vermemek adına kenarda duran herkese ‘sanki kunduramdan bir çivi düşmüş’ muamelesi yaparsa gün gelir yalın ayak kalmak mukadder olur. Bizden söylemesi.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.