1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. Direnişin ilk kurşununu atan gazeteci Hasan Tahsin anılıyor
Direnişin ilk kurşununu atan gazeteci Hasan Tahsin anılıyor

Direnişin ilk kurşununu atan gazeteci Hasan Tahsin anılıyor

Gazeteci Hasan Tahsin, 102 yıl önce bugün; 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkartma yapan Yunan Efsun Alayı askerlerine, Kordonboyu mevkisinde ilk kurşunu atarak şehit düşmüştü.

A+A-

Gazeteci Hasan Tahsin, 102 yıl önce bugün; 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkartma yapan Yunan Efsun Alayı askerlerine, Kordonboyu mevkisinde ilk kurşunu atarak şehit düşmüştü. İzmir’de düşmana ilk kurşunu atarak ölümsüzleşen, ardından da düşman askerlerince katledilen Hasan Tahsin hala hatırlanıyor.

Birinci Dünya Savaşı’nın kaybedilmesiyle Anadolu’yu işgale gelen Yunan askerleri ilk kez 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkmıştı. Yunan askerinin İzmir’e ayak basmasının ardından gazeteci Hasan Tahsin Yunan askerine ilk kurşunu sıkan isim olmuştu. Yunan askerinin süngüsüyle öldürülen Hasan Tahsin, Kurtuluş Savaşı’nın ilk şehidi sayılıyor.

ŞEHİT GAZETECİ HASAN TAHSİN KİMDİR?

Asıl adı Osman Nevres olan Hasan Tahsin 1888 yılında Selanikte doğdu. Mustafa Kemal Atatürk’ün de okuduğu Şemsi Efendi Okulu’nda öğrenim gördü. Daha sonra Selanik Feyziye Mektebi’ne yazıldı. Buradan mezun olduktan sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından burs verilerek Paris Sorbonne Üniversitesi’ne gönderildi.

Anadolu’nun işgalinin ardından, yurt genelinde kurulan direniş cemiyetleri, İzmirde de kendini göstermekteydi. “Redd-i İlhak Heyeti Milliyesi” adının verildiği bir dernek, İzmir’i Yunanlılara teslim etmek istemeyen vatandaşlar tarafından kurulmuştu. 14 Mayıs 1919’u 15 Mayıs 1919’a bağlayan gece, çok sayıda İzmirli, Maşatlık Meydanı’nda toplanmıştı. Meydanda toplanan binlerce insana hitap eden isimlerden biri, dönemin belediye başkanı Hacı Hasan Paşa; bir diğeri ise, “Hukuk-u Beşer” gazetesinin başyazarı olan, Hasan Tahsin’di.

Bu iki önemli kişi, İzmir halkını direnişe davet ediyorlardı.

Konuşmalardan sonra, hemen o gece, Hasan Tahsinin önderliğinde hazırlanan direniş bildirilerinde, İzmir halkının düşmana karşı birlik olması, isyan etmesi ve kendini göstermesi gerekliliği vurgulanmaktaydı. Hasan Tahsin: “Burayı Yunan’a vermeyeceğiz. Vermek isteyen kuvvetle paylaşacak kozumuz var!” demişti. 15 Mayıs 1919 günü sabah saat 7.30 sıralarında, Hasan Tahsin, Konak Meydanı’nın Kordonboyu kısmında, koyu renkli takım elbisesini giymiş vaziyette bekliyordu. Sabah saat 9’a doğru, Pasaport Limanına Yunan gemileri çıkarma yapmaya başlamıştı. Yerli Rumlar, ellerinde Yunan bayraklarıyla orduları karşılıyor, gemilerden inen askerler işgal edecekleri mahallelere dağılmak üzere hazırlanıyorlardı. Yunan askerlerinin yürüyüşleri başladığı esnada, Hasan Tahsin bir anda kalabalığın arasından sıyrılarak ön tarafa geçmişti. Hasan Tahsin’in yüksek ve gür bir sesle, “Olamaz, olamaz! Böyle ellerini sallaya sallaya giremezler!” şeklinde bağırdığı duyuldu.

Daha sonra, Hasan Tahsin silahı ile düşmana ilk kurşunu sıkması tarihe geçti. İlk anda, Basile Delaris ve Jorj Papakostos isimli mEfsun Alayından iki askeri öldürdü. Bu ateşin ardından, Yunan askerleri tarafından süngülerle öldürülen Hasan Tahsin, o sırada henüz 31 yaşındaydı

Milli Mücadelenin fitilini ateşleyen İzmir’in Yunan ordusu tarafından işgali, 102 yıl önce bugün gerçekleşmişti.

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı (Harb-i Umumi) akabinde İtilaf güçleriyle 30 Ekim 1918’de imzaladığı Mondros Mütarekesi’nin ardından, Yunanistan 15 Mayıs 1919’da İzmir’i ve müteakiben Anadolu’nun batısını işgale başlamıştı.

Yunan işgali savaş yorgunu bir milletin, İtilaf güçlerinin baskısı ve işgalleri altındayken silkinerek direnişe geçmesine, bozgun psikolojisine karşın imkanları ölçüsünde savunma ve kurtuluş olanakları aramaya sevkine yol açtı. Nitekim 19 Mayıs 1919’da modern Türkiye’nin kurucusu Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a çıkarak Milli Mücadeleyi başlatacaktır.

Türk köylerinin talan edilip yakılması ve çeşitli saldırılarla, tecavüzlerle Anadolu’yu kana ve ateşe boğan işgalciler,

Milli Mücadele’nin (Kurtuluş Savaşı-İstiklal Harbi) başarıyla sürdürülmesi neticesinde 26 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın (Atatürk), “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emriyle başlayan Büyük Taarruz harekâtı ile püskürtülecek, Türk ordusu Yunan işgali altındaki İzmir’e 9 Eylül 1922’de girecektir.

Siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.