İran-ABD-İsrail Çatışmasında Üçüncü Yol
İran, İsrail ve ABD çatışmaları sonucunda ekranlarda etkili, yetkili birçok insanı dinledik.
Hepsi alternatifsiz iki taraflı sonuç olasılığı üzerinde durdular.
Üçüncü bir seçenek daha var oysa, mevcut rejimin tasviyesi ve İran’ın sınırları içinde yeni bir rejimle, yani batı demokrasisi ile bölgedeki etkin liderlerin birlikte çalışmak istedikleri seçilmiş cumhurbaşkanın bir süre daha etkin rol alması.
Bu fikir ekseninde başlıyorum.
Ben bölgeye daha yakın olsun diye son beş günümü Kars, Iğdır ve Ağrı’da geçirdim. Van’a da geçecektim ama zaman sıkıntısı başımıza bela her zamanki gibi.
Tanıyanlar, görenler bu çatışmanın sonucu ne olur diye soruyorlar.
Oturup sohbet ettiğim dostlara kısaca anlatmaya çalışsam da sebep sonuç ilişkisi kurmak gerekiyor.
ABD’nin yeni Ortadoğu projesinde bölünmüş bir İran cümlesi geçmiyor. İran’ın bölünmesini isteyen ve oradan toprak koparmak hayali kuranlara kötü bir haberim var.
IKBY arazisinde devlet kurma hayali ile mastürbasyon yapmaya ve altı boş slogan atmaya devam edecekler.
Suriye’de ABD’nin silahlı terör gruplarının tasviye edilmesine ne derece destek verdiğine hepimiz şahit olduk.
ABD’li stratejistler ve fikir kuruluşları yeni süreçte Ortadoğu’da istikrarı sağlamak için devletleşmeye büyük önem vermekteler. Gruplarla, aşiretlerle değil de devlet başkanlarıyla çalışma öncelikleri var.
Özellikle bölgenin etkin aktörü olan Türkiye ve Azerbaycan, Ermenistan’ın da desteği ile bu dönemde İran’ın başında Mesud Pezeşkiyan’ın olmasını istiyorlar. Bu öneriye Trump’ta sıcak bakıyor.
Bu durum Zengezur Koridorunuda etkiliyor çünkü.
Dönem dönem molla yönetimine muhalif çıkışlarda bulunan Pezeşkiyan, İran’da batının iyi niyet göstergesi olacak. Aynı zamanda BRİCS grubundaki Çin ve Rusya’yı da Fransa eksenli molla yönetiminden kurtaracak bir plan bu. Her taraf şu anda bu fikir etrafında anlaşmış durumda.
Peki, İran Azerbaycan ve Türkiye’ye neden saldırdı?
İran içindeki dinamik gruplar, Pezeşkiyan’ı destekleyen bu iki ülkenin iran’a saldırarak Pezeşkiyan taraftarlarının tepkisini çekmesini istiyor. Bilindiği gibi İran’ın neredeyse %50’si Türk soylu.
Bu fikir ne zaman doğdu?
Bu plan, 2025 12 Haziran’da Tebriz’deki askeri üslerin vurulması sonrasında, Türk soyluların ABD ve İsrail karşıtı gösterilerle sokaklara çıkmasıyla gündeme geldi.
ABD’nin ülke yönetimlerine karşı, ülke içindeki etkin gruplar üzerinde “kamu diplomasisi” kurumunu kullandığını düşünecek olursak. Pezeşkiyan fikri çok yönlü memnuniyet sağlayacak gibi görünüyor.
İran yönetiminin Abd eksenine geçiş sürecinde, daha sakin ve olumlu olacağı düşünülüyor.
İran İslam Cumhuriyeti molla yönetimi nerede yanlış yaptı?
Rusya'nın NATO ile sınır olmama kuralını, tarafsız kalarak tampon bölgede olması gereken Ukrayna yıkmaya çalıştı ve yukarıda çatışma alanı oluştu.
Ortadoğu’da egemen devlet olan Amerika Birleşik Devletleri, İran’ın BRİCS’e üye olması üzerine harekete geçti. İran yönetimi tarafsızlığını korumuş olsaydı bölgenin sükunet hali daha uzun sürebilirdi.
Bunun yanı sıra artan petrol ürünleri talebi Venezuela gibi İran’da da ortak çalışılacak veya açıkçası yeraltı kaynaklarını sömürtecek bir yöneticiye ihtiyacı artırdı.
Bu arada belirteyim Şah Pehlevi’nin hiçbir şansı yok. Avrupa’da 1974 yılında babasının sebep olduğu petrol krizi henüz unutulmuş değil.
Başta söylediğim gibi, bu savaşta üçüncü bir şık var. Mevcut İran yönetimi hala direniyor fakat, kara savaşında başarı şansları yok denecek kadar az.
Zira yıllara bağlı yaşanmışlıklar, İran halkının büyük kısmının molla rejimine güvenini kırmış görünüyor.
Bizim desteklediğimiz ana strateji ve politika ise; İran topraklarının sınırları değişmeden yeni dönemde yerini alması.
Yönetim şeklinin İran halkına bırakılması.
KALIN SAĞLICAKLA!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.