Dr. Volkan AYDEMİR

Dr. Volkan AYDEMİR

Kocaeli'de Siyasetin Merkezi Ve Siyasetçilerin Karnesi

Kocaeli'de Siyasetin Merkezi Ve Siyasetçilerin Karnesi

Kocaeli’nde yerel yöneticilerin sayesinde iki taraflı eleştiri fırsatı çok çıkıyor. Kimi zaman, henüz yeni uyanmış milletvekillerinin de sırf iş yapmış görünmek için konuya dahil olmaları neticesinde futbolcu tabiriyle 90’a atılacak çok fazla orta yapılıyor.

Günümüzde işin uzmanlarına ne kadar güveneceğimizi bilmediğimizden özellikle metro çalışmalarını eleştirmek ile desteklemek arasında gidip gelmekteyiz. Metro iyi bir fırsat ama, zemin etütü uluslararası standartlarda yapıldı mı bilinmez. Ya da etüt yapan teknik personelin yetkinliği sorgulandı mı muamma?

Malum Ulaştırma Bakan yardımcısı bile sahte diploma olayı patladıktan sonra resmi profilindeki eğitim bilgilerinden 3 ya da 4 diplomayı sildi. Kaldı ki fetö terör örgütü yapılanmasının öncesi de var mutlaka ama, özellikle 2005’ten sonra ÖSYM’den soruları çalarak kendi şakirtlerine verdiği hukuken kanıtlandı.

Eee ne oldu milyonlarca dershane öğrencisi? Hepsi KHK’lı olmadı değil mi?

Mühendis, tabip, öğretim görevlisi, sağlım personeli, öğretmen, polis, asker, memur, işçi olarak hala aramızda dolaşıyorlar. Veya bürokraside yönetici, belediye başkanı, siyasetçi ve kamu personeli olarak görev yapıyorlar.

Örnek vereyim bu cenahtan birisiyle çalışıyorduk, hanımefendiye üç yıl boyunca cihazı açıp bakım yapmayı öğretemedik. Mesela mikrobiyoloji uzmanı olan bir hekim vardı, bırakın uzmanlığı tıp fakültesini, liseyi nasıl bitirdiğini sorgulatıyordu kimi zaman.

Buna benzer kişilerin çalıştığı bir kurum yaptıysa zemin etüdünü vay halimize!

Bu işten en çok vatandaş zararlı çıkar yine. Başkan bu seçimi kaybedip gider, partisi iktidarda yine bir yerde sultan olur. Vatandaş dişinden tırnağından artırdığıyla aldığı evini kaybeder, zararı telafi edilir belki, ama zaman içinde çektiği eziyet yanına kar kalır.

İşte alt tabakada bütün bunlar yaşanırken, vatandaşın kendi eliyle seçtiği, seçilmiş elit tabakada durum biraz farklı. Kocaeli’nde gündem çok hararetli ve hareketli. Bana sorarsanız, bir siyaset bilimci olarak değerlendirdiğimde; muhalefet kanadından iki milletvekilinin ve iktidar kanadından yine aynı şekilde iki milletvekilinin karnesi olağan üstü iyi durumda.

Bir de ördek yavrusu gibi etnisite üzerinden sürekli mağduriyet yaratan, her defasında konuyu, etle tırnak gibi olduğumuz, akrabalarımız, arkadaşlarımız ve ulusumuzun vazgeçilmez paydaşı olan Kürtler üzerine getirip prim yapmaya çalışan ama her defasında ayrılıkçı ırkçılar tarafından Türk olmakla suçlanıp dışlanan doğan görünümlü şahin var.

Her iki tarafın Kocaeli Üniversitesinden büyük umutlarla transfer ettiği, mesleklerinde otorite olup, halkla ilişkilerde ve politikada sıfır çeken tabip olan iki vekili saymazsak tabi. Arada bir açıklama yapıyorlar.

Zorlama siyaset yaptıkları için hocalara bilgiler ve veriler geliyor, durum değerlendirmesi yapıp, işin oluruna bakıyorlar.

Sonra konseyde tartışıp, yaklaşık bir ay sonra açıklama, iki ay sonra da eyleme geçiyorlar. Hastanede ameliyat olanlar bu süreci çok iyi bilirler.

Gelelim diğer 7 milletvekiline zaman zaman gündeme gelmiş olsalar da hala ismini bilmediğim milletvekili var.

Birçoğunun ismine aşina olmama rağmen, Kocaeli milletvekilleri olan sayın Hasan Bitmez ve sayı Mehmet Aşıla ismini ilk defa duydum. Kocaeli’nde seçmen benim gibi bilmiyordur çoğunlukla sanırım.

Yerel yönetimlerde çok ciddi takip ettiğim ve başarılı bulduğum belediye başkanları var. Bunların başında Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer geliyor. Derince Belediye Başkanı Sertif Gökçe ile Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt ikinci sırayı paylaşıyor.

Başiskele Belediyesi çalışanlarını, kibir abidesi bir idareciye rağmen kurumlarına değer katmaya çalıştıkları için gayretlerinden dolayı tebrik ediyorum.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin mütevazi ve gerçek çalışkan bürokratlarını tebrik etmek isterim. Haklarını yemeyeyim sayıları az da olsa, üst yönetim koltuklarında oturan çoğunluklar gibi halkın içinden çıktıklarını unutmuyorlar.

İzmit belediyesi hep bildiğimiz gibi işte çağı-bağır, kavga-gürültü çalışıyorlar. Ne hikmetse İzmit belediye meclisinde bütün gruplarda bir kavga hali var. Belediye başkanı hanımefendi Büyükşehir adaylığı için reklamın iyisi kötüsü yoktur diye sürekli gündemde kalıyor.

Bu arada kendisini uyarayım Yahya Kaptan mahallesi sakinleri ücretli otopark konusunda tavırlılar. Sandığa ne derece yansır bilemiyorum tabi. Metro çalışmaları sırasında yaşanan talihsizlikler ve sorunlar KBB Başkanı Tahir Büyükakını zora sokacak gibi görünüyor.

Son günlerde sürekli vatandaşın göz hizasında durması yetmeyebilir. Başkan beye daha önce çağrı yapmış, vatandaşın göz hizasına in demiştim.

Yanlış anlamış, daha doğrusu; göz hizası Sivil Toplum Kuruluşlarına gelenlerle şirin birkaç poz fotoğraf çektirmek değil.

İlçelerdeki mahallelerdeki semt pazarlarında, sokaklarda, sağlık ocaklarında yanında sadece danışmanı ve koruması olarak gezebilirse, insanlarla hasbihal ederse, vatandaşa kendisini tanıma fırsatı vermiş olur.

Bilecik valisiyken söğüt şenliklerinde önünde Kafkas ekibi gösterisi yaptırarak Türkiye-Azerbaycan bayrağı hediye etmiştim kendisine, sonra tanıtım çadırımızı ziyaret etmişti, o zaman vatandaşa daha çok yakındı sanki. Yine de kendisi bilir, benimki bilim uzmanı olarak bir tavsiye sadece.

Neyse, hal böyle iken, Kocaeli’nde yaklaşık bir aydır gündem olan Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi yeniden yapılanması olayını henüz gündeme getiren muhalefetin pek muhterem milletvekili saygıdeğer hocamıza kocaman bir: Sana da Günaydın ve onun yaptığı gibi, sana da merhaba!

Diyerek konuyu bir fıkra ile bağlayayım.

Ağrı’dan Amerika’ya göçüp dil sorununu çözdükten sonra topluma entegre olmaya çalışan Ahmet dayı, sosyalleşip dil pratiği yapmak için, bir vakfın düzenlediği, suikastla hayatını kaybeden ABD’nin efsane başkanlarından, Abraham Lincoln ’ün anma etkinliğine katılır.

Ortamda Türkleri ve ikramları görünce haliyle, memleket sohbetleri falan derken. Anma etkinliğini düzenleyen Lincoln vakfı yöneticileri ve Amerikalılar mum yakma ve diğer ritüellerden sonra toplu halde ağlamaya başlarlar. Ahmet dayı Anadolu insanı tabi, yüreği burkulur, üzülerek yanındakine sorar.

-Niye ağlıyor bunlar?

Yanındaki dostu bakar ki Ahmet dayının gözleri doldu, dudağı büzüldü, birazda hınzırlıktan,

-Bunların büyüğü, eski başkanı Abraham Lincoln suikastla öldürüldü.

Feodal gelenekle büyümüş dayı, aile büyüğü, başkan deyince hiddetlenir o kızgınlıkla sorar.

-Nasıl? Ne zaman? Çocuğu kardeşi yok mu? Polise askere haber verelim diye.

Hemen atılır. Dostu bu temiz Anadolu insanını sakinleştirmek için.

-Dur dur! 150 yıl önce öldürüldü Lincoln der.

Derin bir nefes alıp rahatlayan Ahmet dayı, biraz da alaycı bir tavırla.

-Vay malamına! Bunlar daha yenimi öğrendi ağlıyorlar?

Diye sorar!

Yani!

Kocaeli Siyaseti daha çok su götürür. Buradan parti ayrımı yapmaksızın vatandaşın göz hizasından hiç ayrılmayan, milletvekilleri sayın Lütfü Türkkan, sayın Veysel Tipioğlu ve sayın Harun Yıldızlı’ya selamlarımı gönderiyorum. İsimlerini arama motoru Google’den öğrendiğim, Sayın Hasan Bitmez ve Sayın Mehmet Aşıla’yı güzel bir halk türküsü olan “salında gel” ile selamlıyorum.

Sahada üç vekilden az, diğer vekillerden çok gördüğüm. Karşılaştığımızda çok tanışmasak bile, nezaketen de olsa selamlaştığımız sayın Cemil Yaman’ı da selamlayayım. Bizim evde yazılarımın her satırı okunuyor, şimdi maraza çıkmasın.

Aklıma gelmişken bir de, Sümbülzade Vehbi Efendi’nin o meşhur şiirinin selamla ilgili olan ilk iki satırının, seçimden seçime gerçekleşmemesi ümidiyle.

KALIN SAĞLICAKLA!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Volkan AYDEMİR Arşivi