Emin Çölaşan Erdoğan'a ne sözü verdi?

Emin Çölaşan Erdoğan'a ne sözü verdi?

Emin Çölaşan, Erdoğan'ın ABD ziyaretiyle ilgili değerlendirmeler yaptı ve ona bir söz verdi.

A+A-

Köşe yazarı Emin Çölaşan, bugünkü "İki dev karşı karşıya!" başlıklı yazısında, "Şimdi kesinlikle inanıyorum, Beyaz Saray'daki bu buluşmada Recep Bey bu mektup konusunu kesinlikle gündeme getirecek, “Önce şu hakaretlerin için bütün dünyanın önünde benden ve Türkiye'den özür dile bakalım” diyecektir!.." dedi. 

"İşte, bunu başardığı takdirde ABD gezisi dönüşünde havaalanında onu karşılayıp kucaklayanlar arasında ben de yerimi alacağım." diyen Çölaşan'ın yazısı şöyle:

Sevgili okurlarım, bugün Washington'da çok önemli bir buluşma var…

Bu buluşma sadece bizi değil, bütün dünyayı yakından ilgilendiriyor!

Dünyanın iki devi bugün yüz yüze gelecek, belki öpüşecek, belki de kapışacak…

Bay Trump ve Recep Tayyip Erdoğan.

Maçın sonucunu merakla bekleyeceğiz!

Adına Trump denilen ve dünya lideri geçinen adam gerçek bir süper manyak. Bunu artık bütün dünya kabul ediyor.

Astığı astık, kestiği kestik.

Recep Bey derseniz, gerçek bir dünya lideri…

“Eyy falanca” diye kükrediğinde sadece Türkiye'de değil, dünyadaki bütün akarsular duruyor.

“Eyy Amerika, eyy AB, eyy Esad” diye kükrediği anda ise dünya sarsılıyor, titremeye başlıyor.

Vurdu mu oturtuyor.

Sağa sola bir posta koydu mu ortalığı mahvediyor.

Şimdi düşünün, bu iki dünya devi, dünya lideri ABD'de karşı karşıya gelince acaba neler olacak!

★★★

Ben vatandaş kimliğimle merak ediyorum ve tahmin ediyorum ki Recep Bey bu görüşmede intikamını alacaktır.

Neyin intikamı?

Süper manyak Trump'un kendisine gönderdiği o inanılmaz mektubun intikamı…

Ve yine tahmin ediyorum, adına Trump denilen o adama özür diletmeyi başaracaktır!

★★★

Neydi o mektup?..

“Ekselans Recep Tayyip Erdoğan. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı” diye başlıyor ve sözlerini mahalle ağzıyla sürdürüyordu.

Böylesine terbiyesiz-saygısız bir mektup, çöküş döneminde bile herhangi bir ülkenin başındaki kral, imparator vesaire tarafından Osmanlı padişahları dahil hiç kimseye  gönderilmemişti.

Yarım sayfalık küstah bir mektup… Altında doğrudan Trump'un imzası var.

★★★

Doğrudan posta koyuyor, tehdit ediyor…

“Sen (Suriye'de) binlerce kişinin katliamından sorumlu olmak istemezsin ve ben de Türk ekonomisini tahrip etmekten sorumlu olmak istemem ve gerekirse bunu yapacağım” diyor!

Sonra bir öneri getiriyor ki, inanılır gibi değil.

Terör örgütü PKK'nın başındaki bir şahısla Recep Bey'in doğrudan konuşmasını istiyor.

Terbiyesiz herif, o teröristten “General” diye söz ediyor.

★★★

Ama işin çok daha vahim, yüz kızartıcı bir boyutu var.

Recep Bey'e hitaben yazdığı bu mektupta inanılmaz sözler söylüyor.

Okuyunca demiştim ki “Bunları yazabildiğine göre, o sırada mutlaka kafayı bulmuştu, sarhoştu… Ya da manyaklık düzeyi tavan yapmıştı!”

Nedenini söyleyeyim, aynen şöyle diyordu…

“Don't be a tough guy.”

Sokak edebiyatı!.. Anlamı geniş: “Böyle kabadayılık etme, sert çıkışlar yapma, herkese posta koyma.”       

★★★

Ama söz konusu mektupta bir cümle daha var ki, insanı gerçekten şaşırtıyor, üstelik utandırıyor:

“Don't be a fool.”

Anlamı: “Aptal olma, aptallık etme.”

Evet, çöküş dönemindeki hasta adam Osmanlı'nın padişahlarına bile içeriden veya dışarıdan böyle aşağılayan, hakaret eden bir mektup gönderilmemişti.

Bu mektup ABD medyasına servis edildi ve orada belgesiyle birlikte yayınlandı. Yoksa inanmazdık.

★★★

İş açığa çıkınca bizimkiler zor durumda kaldı…

“O mektubun bizim için hiçbir geçerliği yoktur. Biz onu çöpe attık” demekle yetindiler.

Oysa çöpe möpe atmadılar!..

Mektup ne yazık ki Türk devletinin arşivine girdi…

Ve sonsuza kadar da orada kalacak.

★★★

Şimdi sıra geldi iki dünya devinin ABD'de gerçekleşecek buluşmasına…

Bir yanda dünyanın sahibi olarak kendisini gören manyak Trump…

Öte yanda ise vurdu mu ses getiren, gerektiğinde dünyayı titreten bizim Recep Bey…

Şimdi kesinlikle inanıyorum, Beyaz Saray'daki bu buluşmada Recep Bey bu mektup konusunu kesinlikle gündeme getirecek, “Önce şu hakaretlerin için bütün dünyanın önünde benden ve Türkiye'den özür dile bakalım” diyecektir!..

Ve göreceksiniz, Trump resmen özür dileyecektir!

Dünya liderimiz Recep Bey, ona tükürdüğünü mutlaka yalatacaktır.

İşte, bunu başardığı takdirde ABD gezisi dönüşünde havaalanında onu karşılayıp kucaklayanlar arasında ben de yerimi alacağım.

Sözüm söz!

Söz vermesi benden, beklemesi sizden!

 

Siyasetcafe.com

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum