1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Enver Altaylı'nın şok mektubu: FETÖ'ye şikayet etmiş!
Enver Altaylı'nın şok mektubu: FETÖ'ye şikayet etmiş!

Enver Altaylı'nın şok mektubu: FETÖ'ye şikayet etmiş!

Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, “Altaylı’nın FETÖ mektubu” başlıklı iki yazısında, Altaylı’nın Fethullah Gülen’e yazdığı mektubun ayrıntılarını açıkladı. Altaylı FETÖ’ye MİT müsteşarını “Rusçu” diye şikayet etmiş.

A+A-

Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, dün FETÖ’den tutuklanan eski MİT mensubu Enver Altaylı’nın Fethullah Gülen’e yazdığı mektubu açıklamıştı.

Mahmut Övür, dünkü yazısında; “CIA ile de ilişkili olduğu bilinen Altaylı, ABD ile Türkiye arasında derin tartışmalara yol açan Rıza Sarraf olayıyla yakından ilişkili FETÖ'nün MİT içindeki önemli ismi Mehmet Barıner'in Türkiye'den kaçırılması gerekçesiyle gözaltına alınmış sonra da tutuklanmıştı. Bu bir CIA operasyonuydu. Geçmişi soru işaretleriyle dolu Altaylı, yıllar sonra ortaya çıkmış, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası MİT'ten atılan Barıner'i kaçırmak için devreye girmişti. Ancak bu kirli operasyon başarılamadı ve Altaylı Antalya'da saklandığı köyde yakalandı” hatırlatmasında bulunmuştu.

“KAŞİF KOZİNOĞLU'NDAN, DOĞU PERİNÇEK'E…”

“Şimdi gelin, Altaylı'nın kendi kaleminden çıkan ve FETÖ elebaşı Gülen'e yazdığı yeni bir ‘Sır Mektup’tan söz edelim” diyen Mahmut Övür, şunları yazmıştı:

“Mektup, ‘Muhterem Efendim’ diye başlıyor ve övgüler dizdikten sonra sözü kendisine getirip şöyle diyor:

‘Lütfen beni bir öğrenciniz, bir muhibbiniz, bir küçük kardeşiniz kabul etmeniz bana hediyelerin en büyüğüdür. Hizmet kervanınızda benim de payım olursa bu da Rabbimin bana büyük bir lütfu olacaktır.’

Tabii mektupta sadece övgüler ve kendi tanıtımı yok. FETÖ'nün kirli akılları nasıl bir araya getirdiğinin ipuçlarını verecek analizler ve o analizlerle ilgili kişiler de var. Altaylı, MİT'te görev yaptığı 60'lardan başlayıp, Komünizmden, Fuat Doğu'dan, Rusya'nın içimize uzanan kollarından, 12 Mart 71 darbe teşebbüsünden, Madanoğlu'ndan, Memduh Tağmaç'tan, Sadi Koçaş'tan, Mesut Yılmaz'dan, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'dan, Ergenekon'dan tutuklandıktan sonra yaşamını yitiren MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'ndan, Doğu Perinçek'ten, hatta eski büyükelçi Volkan Vural ve eski gazeteci Tuncay Özkan'dan bile söz ediyor. FETÖ'ye hayran eski bir MİT mensubunun yazdıkları ibretle okunacak nitelikte. Devam edeceğiz.”

Mahmut Övür, bugünkü “Altaylı’nın FETÖ mektubu -2” başlıklı yazısında Altaylı’nın Fethullah Gülen’e yazdığı mektubun ayrıntılarını aktarmayı sürdürdü.

Enver Altaylı’nın Fethullah Gülen’e kendini anlatırken, Fuat Doğu ve Nur Risalelerine övgüler dizdiği belirten Mahmut Övür mektuptan şunları yazdı:

“Paşa (Fuat Doğu) MAH döneminde ve MİT döneminde devlet içindeki Rus yanlısı yapılanmanın tasfiyesi konusunda ciddi işler yapmıştır. 12 Mart 1971 darbe teşebbüsü, ordudaki Moskova yanlısı sosyalist subayların, bazı TKP'liler ve sosyalist aydınlarla birlikte hazırladığı bir darbe girişimi idi. Cemal Madanoğlu bunların en etkililerindendi.’

O döneme ilişkin FETÖ elebaşı Gülen de farklı düşünen biri değil ama Altaylı onunla ortak geçmişini ısrarla hatırlatıyor: ‘Hedef Türkiye'yi Doğu Avrupa Sosyalist Halk Cumhuriyetleri benzeri bir Sovyet peyki haline getirmekti. Teşebbüs, Fuat Doğu ve Org. Memduh Tağmaç tarafından akamete uğratıldı.”

“ATASAGUN DEVLET İÇİNDEKİ RUSÇU YAPILANMANIN…”

Mahmut Övür, “Altaylı, Fuat Doğu'yu görevden aldığını söylediği dönemin başbakanı Sadi Koçaş için de şunları yazıyor” diyerek mektuptaki şu ifadeleri aktardı:

“Bugün biz Koçaş'ın Moskova ile özel irtibatları olduğunu biliyoruz.’ Altaylı, bugün Gülen'in koruyucu meleği olan ve 12 Mart muhtırasının arkasında olduğu bilinen ABD'den hiç söz etmiyor. FETÖ'cülerin özellikle Ergenekon döneminde bilinçli kullandığı itibarsızlaştırma, yani herkesi Ergenekoncu veya İrancı yapma yöntemi gibi önüne geleni Rusçu olmakla suçluyor.

Altaylı, Rusya'nın bir istihbarat devleti olduğunu, batılı istihbarat örgütlerine sızdığını uzun uzun anlatırken sözü MİT'e getiriyor ve şöyle diyor: ‘1965'ten bu yana bizde yakalanan Rus servis ajanı yoktur. Gerçekten yok mudur?

Yoksa sızma öyle güçlüdür ki yakalamak mümkün mü değildir? Ben ikinci kanaatteyim.

Mesela Moskova Büyükelçimiz Tansu Çiller'in danışmanı Volkan Vural ki, şu anda Doğan Medya Grubu'nda önemli bir pozisyondadır. Moskova'nın adamıdır.

MİT'in en kısa zamanda revize edilmesi, yeniden yapılandırılması gerekir.’ Aynı şeyi eski MİT müsteşarı Şenkal Atasagun için de yapıyor: ‘Özbekistan'da okulların kapatılmasına sebep olan sabık müsteşar Atasagun devlet içindeki Rusçu yapılanmanın en önemli simalarından birisidir.’

Bu suçlamalar burada bitmiyor. Altaylı çok sayıda insanı böyle suçluyor. Onları da anlatmayı sürdüreceğiz.”

siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler