1. YAZARLAR

  2. Dr. Binnur ÇELEBİ

  3. Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek ile ilgili bir anı!
Dr. Binnur ÇELEBİ

Dr. Binnur ÇELEBİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek ile ilgili bir anı!

A+A-

1988 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinden arkeolog olarak mezun oldum. Bütün gençler gibi iş bulma peşindeyim. Sınavları kazanıyor, sözlüde eleniyorum. 1989-1991 yılları arasında Kültür Bakanlığı yapan Sayın Namık Kemal Zeybek ile görüşmeye karar verdim. O tarihlerde şimdiki gibi bakanlar ulaşılamaz değildi. Bakanlık Özel Kalemine gidip adını yazdırır, randevunu alır sonra da bakan ile görüşürdün.

 

Görüşme gününden önce yakınlarım beni, “Sen çok makyaj yapıyorsun, dar pantolon giyiyorsun” bu nedenle seni işe almıyorlar diye uyardı. Hadi dedim bu sefer onların dediğini yapayım. Kız kardeşimin uzun ve bol paçalı pantolon eteğini, üstüne de aynı tona yakın kiremit renkli bir ceketini giydim. Makyaj ise sıfır derecede. Benim gibi işsiz olan çok sevdiğim dostum rahmetli Esra Ayyer’i de alıp Bakanlığın yolunu tuttuk. Özel Kalemde görüşme saatini beklemeye koyulduk. Bakan Sayın Namık Kemal Zeybek, bizi özel çalışma odasına aldı ve dinlemeye başladı. Öylesine karizma ve öylesine mütevazıydı ki, benim dilim pabuç kadar çıkmaya başladı.

 

 Konuşurken birden gözlerim tırnaklarıma takıldı. Aman Allah’ım upuzun ve kırmızı boyalıydı. Hay aksi şeytan. Ojelerimi silmeyi ve tırnaklarımı kesmeyi unutmuştum. Hemen çantamı dizlerimin üstüne koyup, ellerimi siper ettim. Heyecanla konuşurken, bir anda ellerimle bir şey ifade etmeye kalkıyor, tırnaklarım aklıma gelince derhal çantanın arkasına gizliyordum. Neyse son derece olumlu bir görüşme gerçekleştirdik. Kapıdan umutla çıktık. Bizi gören de sanır ki ertesi gün hemen işe gireceğiz.

 

Ertesi gün adı aklımda olmayan bir gazeteyi okuyorum. Bir de ne göreyim! Makyajsız, uzun pantolon etekle gittiğim ve ojeli tırnaklarımı köşe bucak sakladığım Namık Kemal Zeybek’in karısı siyah melon şapkalı, siyah kısa tayyörlü ve oldukça şık giyimiyle bir açılıştaydı.


Zeki Alasya Metin Akpınar’ın oyunundaki gibi “Güler misin ağlar mısın” misali yine ters köşe olmuştum.   Makyajsız gitmek de işe yaramamış uzun yıllar iş kovalamıştım.  Anlayacağınız sorun makyajda, giyimde değil, sistemin kendisindeydi. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum