İşte İhlas Holding'in mağdur ettiği 'İhlaszedeler olayı'nın tüm detayları...

İşte İhlas Holding'in mağdur ettiği 'İhlaszedeler olayı'nın tüm detayları...

İhlas Holding'in kurucusu merhum Enver Ören'in doğum günü 10 Şubat tarihinde İhlas Finans'ın mağdur ettiği 70 bin ihlaszede yeni bir kampanya başlatmıştı. Bu gelişmeler üzerine İhlaszedeler olayı nedir? nasıl başladı? gibi sorular akıllara geldi.

A+A-

İhlaszedeler kuruma kayyum atanmasını için çağrıda bulundu.

Peki Türkiye'ye damgasını vuran ve 70 bin kişinin mağdur edildiği 'İhlas Finans olayı nedir?' sizler için detaylarıyla araştırdık.
 

İHLAS FİNANS NE ZAMAN KURULDU?

İhlas Finans, 28 Nisan 1995 tarihinde, 1 trilyon Türk lirası ödenmiş sermaye ile kuruldu. 35 şubesi ile bir süre faaliyet gösterdi.

 

NE ZAMAN TASFİYE EDİLDİ

İhlas Finans, 10 Şubat 2001 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 171 sayılı kararı ile durduruldu ve şirket tasfiye sürecine girdi.

 

Gerekçe 'kötü yönetim' ve 'içini boşaltma'

İhlas Finans'ın faaliyetlerini durduran Zekeriya Temizel başkanlığındaki BDDK, gerekçe olarak, hem kötü mali yönetim hem de kaynakların grup şirketlerine aktarılmasını gösterdi.

BDDK, İhlas Finans'ın faaliyetlerinin durdurulmasını Bankalar Kanunu'nun 14'üncü maddesinin 3 ve 4 numaralı fıkralarındaki şartların oluşmasına bağladı.

 

Bankalara ve finans kurumlarına el konmasını ve faaliyetlerine de son verilmesini sağlayan 14'üncü maddenin 3'üncü fıkrasına göre, "yükümlülüklerini yerine getiremeyen ve alınan önlemlere rağmen likidite sorununu çözemeyen kuruluşlar" el konulup, tasfiye edilebiliyor.

Bir diğer el koyma gerekçesi Bankalar Kanunun'nun 14'üncü maddesinin 4 numaralı fırkası. Daha önce Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen birçok bankada olduğu gibi, sahiplerinin vatandaşlardan toplanan tasarrufların grup şirketlerine aktarılması olayı İhlas Finans'da ortaya çıktı.

Çünkü Bankalar Kanunu'nun 14'üncü maddesinin 4'üncü fırkası, "bir bankaya ya da özel finans kurumunda yönetim ve denetimi elinde bulunduran kişi veya grup, kaynakları kuruluşu emin şekilde çalışmaları tehlikeye düşürecek şekilde kendi lehlerine kullanıldığının tespit edilmesini durumunda el konacağına" işaret etti.

 

200 BİN MÜŞTERİSİ VARDI

1995 yılında kurulan İhlas Finans 2001 yılında kapatıldığında yaklaşık 200 bin müşterinin milyonlarca liralık mevduatı vardı.

 

2005 YILINDA YÖNETİCİLER HAKKINDA CEZA VERİLDİ

İhlas Finans'ı zarara uğrattıkları gerekçesiyle Enver ve Mücahit Ören'in de bulunduğu 10 sanık hakkında açılan davada, şirkette bir sıfatı olmayan Enver Ören beraat etti. Oğlu Mücahit Ören mağdurların paraları ödenmeye başlandığı için 1 yıl 4 ay hapis cezası aldı.

 

Faaliyeti 2001'de durdurulan Ihlas Finans Kurumu'nda 'faizsiz bankacılık' adı altında, vatandaşı yaklaşık l milyar dolar dolandırmakla suçlanan Ihlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Ören ve 6 şirket yöneticisi, îhlas Finans'ta herhangi bir sıfatlan olmadığı için beraat etti. Davada yargılanan Enver Ören'in oğlu Mücahit Ören ile Ayhan Apak ise l yıl 4'er ay hapse mahkum edildi.

 

Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada TCK'nın 504'üncü maddesinde tarif edilen nitelikli dolandırıcılık suçu işlendiği iddia edilmiş, sanıkların, 211 şikayetçi olduğu için, her mağdur için 5 yıldan toplam 1055 yıl hapse mahkum edilmesi istenmişti.

 

MAĞDURLAR 20 YILDIR PARALARINI ALAMIYOR

İhlas Finans'ın 222 bin 298 mudiye, 676 milyon dolar ve 245 milyon Euro borcu olduğunu açıklandı. İddialara göre şu anda 60 bine yakın hesabın milyonlarca lira alacağı kaldı. ABD vatandaşı Mücahit Ören'in yönettiği İhlas Holding'in mağdur ettiği sayısız mudilerden biri olan Fatma Şirin, diğer mağdurlarla bir araya geldi ve “İhlaszedeler Platformu”nu kurdu. İhlaszedeler platformlar kurarak ve sosyal medyadan seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

 

screenshot-6-012.jpg

AHMET HAKAN 'KES AĞLAŞMAYI AMERİKALI MÜCAHİT' DEMİŞTİ

Ahmet Hakan, 2017 yılında verdiği bir röportajda "FETÖ, İhlas'a KUMPAS kurdu" diyen Mücahit Ören'e "Kes ağlaşmayı Amerikalı Mücahit, garibanlar parasını alamazken sen lüks içinde yaşıyorsun" sözleriyle yüklenmişti. Hakan, mağdur olduğu iddia edilen isimlerin ifadelerine de yer vermiş ve Ören'in Amerikan vatandaşı olmasını eleştirmişti.

 

screenshot-8-008.jpg


 

CHP 2019 YILINDA MECLİSE ÖNERGE SUNDU

CHP 25-26-27. dönem Ankara Milletvekili Murat Emir’in hazırladığı araştırma önergesinde zaman aşımının dolmasına 1 yıldan az bir zaman kaldığı belirtildi. “Amerikan vatandaşı olan ve lüks içinde yaşayan Mücahit Ören’in şirketlerine el konularak mağdurların paraları ödenmelidir”denildi.

 

 

screenshot-7-010.jpg

 

Önergede şöyle denildi:

SEYİRCİ KALINMAZ: Devletin İhlas Finans'ın faaliyetlerine verdiği onaya güvenen vatandaşlarımızın yaşadıkları mağduriyete bugün iktidarın seyirci kalması asla kabul edilemez.

KATILIM BANKASI: 2005'te İhlas Finans'ın ‘katılım bankası' olabilmesi için Meclis ihtisas komisyonlarında, CHP milletvekilleri tarafından önerge verilerek kabul edildi ancak genel kurul görüşmelerinde ilgili önergeler Kanun metinlerinden çıkarıldı. Dile getirilen iddialara göre, o dönemde, İhlas Finans'ın 800 milyon dolar malvarlığı ve 500 milyon dolar borcu vardı. Kurum 2005'te TMSF'ye devredilseydi, borçları, malvarlığı satışı yapılarak çok rahat bir şekilde ödenebilirdi.

DEVLET ÜSTLENMEDİ: O dönemde özel finans kurumları garanti kapsamında olmadığı için, mudilerin alacaklarını devlet üstlenmedi. Süreç içerisinde İhlas Holding, 222 bin mudinin alacağını kademeli olarak ödeneceğini duyurdu. Bu dönemde, mudilerin alacaklarının bir kısmı, gayrimenkul veya mal olarak yarım yamalak ödendi. 2009 yılına gelindiğinde 68 bin hesap sahibinin 398 milyon dolarlık alacağı kaldı. İhlas Holding, 2009 yılında küresel krizi gerekçe göstererek, yaklaşık 70 bin mudinin alacağını beş yıl ötelenmesini istedi. AKP Hükümeti de holdingin bu talebini olumlu bularak, mudilerin tüm alacaklarının ödenmesi için 2016'ya kadar süre verdi. 2016'ya gelindiğinde ise holding yine mudilerin alacaklarını ödemedi.

ÖLÜMLE AZALIYOR: İhlas Holding yöneticileri, zaman zaman basına çıkıp “borç şu kadar oldu” diye açıklamalar yapıyor. Rakamlar gün geçtikçe küçülmektedir ve o küçülen rakamların hemen hepsi alacaklıların ölümüyle, mirasçıların takipten düşmesiyle azalmaktadır. İhlas Finans, mesele kendiliğinden çözülsün diye, ödemeleri zamana yaymıştır çünkü süre ne kadar uzarsa, buradan parasını almak için geleceklerin sayısı da o kadar azalmaktadır. Aradan geçen 18 yıllık süre içinde, birikimleri İhlas Finans'ta batan birçok vatandaş hayatını kaybetti. Geriye kalanlar ise bir dernek çatısı altında birleşerek, haklarını aramayı sürdürürken, sosyal medya aracılığı ile seslerini duyurmaya çalışıyor. Toplumsal bir sorun haline gelmiş, kangren olmuş yaraya, AKP Hükümeti ve Saray, mudilerin zaman aşımından dolayı alacaklarını alabilmesi için son bir yılı kalmasına rağmen, seyirci kalmaktan başka bir şey yapmamaktadır.

LÜKS İÇİNDE YAŞIYOR: Enver Ören'in vefat etmesi sonrasında, İhlas Finans'ın şimdiki sahibi Mücahit Ören, ABD vatandaşı olurken, mağdur ettiği 68 bin İhlaszede, devletin bu yolsuzluğa seyirci kalmamasını, lüks içinde yaşayan Ören'in şirketlerine el konularak, paralarının ödenmesini beklemektedir.  İhlas Finans'a birikimlerini yatıran vatandaşlarımızın, zamanaşımı süresi dolmadan, yaşadığı mağduriyetin önüne geçilmesi, alacaklarını bir an önce almaları için çözüm yollarının üretilmesi ve İhlas Finans'ı 2001 sonrası süreçte kimlerin koruyup kolladığının araştırılması, alınacak tedbirlerin Yüce Meclisimizce tespiti amacıyla bir Meclis Araştırması açılması yerinde olacaktır.

 

MHP VE AK PARTİ OYLARIYLA ÖNERGE REDDEDİLDİ

CHP tarafından TBMM’ye sunulan ve komisyonda bekleyen yasa teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi reddedildi. Oylama sırasında Meclis'te 200 civarında AKP, 40 civarında MHP, 110 civarında CHP, 40 kadar HDP ve 35 kadar İYİ Parti milletvekili bulunuyordu. Teklifin gündeme alınabilmesi için Meclis'te bulunan mevcudun 1 fazlasının kabul oyu vermesi gerekiyordu.

 

Teklifin TBMM'deki görüşmeleri sırasında, CHP-İYİ Parti ve HDP'li vekiller kabul oyu kullandı. Ancak öneri AKP-MHP oylarıyla reddedildi. AKP Erzurum Milletvekili Recep Akdağ ile Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu'nun ise kabul oyu vermeleri dikkat çekmişti.

 

İHLAS FİNANS'IN ESKİ GENEL MÜDÜRÜ ALİ ÇOŞKUN YAŞANANLARI ANLATTI

 

2019 yılında İhlas Finans’ın kurucusu ve genel müdürü olan eski bakan Ali Coşkun, binlerce İhlas mağdurunun parasının buharlaşma süreci hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu.

 

screenshot-5-013.jpg

 

İşte Ali Coşkun'un verdiği o röpörtaj:

BEN AYRILDIKTAN 6 YIL SONRA

"Olay şöyle gelişti: 1994 yılında İhlas Finans'ın kurulma faaliyeti başladı. Ben 1994'te ara seçime girmiştim. Ara seçim Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. İhlas Finans 1995 yılı Nisan ayında işletmeye girdi. Ben o zaman kuruluşta, yönetimde bulundum. 28 Nisan 1995'te işletmeye giren İhlas Finans'tan 1995 yılının 24 Aralık ayında yapılan genel seçimlere katılarak ayrıldım. O dönemde herhangi bir kanuna aykırılığı yoktu. Zaten yeni kurulmuştu. Genel seçimlere katıldığım için ayrıldım. O sırada herhangi bir sıkıntı yoktu. Ama benim ayrılmamla o zaman genç yaştaki Mücahit Bey'i yönetime getirdiler. Onlar kendi kararları doğrultusunda hareket ettiler. Bakın 28 Nisan 1995'te işletmeye giriyor, 24 Aralık'ta ben ayrıldım. Ben ayrıldıktan sonra aradan yıllar geçti. 2001 yılında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, bunların usulsüz faaliyetlerini tespit ederek faaliyetlerini durdurma kararı verdi. Ben ayrıldıktan 6 sene sonra. 2002 yılının Kasım ayında biz iktidar olduk AKP olarak. O günkü mevzuata göre Finans kurumları TMSF'ye bağlı olmadan anonim şirket satışına göre denetlendiği için o zaman ki bakanlar tarafından denetleniyordu.

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIKTAN HÜKÜM GİYDİRİLDİ

Ben 2002 yılında bakan olur olmaz müfettişleri görevlendirdim. İhlas Finans'ın faaliyetlerinde yüksek düzeyde tetkik kuruluna denetlettirdim ve mahkemeye verdik. Hisselerini borsaya açmışlardı. Ayrıca faaliyetleri için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na ve Hazine'ye bildirdik. Faaliyetlerinin son bulması 2001 yılında CHP'li Maliye Bakanı'nın talebiyle oldu. BDDK görevlisi ve ben o zaman milletvekiliydim bakan değildim. Ama hemen 2 sene sonra bakan olunca teftiş kurulu görevlendirdim ve aylık denetimleri devam ettirerek Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Denetleme Düzenleme Kurulu ve Hazine ile irtibatlı olarak devam ettirdik. Sonucunu da raporlarla mahkemeye intikal ettirdik. Nitekim mahkeme de bunlar hakkında nitelikli dolandırıcılıktan hüküm giydirdi.

ŞENER DÖNEMİNİ ANLATTI

Bu arada TMSF Başkanı ile de bu raporlar üzerine görüştüm. Abdüllatif Şener o zaman ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısıydı. Ben Sanayi ve Ticaret Bakanıydım. O çalışmalar sırasında bizim müfettişlerin raporuna istinaden CHP'den Akif Hamzaçebi tarafından hatırlıyorum bir önerge verildi. O önerge Bütçe Komisyonu'nda bizim bilgimiz dışında reddedilmiş. Ama hükümet hassasiyet gösterdi orada Başbakan ‘Ne lazımsa yapalım' demişti ve gerekli çalışmaları Abdüllatif Şener başkanlığında beraber yürüttük. Tayyip Bey ile konuşmamızda da gerekli çalışmaların yapılması konusunda mutabık kaldık. Fakat aylar sonra Abdüllatif Şener'e yapılan bir telefonla, bu kanuna madde olarak ilave edilmesi önlenmiş. Ama Tayyip Bey'le ‘Bunu ertele' gibi bir görüşmem olmadı.

MEVDUAT SAHİPLERİ MAĞDUR OLDU

Bankalar Yasası'na bir madde konularak TMSF tarafında özel finans kurumlarının denetiminin yapılması veya buna benzer bir komisyon tarafından yapılması önerildiği halde gece yarısı Abdüllatif Bey'e (Şener) açılan bir telefon neticesinde yasadan bu madde çıkarılmış. Abdüllatif Şener de sizin gazeteye verdiği röportajda bunu açıklamıştı. Dolayısıyla tasfiye İhlas Yönetimi'nin yetkisinde ortada kaldı. Yıllar yılı mevduat sahipleri mağdur oldu.

KREDİ GİBİ NAKLEDİLMİŞ

– Toplanan para nereye yatırıldı? Nasıl battı?

Bizim müfettiş raporlarına göre paraların nereye gittiğini maalesef tespit edememiştik. Ama mahkemeye intikal edince mahkemenin yetkisi dahiline girdi. Özel finans kurumlarında normal ticari banka gibi kredi talep eden şahsa nakit para ödenmez. Duyumumuza göre para kişiler kanalıyla kredi gibi nakledilmiş. İhlas Holding'de çalışan kendilerine yakın kişilerin kurduğu şirketlere aktarılmış.

– Para kaçırılmış öyle mi?

Vallahi onu mahkeme tespit etti bilemiyorum.

– Mağduriyetin giderilmesi için ne yapılması gerek?

İnsanlar yıllardır platform kurmuş. Haksızlıklar var. Heyetler halinde çırpınıyorlar. Adaletin tecelli etmesi ve mutlak surette halledilmesi gerek. Şimdi 5 Şubat'ta açılacak olan Meclis'e CHP'nin sunacağı bir kanun teklifi var. Bu teklif zaman aşımı süresi dolmadan kabul edilirse İhlaszedeler'in mağduriyeti bitecek. Bu işin halledilmesini temenni ediyorum…

 

 

 

siyasetcafe.com

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum