Uzman İsim Açıkladı: 'Ergenlikte Okul Şiddeti Sosyal Dışlanmadan Kaynaklanıyor'
Dr. Öğr. Üyesi Fatih Yurdalan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul temelli şiddet olaylarını değerlendirdi. Yurdalan, sosyal dışlanma, ergenlikte kimlik krizi ve duygu regülasyonu bozukluğunun şiddet riskini artırdığını belirtti.
Dr. Öğr. Üyesi Fatih Yurdalan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul temelli şiddet olaylarını değerlendirdi.
Ergenlik döneminde sosyal dışlanma ve duygu regülasyonu sorunlarının okul şiddeti riskini artırdığını belirten uzman, bireysel patolojinin ötesinde sosyal bağlamın önemine dikkat çekti.
SOSYAL DIŞLANMA VE ERGENLİKTE KİMLİK GELİŞİMİ
Dr. Öğr. Üyesi Fatih Yurdalan, son günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul temelli şiddet olaylarını bilimsel açıdan inceledi.
Uzman, ergenlik döneminde görülen saldırgan davranışların yalnızca bireysel patolojiyle açıklanamayacağını vurguladı.
Sosyal dışlanma deneyimlerinin, gençlerin benlik algısı ve kimlik oluşumu üzerinde derin etkiler yarattığını belirtti.
Yurdalan’a göre sosyal dışlanma, bireyin anlamlı ilişki kuramaması ve aidiyet ihtiyacının karşılanamaması anlamına geliyor.
Ergenlikte akran ilişkilerinin merkezde olduğu düşünüldüğünde, bu tür deneyimler kimlik gelişimini olumsuz etkiliyor ve sosyal dünyayı tehditkâr bir yer olarak algılamaya yol açıyor.
ŞİDDET, ÇARPITILMIŞ KİMLİK KURMA STRATEJİSİ OLABİLİR
Dr. Öğr. Üyesi Fatih Yurdalan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul şiddet olaylarının sosyal dışlanmayla kimlik inşası arasındaki bağlantıyı çarpıcı şekilde gösterdiğini ifade etti.
Aidiyet duygusu zayıflayan gençlerin, kimliklerini alternatif yollarla kurma eğilimine girebileceğini söyleyen Yurdalan, şiddetin bazen görünürlük kazanma, kontrol sağlama ve özdeğeri yeniden tesis etme girişimi haline gelebildiğini kaydetti.
Uzman, “Sosyal olarak görünmez hale gelen bireylerin, görünürlük kazanmak adına yıkıcı davranışlara yönelme olasılığı devam edecektir” uyarısında bulundu.
Şiddet davranışının aynı zamanda ifade edilemeyen duyguların (değersizlik, öfke, reddedilme) dışavurumu olduğunu da ekledi.
DUYGU REGÜLASYONU BOZUKLUĞU VE ŞİDDET BAĞLANTISI
Ergenlik döneminin nörobiyolojik ve psikososyal değişimlerin yoğun yaşandığı bir evre olduğunu hatırlatan Yurdalan, duygu düzenleme mekanizmalarının henüz tam olgunlaşmadığını belirtti.
Bu kırılgan dönemde stresli olaylar ani ve kontrolsüz tepkilere yol açabiliyor. Şiddet, bazı durumlarda “duygusal regülasyon aracı”na dönüşebiliyor ancak yıkıcı sonuçlar doğuruyor.
Aile içi iletişim, erken bağlanma deneyimleri, sosyal destek sistemleri ve çevresel stresörlerin duygu düzenleme kapasitesini şekillendirdiğini belirten uzman, okul temelli şiddet olaylarını çok boyutlu değerlendirmenin zorunlu olduğunu kaydetti.
OKUL ŞİDDETİNİ ÖNLEMEK İÇİN BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ŞART
Dr. Öğr. Üyesi Fatih Yurdalan, önleme çalışmalarında yalnızca bireysel risk faktörlerine odaklanmanın yetersiz kalacağını vurguladı.
Dürtüsellik, aile içi işlevsizlikler, psikolojik dayanıklılık ve silaha erişim gibi etkenlerin sosyal dışlanmayla etkileşim içinde risk yarattığını söyledi.
Çözüm olarak okul temelli psikoeğitim programları, erken müdahale çalışmaları ve aile odaklı destek sistemlerini öneren Yurdalan, gençlerin sosyal aidiyet deneyimlerini güçlendirecek bütüncül yaklaşımların geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Aksi takdirde düzenlenemeyen duyguların yıkıcı davranışlara dönüşme riskinin süreceği uyarısını yineledi.
Siyasetcafe.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.