1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Kılıçdaroğlu sözünü yineledi: ‘Afrin'e girmeyin’
Kılıçdaroğlu sözünü yineledi: ‘Afrin'e girmeyin’

Kılıçdaroğlu sözünü yineledi: ‘Afrin'e girmeyin’

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun gündeminde yine Afrin’de devam eden Zeytin Dalı Harekatı vardı. Kılıçdaroğlu yine çok çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte ayrıntılar;

A+A-

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin neden Afrin'e girmemesi gerektiğini ifade etti.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, çok eleştirilen Afrin'e girilmesin sözlerini açıkladı. Hürriyet gazetesinden İpek Özbey'e konuşan Kılıçdaroğlu; "sınırlarımızı belli bir derinlikte güvence altına almak zorundayız. Ama Afrin’in içine girmek farklı bir şey" ifadelerini kullandı.

İşte o röportajdan ilgili bölümler;

"AFRİN’İN İÇİNE GİRMEK FARKLI BİR ŞEY!"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, bir açıklamasında “CHP içindeki bazı kimseler, YPG/PYD’ye dolaylı destek veriyor. Kemal Kılıçdaroğlu gereğini yapsın” dedi…

"Biz YPG’ye de, PYD’ye de ‘terör örgütü’ dedik zaten, daha ne söyleyelim. Bu suçlamayı yapmalarının nedeni şu: PYD, Yargıtay kararıyla terör örgütü sayılmasına karşın bu karardan sonra PYD’nin lideri Salih Müslim’i Türkiye’ye davet ettiler. Bunu gündeme getirdiğim için rahatsızlık duyuyorlar."

Ve PYD’nin eski elebaşı Salih Müslim’in Ankara’da ağırlanmasından dolayı suç duyurusunda bulundunuz. Niye aradan üç yıl geçtikten sonra?

"Daha önce de teröre yardım ve yataklık yaptıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştuk."

‘Zeytin Dalı’ operasyonuna destek verdiniz. Şimdi de “Afrin merkeze girilmesin” diyorsunuz. Değişen ne oldu?

"Tıpkı Fırat Kalkanı Operasyonu’na destek verdiğimiz gibi Afrin operasyonuna da destek verdik, veriyoruz. Çünkü sınırlarımızda terör örgütünün yuvalanmasını istemiyoruz. 10 kilometre olur, 30 kilometre olur; sınırlarımızı belli bir derinlikte güvence altına almak zorundayız. Ama Afrin’in içine girmek farklı bir şey. Siz yaklaşık 500 bin nüfusa sahip bir kente niye gireceksiniz? Kimin terörist olduğunu nasıl ayıracaksınız? Belli bir derinliğe ulaştıktan sonra konuşlandık mı, askerimizi oraya koyduk mu, üssümüzü kurduk mu; tamam o zaman. Yarattığımız alana Suriyelileri yerleştirelim, evlerini, okullarını, hastanelerini yapalım, “burada oturun” diyelim. Onların güvenliğini de sağlayalım."

‘Menbiç ve Fırat’ın doğusuna girmeden, terörün kökünü kazıyamayız’ değerlendirmesi için ne diyorsunuz?

"Ortadoğu’da Rusya, Amerika, İran ve Türkiye var. Terör önlendi mi? Hayır. Ben kendi güvenliğini sağlayacağım. Türkiye’nin Suriye’deki terörü tamamen bitirmek gibi bir görevi yok. Benim askerimin hayatı o kadar ucuz değil. O zaman alsın Suriyelileri yetiştirsin, eline silah versin, göndersin kendi ülkesine. 3.5 milyon Suriyeli Türkiye’de. Suriyeli gençler, sabahtan akşama kadar Türkiye’de keyif çatacak, nargile içecek, onların topraklarını bizim askerimiz koruyacak, öyle mi? Afrin’in içine girildiği takdirde orası kan gölüne döner."

Batı’nın, özellikle de ABD’nin tutumunu nasıl buluyorsunuz?

"Batı’nın tutumunu, Ortadoğu’nun silahlandırılmasını asla doğru bulmuyoruz. Ortadoğu’nun silahlandırılması daha çok kanın akmasına yol açar. Özellikle samimi Müslümanlara seslenmek isterim. Akan kan, Müslüman kanı. Birbirlerini öldürenler kim; Müslümanlar. Silahları ellerine tutuşturanlar da Batı’nın egemen güçleri. Yahu niye düşünmüyorsunuz? Suriye’ye yazık değil mi, Irak’a yazık değil mi?"

"ATATÜRK BENİM HER ŞEYİM"

Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri misiniz, yoldaşı mı?

"Ben Atatürk’ün düşüncelerini savunan bir kişiyim. Atatürk benim her şeyim. Atatürk’ün düşüncelerini savunan insanlar değişik sloganlar kullanırlar. Bir grup “Askeriyiz”, bir grup “yoldaşıyız” der. İkisinin de amacı şu aslında: “Ben Atatürk’ün çağdaş Türkiye’yi yakalama ve onu aşma iradesini benimsiyorum. O irade için mücadele ede"ceğim” demek. Atatürkçülük geçmişe takılı kalmak değil çağdaş geleceği inşa etmektir."

Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Barolar Birliği’nden ibarelerin çıkarılmasına ilişkin ne düşünüyorsunuz?

 "Asla doğru değil. Söylemleri ve düşüncelerinden rahatsız oldukları için çıkarıyorlar. İyi de oradan çıkardığınız zaman başka bir ülkenin barosu mu olacak? Böyle bir siyasal anlayış Türkiye’ye zarar verir. Böler ülkeyi. Avukatlar o zaman siyasi partiler ve inançlarına göre ayrılacaklar. Olmaz, çok tehlikeli."

siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler