1. YAZARLAR

  2. Volkan AYDEMİR

  3. Kurumsal kültür ve iş barışı
Volkan AYDEMİR

Volkan AYDEMİR

Yazarın Tüm Yazıları >

Kurumsal kültür ve iş barışı

A+A-

Bugünkü yazımı, yıllardır ülkemizi meşgul eden liyakat söylevi neticesinde işlevsel bürokrasisi iflas etmiş kurumların paydaşlarının ve çalışanlarının sorunlarını dile getirmek için kaleme alıyorum.

Günümüz nepotizmi(adam kayırmacılığı) öyle bir safhaya geldi ki; bizlere eğitim hayatımız boyunca öğretilen “Bilim ve İlim Biat Etmez” tezi ülkemizde tamamen çöp olmuş gibi görünüyor. Her ne kadar hizmet alıcılarda, -Hizmet sunanların bu durumdan hoşnut olduğu- algısı varsa da, aslında sistem içinde bulunan çalışanlar memnuniyetsizliklerini dile getiremiyorlar. Veya farklı şekilde yansıtıyorlar.

Şöyle ki; yıllardır sistem içinde görev yapmış, eğitimlerinizi, sertifikalarınızı ve görev yaptığınız alanla ilgili yüksek öğrenimlerinizi başarıyla bitirmişken ve tam terfi beklerken, başınıza dışardan açıktan okul okumuş, referansı kuvvetli birisi (benim şahit olduğum, kahvaltı salonu sahibi şimdilerde önemli bir kurumun il müdürü olarak atanmış durumda.

Ev hanımı. O’da şimdilerde büyük bir hastanenin müdür yardımcılığını yapıyor) aslında örnekleri çok fazla sayıda var. Bu tür saçma atamalarda ve görevlendirmelerde benim aklıma hep aşağıda yazdığım Bekri Mustafa hikayesi gelir:

Olay Padişah 4.Murat zamanında geçmektedir: 

Nüktedanlığı, hazırcevaplığı, esprileri ve aynı zamanda ayyaşlığıyla ünlü Bekri Mustafa, yoksul bir mahallede bir caminin önünden geçmektedir. O sırada musallada bir tabut vardır, fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur. Cemaatin beklemekten canı sıkılır ve başında kavuğu sırtında cübbesiyle oradan geçen Bekri Mustafa’yı hoca zannederek namazı kıldırmasını söylerler.

“Yok ben hoca değilim” dese de, dinlemezler ve zorla öne geçirirler.

Bekri Mustafa namazı kıldırdıktan sonra tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldar. 

Cemaat Bekri Mustafa’nın cenazeye ne söylediğini merak eder.

Bekri Mustafa gülerek cevaplar: 

“Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Eğer orada, bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa imam oldu dersin. Onlar durumu anlar…” dedim. Der.

Kamu hizmeti veren bir kurumda liyakatsizlik ve yönetim zaafiyeti ayyuka çıktığında kurum çalışanları mutsuz olur. Çalışanlar kendilerini önemsiz hissettiği anda,  aidiyet duygusu yıkılır ve kurum kültürü kaybolur. Kurum kültürü kaybolduğu vakit, çalışanlar başka yerlere gitmeye başlar.

Üst idareciler için bu, muhakeme ve muhasebe vaktidir. Eğer idareci gerçekten isterse bu konuda gerekli çalışmayı yapar, personel arasında ekip çalışması ve eşitlik duygusunu yaygınlaştırarak çalışma yükünün eşit dağılımını sağlar.

Üst idareci kısmi bilimsel ve kısmi insancıl yönetim yollarına başvurup, o kurumda çalışan AMELE’nin bile bilgi ve gözlemlerini değerlendirip yönetim şeklini ve projelerinde işi yapan personelin fikirlerine de yer verirse, iş barışının önemli bir ayağı sağlanmış olur.

Aksi bir yaklaşım günümüz hizmet sektöründe verimi düşürür ve işgücü kaybına neden olur. Bu durum iş barışının önünde önemli bir engeldir. Kurum kültürü ve personel aidiyet duygusu hizmet sektöründe üst yöneticinin misyonu ve vizyon hedeflerinde olmalıdır.

Psikolojik ve sosyolojik açıdan kurum kültüründe iş disiplini: mesai saatine, iş önlüğü veya iş elbisesi kurallarına uyma, hal ve hareket, liyakat-eğitime önem, asta karşı saygı vs.. kurum kültürü oluşturmada önemlidir. Aksi halde kurumdan kopmalar veya ayrılmalar idarenin ve yönetimin değerlendirme skalalarının en önemli ayaklarındandır.

Puanlama esaslarından birisidir. Bunların toplamı ise, “Bilimsel Yönetim”in temelini oluşturur. Merak edenler için belirteyim Bilimsel İşletme Yönetim kuramının babası Frederick Winslov TAYLOR’dur ve 1911 yılında yayımlanan “Bilimsel Yönetim İlkeleri” kitabı, o günden bu yana büyüklü küçüklü birçok işletme yöneticisinin başucu kitabı ve konuyla ilgili akademik çalışmalara kaynak olmuştur.

Hatta 1929 büyük buhranı atlatan ve toparlanmaya çalışan, İngiliz parlemantosu, 1930 larda bu konuyla ilgili ciddi çalışma ve bütün kurumların bu ilkeler ışığında yeni kurum içi iş prensipleri geliştirme kararı almıştır.

Düşünün biz hala kurumların yönetim şeklini ahbap çavuş ilişkisi ile götürüp Kalite standartlarına uymaya çalışıyoruz.     

HAK’tan uzaklaşmamanız dileği ile..

KALIN SAĞLICAKLA!

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.