1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mehmet BİREY

  3. Eğitim yılı başladı!
Prof. Dr. Mehmet BİREY

Prof. Dr. Mehmet BİREY

Ankara Ünv. Fen Fak. Fizik bölüm
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitim yılı başladı!

A+A-

2021-2022 eğitim ve öğretim yılı başladı, 20 milyon civarında öğrenci ilk, orta ve lisede ve 10 milyona yakın öğrenci üniversite ve yüksek okullarda okuyacak, eğitimin önemi açısından bir taraftan ağır bir yük diğer taraftan devlet ve millet açısından sorumluluğu çok büyük bir iştir.

Ülkelerin bilim ve teknolojide, endüstri ve sanayide, gelişmiş bir toplum olma yolunda, sosyal ilişkileri düzgün bir gelecek hazırlamada, tarih, felsefe, sanat gibi alanlarda ilerlemenin tek ve yegane yolu nesilleri güçlü bir eğitim ve öğretimden geçirmektir. Düzenli örgün eğitimle bütün alanlarda yetişecek olan eğitimli insan gücünün ilk tohumları önce anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise eğitimiyle atılır.

Bu eğitim sürecinin çok sağlıklı olması bunun üzerine inşa edilecek üniversite ve sonrası eğitim için fevkalade önemlidir. Eğitim ve öğretimin çok değişik yönleri vardır, hepsi önemlidir. Bizim eğitimimizin problemleri çok derindir, palyatif tedbirlerle çözülemeyecek kadar ağırdır. Bu ağırlıktaki eğitimin problemlerini çözmek için yapılacak çok önemli işler vardır. Öncelikle biz bugünün dünyası için hazırlayacağımız genç nesillerden ne bekliyoruz? Bizim eğitimli insanlara ne kadar ihtiyacımız var ve hangi kalitede eğitimli olmaları gereklidir? Biz eğitimden ne bekliyoruz? Beklentilerimizden ne kadar samimiyiz? Samimiyetimizin sorgulanmaya ihtiyacı var. Bir defa bizin neslimizin ileri ülkelerin çocuklarından bir geri kalır tarafı yok, bunu ilkokuldan itibaren çocuklarımızın başarısından anlıyoruz ancak yukarı sınıflara doğru çıkınca geriye düşüşler bariz bir şekilde ortaya çıkıyor, bunun şüphesiz birkaç sebebi var, en önemli sebebi eğitim sistemimiz ve işi ehline vermememiz, liyakate dikkat etmememiz ve bize göre nesil yetiştirme yanlışımızdır. Kaygılanmadan, tereddüte düşmeden, dünya üzerinde iyi eğitim yapan ülkelerin eğitime ne kadar önem verdiklerine bakmadan, dar kalıplar içinde, ideolojik bağnazlıklar içinde bugünkü dünya düzleminde bir taraftan bütün milli yararları sağlamak ve milletler arası yarışta ön sıralarda yer almak mümkün değildir.

Üniversitelerimizin dünya sıralamasında ilk beş yüze girmekte ne kadar zorlandığını ve ilk elliye, ilk yüze girmek gibi bir hayali dahi göremediğimiz acı bir gerçektir. Bu gerçek uykularımızı kaçırması gerekir. Ben bu kaygıyı taşıdığımızın emarelerin görmüyorum. Eğer bu kaygıyı taşıyor olsaydık; darbeciler ve siyasiler üniversiteyi bu kadar hırpalayamazlardı, bütün toplum kesimleri üniversiteye ve bütün eğitim kurumlarına ilgilerini bilimsel alanın dışına bu kadar çekemezlerdi, bilimsel mülkiyete saygılı olur ve liyakat esaslı bir eğitim ordusu kıymet bulurdu. Eğitimin niteliği; çağı doğru anlama, eğitilmiş toplumun önemini kavrama, maddi ve manevi problemlerin çözümünün tek yolunun eğitim olduğu bilinciyle yaşama, hürriyet ve bağımsızlığın eğitimden geçtiğini anlasaydık en büyük tepkiyi eğitim hususunda hassasiyet göstermeyenlere gösterirdik.

Şimdi ne yapmalıyız?

Bu sorunun cevabını bulmalıyız ve gereğini yapmalıyız. Eğitim sistemimizin temel problemlerini şöyle sıralayabiliriz; eğitimcilerden gelen problemler, siyasi iktidarların ideolojik bakışları, darbeci güçlerin müdahaleleri, pratikten uzak kavramsal bilgilerle beyinlerin doldurulması, istihdam problemi, öğrenciye yansıyan maddi sıkıntılar, milli bir eğitim ruhundan uzak olmak, beyin göçü ve nitelikten çok niceliğe önem vermek. Sonuç olarak eğitimin önemini tam olarak kavrayamamaktır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.