Latif Akça, 'Cenevre ilerleme değil, teslimiyettir!'
KIBRIS İÇİN CENEVRE İLERLEME DEĞİL TESLİMİYETTİR
Cumhurbaşkanı Sn. Akıncı'nın bundan önceki Cenevre dönüşünde yaptığı basın açıklamasına ithafen yaptığım yorumda; siyasi partilerin hepsini son yapılan Cenevre konferansına davet ederken gidip ordaki teslimiyete taraf olmayın diye uyarmıştım.
Oraya giderseniz “sıkıntı yaşarsınız” ve “kimse sizi dikkate almayacak” demiştim. Çünkü, Cumhurbaşkanı “ben Halkın % 60 nın oyunu aldım onları temsil ediyorum, orda son kararı ben veririm” demişti.
Ve üzülerek gördük ki, orda ortak hedeften ve barıştan bahseden Cumhurbaşkanı Akıncı, hiçbir uyarıyı dikkate almamakla birlikte oradaki heyetleri de bilgilendirmeden, danışmadan büyük hatalara imza atmıştır.
Bize göre Cenevre'de ilerleme değil teslimiyet var.
Diplomatik müzakerelerde ilerleme tarafların attıkları karşılıklı ve dengeli adımlarla sağlanır. Cumhurbaşkanı Akıncı; Cenevre dönüşü Ercan'da yaptığı açıklamasında, "Kıbrıs Türk Tarafı müzakerelere en çok katkı yapan taraf oldu" dedi. Yani en çok Taviz veren mi demek istedi?
Cenevre’de masada olan görüşmelerde nüfustan tutun da ekonomiye kadar hukuki yönetimlerin dağılımı tam bir fiyaskodur.
Birincil Hukuk’tan hiç bahseden yok.
Siyasi Eşitlikte tek bir kazanım yok.
Kısacası Tam bir teslimiyet ve elindekileri Rum’a altın tepside hediye etmek var.
HARİTA ALDATMACASI
Bu "katkı yapmayı" biraz daha açarsak, Cumhurbaşkanı Akıncı, ortada hiçbirşey yokken Elimizdeki en önemli kozumuz olan Haritayı sunmakla nasıl bir katkı yaptığını düşünebiliyor. Yani işin özü bizlerin vereceği topraklar mı Barış görüşmelerine katkı verecek?
Verilen haritaya yani Rum’a verilecek topraklara KKTC Meclisi’nin ve hükümetinin, Garantörümüz olan ve varılacak anlaşmayı onaylayacak TBMM'nin onayı var mı?
Bu konu Meclisin bilgisine bile sunulmadı.
AKINCI KKTC ANAYASASI’NI ÇİĞNİYOR
Meselenin hukuki ve anayasal boyutu var.
Soru şu:
KKTC Cumhurbaşkanının ve başmüzakerecisinin toprak tavizi verme hakkı var mı? KKTC Meclisinin böyle bir tavizde bulunmaya hakkı var mı?
KKTC Anayasasının Egemenlikle ilgili maddesi aynen şöyle diyor:
Madde 3
(1) Egemenlik, kayıtsız şartsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşlarından oluşan halkındır.
(2) Halk, egemenliğini, Anayasanın koyduğu ilkeler çerçevesinde, yetkili organları eliyle kullanır.
(3) Halkın hiçbir zümresi, kesimi ve kişisi, egemenliği kendine mal edemez.
(4) Hiçbir organ, makam veya merci, kaynağını bu Anayasa'dan almayan bir yetki kullanamaz.
Yani Cumhurbaşkanının toprak tavizi verme yetkisini KKTC Anayasasından alması gerekiyor. Oysa Anayasası’nın 2. maddesi “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti, ülkesi ve halkı ile bölünmez bir bütündür” hükmünü içeriyor. Kısacası ülkenin toprak bütünlüğünü güvence altına alıyor.
Anayasanın 9. maddesine göre 2. ve 3. Maddeler, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeler arasındadır. Cumhurbaşkanın toprak verme yetkisi mümkün değil.
Anayasal zorunluluklar bir tarafa bırakılarak KKTC’nin bazı topraklarının Rum tarafına verilebileceğini belgeleyen bir harita Rum tarafına verilmiş ve BM’in kasasına konulmuştur.
Bu açık bir anayasa ihlali değil midir?
Cumhurbaşkanı Akıncı’ya şimdi sormak lazım: Garantörümüz olan Türkiye'nin Cenevre’de Rumlara altın tepside sunduğunuz “garantiler” ile ilgili sıkıştırılması mı verdiğiniz katkınız?
LATİF AKÇA
Rauf R. Denktaş ve Düşüncelerini Yaşatma Derneği Genel Başkanı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.