Manşetlere bakın

Manşetlere bakın

A+A-

Başbakan Tayyip Erdoğan, Freedom House’un ‘Dünya Basın Özgürlüğü’ raporunun tetiklediği Türkiye’deki basın özgürlüğü eleştirilerini “Yok diyenler bir zahmet Danıştay’daki nezaketsizliğe tepkimizin manşetlerde nasıl yer aldığına baksınlar. İsrail basın özgürlüğünde en özgür ülkelerden biri kabul ediliyor. Sevsinler sizi” diye yanıtladı.


Erdoğan, dünkü parti grubunda şunları söyledi:

TWITTER’DI YOK FACEBOOK’TU 
 
68 milyon kişi yurtiçi, 8 milyon kişi yurtdışı seyahat ediyor. Daha çok insanın dünyayı tanımasını sağladık. İnternet altyapısını geliştirerek özgürlük ortamının oluşmasını sağladık. 2002’de internet abone sayısı 22 bindi, şu anda 35 milyon. Yok Twitter’dı, yok Facebook’tu diyerek iktidarımızı lekelemek isteyenler önce bu rakama baksınlar da hizaya gelsinler. Türkiye’de otoriter, diktatör bir yapı oluştuğunu iddia edenlerin arkasında nelerin yattığını anlama bakımından bu rakamları veriyorum.

SEVSİNLER SİZİ
 
Türkiye’de basın özgürlüğü yok diyenler bir zahmet her gün yayınlanan ulusal gazeteleri önlerine alıp sadece manşetlere baksınlar. Mesela pazar günü çıkan gazetelerin manşetlerine bir baksınlar. Hiçbir ülkede manşetler üzerinden hükümetlerin bu kadar edep dışı tahkir edildiğine şahit olmazsınız. Bir örgüt basın özgürlüğü raporu hazırlamış, İsrail basın özgürlüğünde dünyanın en özgür ülkelerinden biri olarak kabul ediliyor. Sevsinler sizi.

HELEN THOMAS’I KONUŞMUYORLAR
 
Türkiye öyle ülkelerin altında gösteriliyor ki, listeyi gösterseniz kahkahadan birbirinizi kırar geçirirsiniz. Buradaki manşetlerden tek bir tanesi bizden daha özgür kabul edilen ülkelerde atılsın bakalım, o gazete ve gazetecilerin başına ne geliyor. ABD’de Helen Thomas’ın işinden çıkarılmasını, Beyaz Saray’a girişinin yasaklanmasını kimse konuşmuyor.

EY ÖRGÜT BENDEN DİNLE
 
44 gazetecinin hapiste olduğunu söylüyorlar. Ey örgüt bunu benden dinle, bu 44 kişiden 19’u tahliye oldu, 6 kişinin yargılanması devam ediyor, 1 kişinin kayıtlarda ismi bile yok, 18 kişi yargılanıp haklarında hüküm verildi. İstismar edilen bu 18 kişi tehlikeli maddeleri bulundurmak, kişiyi hürriyetinden mahrum etmek, silahla yaralamak, terör örgütüne eleman kazandırmak, polis öldürmek, helikoptere bombalı saldırıda bulunmak, resmi evrakta sahtecilik, banka soymak gibi suçlardan hüküm aldı.

TWITTER VERGİ KAÇAKÇISI
 
Bu bir ticari şirket, ürün satıyor, bu ürünü Türkiye’de kaçak satıyor. Twitter’ın yaptığı vergi kaçakçılığı... Mahkeme kararlarına uymuyor. Sen nasıl olur da burada istediğin gibi cirit atarsın. Burada yapılan hakaretlere tazminat davası açarsanız, basını baskı altına alıyor diye propaganda yapıyorlar. Başka ülkede olduğunda demokrasi, bizde olduğunda baskı oluyor. Mısır’daki darbecilere bir tek kez olsun ‘darbeci, otokrat, diktatör’ dediklerini duymazsınız. Suriye’de katile ‘katil’ dediklerini duymazsınız. İsrail’deki ihlalleri, katliamları eleştirdiklerini duymazsınız.

KİMSE PARMAK SALLAYAMAZ
 
Hiç kusura bakmasınlar, içerideki kibir abidelerine boyun eğmeyeceğimiz gibi dışarıdaki kibir abidelerine de boyun eğmeyiz. Kimse Türkiye’ye parmak sallayamaz. O günler geçti. Türkiye üzerinde ameliyat yapmak isteyen o örgütler de bilsinler ki karşılarında sinmiş, acziyet içinde bir ülke yok. İçeridekiler gibi dışarıdaki mütekebbirler de yumuşak başlıysak uysal koyun olduğumuz şeklinde yorumlanmasın.

SİYASET GEOMETRİ DEĞİL
 
Kuyumcu hassasiyetiyle adayımızı tespit çalışmasını yaparken yeni sistem üzerinde de çalışıyoruz. En uygun formülleri üretmenin gayreti içindeyiz. Birinci Dünya Savaşı’nda cetvel faciasını yaşadık. Tek parti döneminde cetvelle kafataslarının ölçüldüğünü gördük. Vatandaşlar makbul ve makbul olmayan diyen ayrıldı. Siyasete cetvelle sınırlar çizildi. O malum cetvel yeniden devreye sokuldu. MHP Genel Başkanı merak sardı. Geometrik şekillerle siyaset konuşuyor. Siyaseti geometriye hapsetmek isteyenler hep yanıldılar ve millete zulmettiler.

SEN KİMSİN YA, NASIL SİYASETÇİSİN
 
CHP Genel Müdürü, ‘Siyasetçiler arasında cumhurbaşkanı adayı olmasını istemiyorum’ diyor. Ey Kılıçdaroğlu, Gazi Mustafa Kemal’i okumadınız mı? Hem CHP Genel Başkanı’ydı hem de cumhurbaşkanıydı. İşine gelmediği zaman görmüyorsun. Milli Şefleri İnönü, hem cumhurbaşkanı hem de CHP Genel Başkanı’ydı. Celal Bayar seçildiğinde DP Genel Başkanı’ydı. Özal, Demirel, Abdullah Gül siyasetten cumhurbaşkanlığına geçtiler.  

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.