Nurcuların Risale-i Nur Kavgası kızıştı

Nurcuların Risale-i Nur Kavgası kızıştı

Çok güvendikleri ve her halükarda destekledikleri AKP Risaleleri yasaklayıp, CHP yasağın kalkması için Anayasa Mahkemesi'ne başvurunca Said Nursi'nin hizmetkarı olan 'ağabeyler” açıklama yapmak zorunda kaldı.

Bediüzzaman Said Nursi'nin hizmetkarlarından Abdullah Yeğin, Hüsnü Bayram, M. Said Özdemir, Mehmet Fırıncı ve Abdülkadir Badıllı Risale-i Nur’un basımı ve bandrol tartışmaları üzerine bir açıklama yaptı. 


Risale-i Nur eserlerini devlet tekeline alan torba yasanın 87. maddesinin iptali için Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesine gidilmesinin ardından, Risaleleri devlet tekeline aldıran ve bandrol yasağını getiren sürece önayak oldukları bilinen Abdullah Yeğin, Hüsnü Bayram, M. Said Özdemir, Mehmet Fırıncı ve Abdülkadir Badıllı ortak bir açıklama yaptı. 

Açıklamada "Yapılan yasal düzenlemeler, Risale-i Nur neşriyatını devlet tekeline değil, devlet himayesine almaktadır" iddiasında bulunuldu. 

8 maddelik bir açıklama yapan "ağabeyler" Risale-i Nurları özgürleştirmeye çalışanları ise "menfaatleri zedelenen bazı çevreler" diye niteledi. 

Risale-i Nur eserleri 2014 Mart ayından bu yana hiçbir yayınevi tarafından basılamıyor. İptali istenen torba yasanın 87. maddesi ise Risale-i Nurları devletin tekeline alıyor. 

İşte bu duruma yol açan "ağabeyler"in yaptığı o açıklama:

"1.Yapılan yasal düzenlemeler, Risale-i Nur neşriyatını devlet tekeline değil, devlet himayesine almakta ve devlete, Risale-i Nur’ların mutlak surette neşredilmesini ve okuyucuyla buluşmasını temin etme vazifesini vermektedir.

2.Bu düzenlemeyle devlete verilen bir diğer vazife de, Risalelerin aslına uygun bir şekilde neşredilmesini temin etmektir. Devlet, bu vazifeyi üstlenmekle, eser sahibinin en mühim arzusuna sahip çıkmakta ve bilhassa son yıllarda karşılaştığımız korsanlığa ve tahrifata açık bazı suiistimallere mâni olmak suretiyle Risale-i Nur Müellifinin ruhunu şad edecek bir adım atmaktadır.

3.Böyle bir düzenleme durup dururken ortaya çıkmamıştır. Risalelerin mülkiyeti konusunda mevcut miras hukuku muvacehesinde bir belirsizlik hüküm sürdüğü için, eserleri her ne olursa olsun okuyucuyla buluşturmak ve gelecekte de her türlü şartlar altında aslına uygun bir şekilde basılmasını devam ettirmek maksadıyla böyle bir düzenleme yapılmıştır.

4.Bu aşikâr hakikate rağmen ısrarla Risale-i Nur’ların devlet tekeline alındığı iddiasını öne sürmek, kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmayı hedef alan aşikâr bir iftiradan ibarettir.

5.Esasen Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur’ların devlet eliyle ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşredilmesini fevkalâde ehemmiyet atfettiği bir gaye olarak takip etmiş, bu hususta Başvekile ve Diyanet İşleri Reisine mektuplar yazmış, talebelerini göndermiş, bu mektuplarında Diyanet İşleri Reisine hitaben “Böyle eserleri neşretmek Diyanet Riyasetinin vazifesidir; onlar sizin hakikî malınızdır” ifadelerini kullanmıştır.

6.Bütün bu teşebbüsleri sırasında, Bediüzzaman Hazretleri hiçbir zaman eserlerin devlet tekeline alınması gibi bir endişe taşımamış, “Yarın yetki kötü niyetli kişilerin eline geçerse ne olur?” şeklinde bir düşünceyi asla izhar etmemiştir. Üstadımız, bugün güya Risale-i Nur’u devlete karşı savunur gözükmeye çalışan bazılarının devlet hakkında dillerine pelesenk ettikleri bazı uygunsuz tabirleri de asla ve kat’a kullanmamıştır.

7.Risale-i Nur’ların tek bir gayesi vardır; o da, Müellifinin müteaddit defalar ısrarla beyan ettiği gibi, insanların imanlarını kurtarmak, onlara dünya ve âhiret saadetlerini kazandırmaktır. Yegâne rehberi olan Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyyenin irşadı altında yürüttüğü bu hizmetinde Allah’ın rızasından başka ne maddî, ne manevî, ne dünyevî, ne de uhrevî hiçbir şeye ve hiçbir menfaate âlet edilmeyeceğini de muhtelif mektuplarında Bediüzzaman Hazretleri tekrar tekrar hatırlatmış, bizlere de en birinci hizmet düsturu olarak bunu ders vermiştir. Verdiği dersi herkesten önce kendi hayatında yaşayan Üstadımız, Risalelerin neşrini de hiçbir şeye âlet etmemiş ve ettirmemiş, eserlerin neşrinden temin edilen geliri de, Risale-i Nur’lar’ın neşrine ve medrese-i Nuriyeler ile kendisini Risale-i Nur hizmetine vakfeden ve nafakasını temin edemeyen Nur talebelerine tayın olarak tahsis etmiş ve vefatından sonra da böyle yapılmasını vasiyet etmiştir.

8.Yıllardır tam bir başıboşluk içinde her aklına esenin kendi dilediği gibi Risale-i Nur’ları neşrettiği başıboş bir vasattan hak ve hukuka riayet edilen ve suiistimallere meydan vermeyen bir vasata geçilmesi, menfaatleri zedelenen bazı çevreleri fevkalâde rahatsız etmekte ve onları hiçbir meşruiyet ölçüsüne riayet etmeksizin eski durumu devam ettirecek çareler aramaya sevk etmektedir. Bu uğurda kimlerin kimlerle işbirliği yaptıklarını da nesiller boyu ibret dersi olarak hatırlanacak bir vakıa olarak kamuoyunun dikkatine arz ediyoruz.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.