Mersin'de büyük bir gıda skandalı patlak verdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin aşevinde servis edilen kavurmada, dana eti yerine at eti kullanıldığı ortaya çıktı.
4 Şubat'ta bir vatandaşın tabağından çıkan mikroçip, Adana Hipodromu'nda yarışan 4 yaşındaki İngiliz atı Smart Lacht'a aitti.
Bu olay, Süleymancılar cemaatiyle bağlantılı Toros Gıda firmasının ihale aldığı doğranmış dana eti tedarikinde yaşandı.
Firma yöneticisi Halim Eren, cemaatin önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor.
Belediye, sorumluluğu tedarikçi ve Tarım Bakanlığı'na atsa da firmanın adını gizlemeyi tercih etti.
MİKROÇİPİN SIRRI ORTAYA ÇIKTI
Mikroçipin tespitiyle başlayan inceleme, atın sakatlık nedeniyle yarışlardan çekildiğini gösterdi. Sahibi, Smart Lacht'ı bedelsiz olarak bir nakliyeciye verdi. Nakliyeci ise atı bir çiftliğe teslim etti.
Ancak bundan sonrası karanlık:
Süleymancılar bağlantılı yöneticiler, sakat atı kesip diğer etlerle karıştırarak belediyeye sattı. Bu süreçte, bedelsiz elde edilen at eti için belediyeden ödeme alındığı iddia ediliyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, firmanın adını açıklamaktan kaçındı ve "Gerekli bilgiler verildi" diyerek konuyu kapattı.
TOROS GIDA VE SÜLEYMANCI BAĞLANTISI
Toros Gıda, Mersin'de dana eti ihalesini kazanan firma olarak öne çıkıyor. Şirket müdürü Halim Eren, aynı zamanda Mersin Talebe Yurdu Yaptırma Derneği'nin başkanı.
Derneğe bağlı Özel Akbelen Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu, cemaat üyesi gençleri yetiştiriyor.
Eren'in sahibi olduğu Toros Market zinciri üç şubeyle faaliyet gösteriyor. Ayrıca cemaatin Akdeniz Toros isimli büyük bir gıda şirketi daha var. Firma, sadece belediyeye değil, çok sayıda şirkete ve mekana et tedariki yapıyor.
"Helal kesim" iddiasıyla pazarlanan ürünlerin gerçekte at eti içerdiği şüphesi, gıda güvenliği tartışmalarını alevlendirdi.
HALK SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDA
Uzmanlara göre, at eti tüketimi belirli sağlık riskleri taşıyor, özellikle kesim koşulları denetlenmediğinde. Olayda, sakat atın eti karıştırılarak dağıtıldı ve bu durum Mersin halkını doğrudan etkiledi.
Belediye'nin CHP'li yönetimi, Süleymancılarla karşı karşıya gelmekten kaçındı. Ancak kamuoyu baskısı artıyor: Toros Gıda ve ilgili çiftlik hakkında soruşturma başlatılması talep ediliyor.
Tarım Bakanlığı'nın denetim eksikliği de eleştirilerin odağında. Bu skandal, Türkiye'de gıda tedarik zincirlerinin şeffaflığını sorgulatıyor.
SORUŞTURMA VE HUKUKİ SÜREÇ
Yetkililer, halkın sağlığıyla oynayanlara karşı hukuki işlem çağrısında bulunuyor. Mersin'de at eti skandalı, benzer vakaların önlenmesi için emsal olabilir. Cemaat bağlantılı firmaların "helal" etiketli ürünlerinde daha sıkı denetim şart.
Olayın detayları, gıda sektöründe etik ve yasal standartları yeniden gündeme taşıdı.
ALMANYA’DA ‘DOMUZ ETİ’ İDDİASI
Süleymancıların eski yöneticilerinden Zekayi Işın, cemaatin Almanya’daki gıda firmasının ürettiği ürünlerde domuz eti olduğunu açıklamıştı.
Cemaatin bir dönem Almanya Münih’teki üst düzey yöneticisi olan Işın, Süleymancılara ait olan Yörük Et firmasının, bazı dondurulmuş et ürünlerini tedarik ettikten sonra sucuk, salam, sosis gibi ürünlere dönüştürerek sattığını söylemişti.
Işın, bu dondurulmuş etler arasında domuz eti ve tüketime uygun olmayan organların yer aldığını dile getirmişti.
Zekayi Işın, bu iddiayı cemaatin sorumlularına sorduğunda “Merak etme konuyla ilgileneceğiz” yanıtını aldığını ancak herhangi bir adımın atılmadığını kaydetmişti.
Cemaatin firması Yörük Et, yıllar sonra adını değiştirerek “Tuna Food” ismiyle devam etti. Tuna Food, bugün Avrupa’da 30 ülkeye “helal” et ve tavuk ürünlerini ihraç ediyor.
Siyasetcafe.com