Şüpheli şekilde ölen Türk bilim insanları ve Toryum Projesi

Türkiye’de son zamanlarda hangi bilim insanları esrarengiz bir şekilde kazalara kurban gitti, hangi başarılı projeler yarım kaldı, hangileri tamamlandı? Toryum Projesi nedir?

Türkiye’de şüpheli kazalarda hayatını kaybeden Türk bilim insanlarının ölümlerinin arkasındaki sis perdesi yıllardır bir türlü aralanamadı.

Geçtiğimiz hafta Fatih 1 Sondaj gemimizin Karadeniz’deki Tuna 1 yatağında 536 milyar metreküp doğal gaz rezervi bulması akıllara “daha önce neden bulunamadı” sorusunu getirdiği gibi yurdumuz için yarım kalmış bir hikayeyi de getirdi: “Toryum Projesi.”

Toryum Projesi hayata geçseydi eğer doğalgaz aramalarına belki de gerek kalmayacak ve Türkiye’nin enerji kaynaklarının hikayesi belki de başka türlü yazılacaktı. Ama olmadı olamadı, neden?

2007 yılında Isparta'da esrarengiz bir şekilde düşen Atlasjet uçağında hayatını kaybeden Prof. Engin Arık, Türkiye'deki zengin toryum yatakları konusunda çalışmalarıyla biliniyordu. Arık’ın yanısıra aynı uçak kazasında Toryum Projesi’nde çalışan 5 bilim insanı daha öldü.

ESRARENGİZ BİR UÇAK KAZASI VE ÖLEN 6 BİLİM İNSANI

2007 yılında Isparta’da düşen Atlasjet uçağında 57 kişi hayatını kaybetmişti. Uçağın düşmesinin ardından herhangi bir patlama olmamasının kısa parkurda uçulduğu için uçakta fazla miktarda yakıt bulunmamasından kaynaklandığı ifade edilmiş, ayrıca uçağın acil durum sinyali göndermediği de belirlenmişti.

Esrarengiz olan bir diğer olay da Prof.Dr.Engin Arık’ın bütün çalışmalarının bulunduğu ve sürekli yanında taşıdığı laptopun kaza sonrasında bulunamamasıydı.

Hayatını kaybeden bu 57 kişinin içinde Türkiye için çok önemli bir projede çalışan ve Türkiye için çok önemli 6 bilim insanı da vardı.

Nükleer fizikçilerden oluşan grup, Isparta’da yapılan Nükleer Fizik Kongresi’ne gideceklerdi. Uçak kazasının ertesinde kongre ertelendi. Uçak kazasında yaşamını yitiren 6 Nükleer Fizikçiden 3′ü Boğaziçi Üniversitesi’nde, 3′ü ise Doğuş Üniversitesi’nde görev yapıyordu. Yaşamını yitiren 6 fizikçiden 2′si alanlarında uzman olan profesörlerdi.

O isimler Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Engin Arık, Araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, Yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi’nden, Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma görevlisi Mustafa Fidan’dı.

 

Atlasjet uçağında hayatını kaybeden 6 bilim adamının 2 yıl önce başlatılan ve Devlet Planlama Teşkilatı tarafından desteklenen ”Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarımı Ve Test Laboratuvarları” projesinde görevlilerdi.

Projede, malzeme bilimi, biyoteknoloji ve tıp gibi alanlarda yeni teknolojilerin kullanıldığı bir Ar-Ge alt yapısı oluşturmak amaçlanıyordu. Projede ayrıca Ulusal Hızlandırıcı Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Enstitüsünün de kurulması hedefleniyordu.

 

PROF.DR.ENGİN ARIK KİMDİR?

14 Ekim 1948′de İstanbul’da doğan Prof. Dr. Arık, İstanbul Üniversitesi Fizik-Matematik Bölümünden mezun oldu. 1985 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapıyordu.

Engin Arık, ”Deneysel Yüksek Enerji Fiziği” alanında yaptığı çalışmalarla 1981 yılında doçent, 1988 yılında profesör oldu. Arık, İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarında kurulu nükleer araştırma merkezi ”European Organization for Nuclear Research (CERN)”deki ”Atlas Deneyi”nde çalışıyordu.

Engin Arık, Türkiye’de bol bulunan toryumu, petrole alternatif enerji kaynağı olarak gösteren isimdi. Arık’a göre Türkiye’deki toryum kaynakları sonsuza kadar yeter kapasitedeydi.

TORYUM PROJESİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİYDİ?

Prof. Engin Arık ölümünden önce yaptığı açıklamada dünyanın en zengin toryum yataklarının Türkiye’de olduğunu belirterek; “Türkiye tüm enerji ihtiyacını senede 50 ton toryum ile karşılayabilir. 1 ton toryum un enerjisi ile 1 milyon ton petrolün enerjisi eş değer. Kuracağımız merkeze bir proton hızlandırıcısı düşünülüyor. Bu da ilerde toryum nükleer santrali yapmamız için ön çalışmalara olanak sağlayacaktır…” demişti.

YİNE ESRARENGİZ BİR KAZA VE ÖLEN 3 BİLİM İNSANI

Bu kez esrarengiz bir kaza da 14 Temmuz 2004’te Gelibolu yakınlarında yaşanacak ve 3 bilim insanını hayattan koparacaktı: Yücel Kenter (32) , Ercan Kuruoğlu (31) kaza anında hemen ölecek, ağır yaralı Mustafa Aktekin (54) ise hastanede yaşamını yitirecekti.

Ercan Kuruoğlu ile Mustafa Aktekin, ‘ulusal güvenlikle ilgili stratejik çalışmalar yapan’ iki isimdi. Yüzbaşı Kenter de, TÜBİTAK’ın, Kara Kuvvetleri ile ortak yürüttüğü bir projede görevliydi.

Üç isim, TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’nde geliştirilen askeri bir cihazı denemek için Çanakkale’ye gitmişler ve dönüyorlardı. Cihaz, gizlilik dereceli bilgilerin korunması konusunda üretilmişti.

ASELSAN’DAKİ ŞÜPHELİ İNTİHARLAR

İntiharların ilki 7 Ağustos 2006 günü meydana geldi.

ODTÜ mezunu Makina Mühendisi Hüseyin Başbilen (30), Pursaklar yolunda otomobilinde bileği ve boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Başbilen’in ‘Elveda‘ başlıklı mektup bırakarak intihar ettiği öne sürüldü.

Yine ODTÜ mezunu olan ve ASELSAN’da bir süre çalıştıktan sonra görevinden ayrılan ve Miteks adlı savunma şirketinde görev yapan Elektrik Mühendisi Ünsem Ünal (30) 17 Ocak 2007 günü Eymür Gölü kenarında ölü bulundu. Kafasından tek kurşun almıştı. Olay, intihar olarak kayıtlara geçti.

26 Ocak 2007 günü Batıkent’te oturduğu binanın 6. katından atladığı belirtilen bir diğer ODTÜ mezunu Elektrik Mühendisi Evrim Yançeken (26).

17. Ocak 2015 yine bir Aselsan Mühendisi ve yine bir ölüm haberi. Bu olayda intihardı ve Mühendis Erdem Uğur, füze savunma sistemiyle ilgili hazırladığı projenin sunumunu yapacağı gün evinde ölü bulunmuştu.

9 Ekim 2007’de ASELSAN’da Yazılım Mühendisi olarak görev yapan Burhanettin Volkan, askerliğini yaptığı sırada nöbet esnasında silahıyla intihar etmişti.

26 Ocak 2013’te ise ASELSAN’da mikroelektronik güdüm ve elektro-optik grubu projelerde çalışan Hakan Öksüz esrarengiz bir trafik kazasında yaşamını yitirmişti.

BU KEZ YÜKSEK HIZLI TREN KAZASI BİR BİLİM İNSANININ CANINI ALDI

13 Aralık 2018'de Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren (YHT), Yenimahalle ilçesinde kılavuz lokomotife çarptı. Kazada 3’ü makinist olmak üzere 9 kişinin öldü, 47 kişi de yaralandı.

Kazada hayatını kaybedenlerden birinin de Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Berahitdin Albayrak olması dikkat çekti.

 

TÜBİTAK tarafından Konya Bilim Merkezi’nde yapılacak “Bilim Cafe” programına katılmak üzere Konya’ya giden Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berahitdin Albayrak, YHT tren kazasında hayatını kaybetti.

Prof. Dr. Berahitdin Albayrak’ın öldüğü aynı gün Türkiye için çok çok önemli bir gelişme yaşanmıştı. Türkiye Uzay Ajansının kurulduğunu bildiren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası ile yayımlanan 23 numaralı Kararnamede tüzel kişiliği haiz, idari ve mal özerkliğe sahip, özel bütçeli Türkiye Uzay Ajansının kurulduğu bildirilmişti.

Yayımlanan kararnameye göre, ajansın merkezi Ankara’da yer alacağı ve özel bütçeye sahip olacak olan kurumun idari ve mali açıdan da özerk olacağı belirtilmişti.

 

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

 

Siyasetcafe.com

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İlgili Haberler

Karadeniz’deki keşfin ardından Bakandan bir güzel haber daha: 2 aya kadar yeni müjde gelebilir
Karadeniz’de keşfedilen doğal gazın ilk yanma görüntüsü yayınlandı
Uzmanlara göre Karadeniz’de peş peşe müjdeler gelebilir! Bu sefer gazın yanında petrol de olabilir

Tarih Haberleri