'Siyaset yapan hakim istemiyoruz'

'Siyaset yapan hakim istemiyoruz'

Türkiye’de Hakimler ve Savcıların son zamanlarda iktidar partisi tarafından baskı altında kaldığı iddia ediliyordu. Konu ile ilgili bir iddia daha gündeme atıldı. İşte ayrıntılar;

A+A-

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Türkiye'de hukuk sisteminin siyasi iktidarın müdahalesine açık olduğunu  ifade etti.

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu kitap tanıtımı öncesinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek Türkiye’deki hukuk sistemine yönelik açıklamalarda bulundu.

15 Temmuz'dan hemen sonra 4 bine yakın hakimin tasfiye edildiğini ifade eden TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, "Kalanların içindeki 1500 tecrübeli hakim de pekala 1-2 yıllığına erteleyebileceğimiz istinaf projesi dayatıldığı için 20 Temmuz itibariyle istinafa aktarıldı. Bakın büyük bir darbe girişimi yaşadık. Bunun akabinde 4 bin ilk derece hakimi tasfiye ettik. Kalanların da 1500'ünü, ertelemediğimiz için istinafa gönderdik. Ondan sonra da adalet akademisinde daha staj görmekte olan, daha stajınının birinci, ikinci haftasında olan tecrübesiz, fakülteden yeni mezun kardeşleri; iyi niyetli olduklarına şüphem yok ama aldık. 'Hakimsin, savcısın sen' dedik. Bugün Türkiye, ağır ceza mahkemelerine başkanlık yapacak kıdemde hakim bulmakta zorlanıyor. Aşacağız bunu. Dünden daha kötü durumda değiliz. Ama bugün de sıkıntılı bir durumdayız. Hakimlerimizde çok büyük bir tecrübesizlik ve bilgi eksiği var. Fakültelerin durumu da malum. Türkiye'de artık hakimlik sınavlarında yaklaşık 1 yıldır yazılı sınavda baraj yok" dedi.

"Kürsüden siyaset yapan hakim istemiyoruz"

Bilgisiz ve tecrübesiz hakimlerin ortamın baskısının altında kalmasının mümkün olduğunu vurgulayan Metin Feyzioğlu, "Yargıtay'ın baskı altında kalmasından çok daha kolay bilgisiz ve tecrübesiz hakimlerin baskı altında kalması. Son anayasa değişikliğinde Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun neredeyse tamamını iktidar partisinin genel başkanının doğrudan ya da dolaylı belirlediği bir sisteme geçtik. Yani 10-15 ya da 1 yıllık hakim biliyor ki kendisini hakimliğe alan ve istediği anda da atacak olan kurulu, iktidar partisinin genel başkanı ve Cumhurbaşkanı sıfatı gibi ayrı ayrı iki şapkayı takan kişi belirlemiş. Türkiye'de sistem, siyasi iktidarın müdahalesine açıktır. Müdahale edilip, edilmediğini bilmem. Sonuç olarak, kürsüden siyaset yapan hakim istemiyoruz. Kürsüdeki hakime müdahale eden siyaset de istemiyoruz. Her ikisi için de anayasayı değiştirmemiz lazım. Bu anayasa maddesiyle, bu iş yürümez. Bu anayasa maddesi yönetenlerin de aleyhinedir" ifadelerini kullandı.

siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler