Süleymancıların zulmüne uğrayan Lale Aydın konuştu: Fetö'den daha tehlikeliler

Süleymancıların zulmüne uğrayan Lale Aydın konuştu: Fetö'den daha tehlikeliler

Üsküdar’da günlerdir kamuoyunda tartışılan Süleymancılara ait,Hasibe Hatun Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile, Lale Aydın arasındaki davanın mahkemesi yapıldı. Lale Aydın mahkeme sürecini ve yaşadıklarını siyasetcafe’ye anlattı

A+A-

Üsküdar’da, yurt yapmak istediği bir apartmanın yüzde 75’ini satın alan Süleymancılar cemaatine bağlı Hasibe Hatun Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile, bazı mal sahiplerinin dairelerini satmamakta direnmesi üzerine çürük raporu aldırarak apartmanı mühürletti iddiası tarafları mahkemede karşı karşıya getirdi.

Mağdur olduğunu iddia eden Lale Aydın ile, Süleymancıların derneğinin davalık olan anlaşmazlığın duruşması dün yapıldı.

Leyla Aydın’ın daha önce yaptığı açıklamalara itiraz ederek asıl mağdurun kendileri olduğunu iddia eden yurt yöneticileri, 2 gün önce bu konuda bir açıklama yapmış, ve bu açıklamayı yayımlamıştık.

Hasibe Hatun Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin yaptığı açıklamayı okumak için buraya tıklayınız.

 

Mahkeme’den sonra görüştüğümüz Lale Aydın, mahkeme sürecini ve yaşadıklarını siyasetcafe’ye anlattı.

 

İşte Lale Aydın’ın o açıklaması:

Üsküdar'daki bina ile ilgili mahkeme sırasında, avukatım hâkime yapılan usulsüzlükleri izah etti Bina ile ilgili sağlam raporu da verildi bunların aldıkları çürük raporunu ben Çevre ve Şehircilik bakanına bağlı lisanslı firmaya verdim, aynı zamanda binanın projesi bende duruyordu onu da verdim evin sağlam olduğu sonucu tasdiklendi.4. kattan karot alınmadığından dolayı onun da taşıyıcı bir yük getirdiğinden ve çürük pozisyonuna girdiğinden, karot alınınca binanın gerçek sağlamlığı ortaya çıkacak dedik.

4. katta 1999 depreminden sonra hazır beton ve nevru demir kullanıldığını söyledik ve bu durumda 4. katın ilk 3 kattan da sağlam çıkacağı ortada.

Binadan kanunen 4 delik yani Karot örneği alınması gerekirken kasti olarak 12 delik açıldığını söyledik. Binadaki mühür’ü kanunsuzca kırdıklarını, merdivenleri ve bana ait 4 dairenin camlarını da kırdıklarını ifade ettik.

Zaten bu olayda polis ve zabıtayı çağırıp tutanak tutturmuştum. Savcılılık mala zarar verme ve mühür’ü kırmaktan dolayı dosya hazırlayın dedi.

 

MAHKEME ERTELENDİ

Bana yapılan açıklamada "İdare mahkemeleri diğer mahkemeler gibi değildir, normalde dilekçe ile cevap verilir. Çok önemli bir duruma gelmiş ise o zaman duruşma verilir. Bu duruşma da bir kez olur 15- 20 gün sonra avukatlar cevaplarını verirler ve Ben UYAP’ tan takip edeceğim dendi.

 

BİLİRKİŞİ MİSAFİR GİBİ GELİP GİTMİŞ

Biz bilirkişi istedik benim avukatım yeterince ilgilenmediğinden; bilirkişi gelmiş ama ne bir resim ne bir tutanak ne bir açıklama yapılmamış. Sn başkan misafir gibi gelmiş, misafir gibi gitmiş. Oysa oradaki yanlışlıkları görüp bir şeyler yazsalardı olay daha net görülecekti.

Bu mahkemelerde tutanak yok, söylenenler kendileri tarafından not alınıp değerlendirme yapıp karar veriyorlar. Mahkeme bilirkişi gönderirse haklılığım ortaya çıkacak.

 

İNKÂR İÇİNDELER

Onlar da şuan büyük rahatsızlık içinde ama inkâr ediyorlar. Elbet gerçek ortaya çıkacak.Adamlar evimi almak için derneğimdeki yönetimi değiştirecek kadar dinsizleşmiş.

Ben ne derneği tanırım, ne de nerede olduğunu bilirim. Umreye gittiğimde Ahmet Çakar diye hoca vardı umreden sonra eşi ve çocukları ile evime gelir yemeğimi yer otururlardı. Bende o ara rahatsızdım Ahmet hoca evime gelir gidersiniz ailece ama sizden ricam benim derneğimde birşey yok sadece evim var dedim.

Bir beyanda bulunup evrakları bana getirir misin dediğimde eşi de kendi de "tabii abla lafı mı olur yaparım" dedi verdim.

Adam benim yönetimimi değiştirmiş, defterleri istedim getirmedi. Savcılığa verdim, korkudan "abla evini verelim biz karar alalım" dedi. Karar aldılar, dernekler müdürlüğü yetki belgesi çıkardılar noterden Mustafa HADBAY adına; sabah 10 da' da tapuya gelip imza atacaktı, olay bitecekti. Ben de iyi niyetime savcılık şikâyetini çektim, adamı tapuya göndermediler. Ben evimi almak için tekrar savcılığa şikâyet edip 23. asliye hukukta dava açtım.Aslında 5 Kasım'da dava bitecekti, hâkim gelmediğinden bitmedi.

 

SÜLEYMANCILAR FETÖ'DEN DAHA TEHLİKELİ

Ama ben her zaman söylüyorum bir kez daha tekrar edeyim; Süleymancı cemaati FETÖ'den daha tehlikeli!

Derneğimdeki yöneticileri sahte dilekçe imza taklidi ile üyeliğe düşürmüşler. Bunu yapan Ahmet Çakar Süleymancı cemaatinde hoca, diğeri Hasibe Hatun derneğinin başkanı Selim Bilgiç...

Ben geçen sene Selim Bilgiç'i aradım, bana diyor ki "biz aptal mıyız, o evini alacağız. Biz o binadan boşuna mı 3 daire satın aldık?" Aldığım duyuma göre bu adam kırma olayından sonra 10 gündür evine korkudan gelmiyor, evi benim binama yakın kalıyor...

 

 

 

 

Özel haber/siyasetcafe.com

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Yorum