Tao’cu felsefe Türk çıktı: Gök Tanrı gerçeği!

Tao’cu felsefe Türk çıktı: Gök Tanrı gerçeği!

Çin felsefesinin temeli kabul edilen Tao Te Ching kitabında şok gerçekler. Yin ve Yang Türkçe çıktı. Tao, Doğa kelimesiyle aynı kökten. Baş tanrıları Gök Tanrı.

A+A-

Çin felsefesinin temel kitabı kabul edilen Tao Te Ching, Kerem Çalışkan’ın yeni çevirisi ile Remzi Kitabevi tarafından yeniden yayınlandı. Dünyanın tüm dillerinde ve Türkçede şimdiye kadar yüzlerce farklı çevirisi olan 2500 yıllık bu kitaba dair sunuş metninde, Çalışkan ilk kez bu felsefenin ana kavramları olan ‘Yang’ ve ‘Yin’ sözcüklerinin Türkçe kökenlerine dikkat çekiyor. Hatta ‘Tao/Dao’sözcüğünün kökeninin Türkçe ‘Doğa’ sözcüğü ile aynı kökten geldiğini öne sürüyor. Çalışkan, kitaptaki bu iddiaları cevapladı.

-Sayın Çalışkan, Tao kitabında ‘Yang’ ve ‘Yin’ sözcüklerinin Türkçe kökenli olduğunu öne sürüyorsunuz? Şimdiye kadar böyle bir iddia ortaya atılmadı. Bunun dayanağı nedir?

-Taoizm Çin’de 5 bin yıllık bir felsefe. Tao Te Ching kitabı da 2500 yıllık bir kitap. Bu kitabı yeniden çevirmeden önce Almanca, İngilizce ve Türkçe tüm kaynaklardan bu esere ve felsefeye dair kapsamlı bir araştırma yaptım. Çin’de bu kitabın ortaya çıktığı İÖ. 6. ve 4. Yüzyıllar Çu Hanedanı diye bilinen Hanedan’ın çöküş dönemi. Büyük bir kargaşa, iç savaşlar yaşanıyor. Prenslikler, krallıklar, olarak ortaya çıkan onlarca, yüzlerce küçük devletçik, feodal beylikler birbirleriyle savaşıyorlar.

Çu Hanedanı aslında Çin’e İÖ. 1000 yıllarında Batı’dan gelen Türk kökenli bir hanedan. Gelirken kendi ‘Gök Tengri/Gök Tanrı’ kültünü de beraber getiriyorlar. O antik dönemde Türk ve Çin kültürleri içiçe geçiyor. İki dilin sözcükleri birbiri içine karışıyor, birlikte yaşıyor. Ve ortak sözcüklerden günümüze kadar bir çok versiyon türüyor… Yang ve Yin, hatta Tao, yani Çin’deki sesli söyleyişi ile ‘DAO’ sözcüğü, o antik dönemde Türkçe DOĞA sözcüğü ile aynı anlamda kullanılıyor. DOĞA’ya dönük yakarışlar ise, Çin’de DAO/DAU, Türkçe’de ise DUA sözcüğüne evriliyor.

-Yang ve Yin’e dönersek, Türkçe’ye nasıl bağlanıyor?

-YANG sözcüğü Türkçe YANGIN ve YANIK sözcüğünden türemiş. YİN sözcüğü de, Türkçedeki YİNİK, YENİK sözcüklerinin kökünde yatan temel öğe.

Çok ilginç bir şekilde bu bilgiye bir kitaptaki dip nottan ulaştım. Çin’de antik dönem dili ve felsefesi üzerine araştırmalar yapan genç bir Türk araştırmacı, Sonya Özbey, İş Bankası tarafından yayınlanan Tao kitabında, buna sadece dip not olarak değinmiş. Sözcüklerin Türkçe kökenleri konusunu derinleştirmemiş.

Olay şu: Antik dönem Çin’de dağın güneşli yüksek yüzüne YANG deniyor. Bu sözcüğün Türkçe YANGLU, YANGIN, YANIK, YANANanlamlarından türediğini anlamak zor olmasa gerek. YANG, (YANGLI, YANIK) dağın yüksekAYDINLIK tarafı için kullanılan sözcükler.

YİN ise bunun karşılığı, dağın aşağıda, arkada, gölgede, karanlıkta kalan kısmı için kullanılıyor. Türkçe’de bu sözcüğün YİNİK, İNİK, YENİK, YEĞNİ gibi çeşitli açılımları ve türevleri olduğu da bilinmektedir. YEGNİ/YEĞNİ daha sonra Türkçede hafif, alçak, düşük, ince anlamlarında da kullanılmış ve günümüze kadar gelmiştir.

YANG; aydınlığı, erkek unsuru, dağın yüksek tarafını simgeler, YİN ise dişi öğedir, doğada vadiyi, derin, kuytu, karanlık unsuru simgeler. Bütün mucizeler dişinin karanlık ‘Sırların Sırrı’ kapısından çıkar.

YANG ve YİN’in, DAO/DOĞA sözcüklerinin Türkçe kökleri üzerine derinlemesine bir araştırma, ülkemizde Türkologların, Sinologlarla (Çince uzmanları) birlikte öncelikle yapması gereken çalışmalar arasındadır.

-Tao felsefesinde sizce başka Türkçe sözcükler de var mı?

-Bir de TAO TE CHİNG kavramının ortasında yeralanTE kavramı var. Çince sözcüklerin PinYin sistemi denilen, sesli okumaya göre yazılımında bu TE sözcüğüDE diye okunuyor. Son dönemde de Latin alfabesi ile DE diye yazılıyor.

Bu DE sözcüğünün anlamına baktığımız zaman DEĞER kavramı ile karşılaşıyoruz. Şeylerin, nesnelerin, tüm varlıkların bir DE’si var. BuDE, başlıbaşına onun VARLIK DEĞERİ’nibelirliyor. Yani ERDEM’ini belirliyor. Batı dillerine ve Türkçede, bu TE/DE kavramı genellikle ERDEM sözcüğü ile karşılanıyor. Bazı eski çevirilerde KIYMET diye de çevrilmiş. Antik Çin’de sözcüğün kökeni; bir şeyin, bir nesnenin, bir varlığın, sadece varolması ile taşıdığı DEĞER olarak kullanılıyor. Bu yüzden binlerce yıl içinde Türkçe’yeDEĞERsözcüğü ile gelen kavramın, kökeninde o DE sözcüğünün yattığını düşünüyorum. Tabii bu da uzmanlarca araştırılması gereken bir konu. Ama DE-GER, DE-GMEZ ayrımı ile günümüze kadar evrilen kavramın DE’si VAR MI, YOK MU?sorusu üzerinden biçimlendiğini düşünüyorum.

-Taoizmin neredeyse tamamen Türk olduğunu öne sürüyorsunuz. Bunu nasıl açıklıyorsunuz?

-Aslına bakarsanız TAO kitabını yazan Lao Tzu’nun (Lao-Zi) Türk kökenli olduğu da bir şekilde Çinli tarihçilerin kayıtlarında geçiyor.

Lao Tzu, ve Tao Te Ching’e dair en eski ve önemli yazılı kaynak, İÖ. 100 yılında yaşamış olan ünlü Çinli tarihçi Sima Qian’dır.

Saygın bir tarihçi olan Sima Qian ‘Tarihname’ adlı eserinde İÖ. 600 yılı civarında doğan Lao Zi’nin biyografisine ve öyküsüne şöyle yer veriyor:

“Lao-Zi, Çu devletinin Ku bölgesinde Li-hsiangg’daChü-jen köyünde doğdu. Kendi adı Er, aile adı Li, takma adı Tan’dır. Çu Hanedanlığının tarihçisi ve kütüphane muhafızıdır.”

‘ER’ isminin Türkçe olup olmadığını da artık uzmanlar tartışsın. Takma adı TAN’ın, güneşin doğuşu, yani TAN VAKTİ, ŞAFAK VAKTİolup olmadığını da yine uzmanlara havale edelim.

Ana adı ER olan ve LAO-Zİ (Yaşlı Usta) lakabıyla anılan bu bilge 81 yaşında kaos ve kargaşa nedeniyle ülkesini terkedip giderken, sınır muhafızının ricası üzerine bu bilgelik sözlerini 81 deyişle yazıp bırakmıştır.Yazıp bıraktığı 81 bilge deyiş, daha sonra Tao Te Ching adıyla kitap haline gelmiştir. Yani Türkçesi ile DOĞA ERDEM REHBERİ olarak tanınmıştır.Peki bu kitabı yazan ER kişi (LAO-Zİ) daha sonra nereye gitmiştir?

LAO-Zİ, Sincan Uygur bölgesindeki Hotan kentine gitmiştir. Eski kaynaklar Hotan’da bir türbesi olduğunu rivayet ederler. Acaba 81 yaşında, eski toprağına, atalarının yurdu olarak bildiği yere mi dönmüştür? Bunu da tarihçiler araştırsın…

-Taoizmi antik Türk felsefesi olarak mı kabul ediyorsunuz?..

-Böyle bir şey iddia etmek mümkün değil. Ancak binlerce yıldır Taocu rahiplerin, Taocu tapınaklarda, Türk-Şaman ritüelleri uyguladığını bilince, Türk-Çin ortak kültür kökenleri üzerine henüz araştırılmamış ne çok şey olduğunu düşünüyorsunuz.

Taocu rahipler günümüzde halen, tıpkı Orta Asya’daki eski Türk Şamanlar gibi, tütsü yakıp kötü ruhları kovuyorlar, dans ediyorlar, ateşte yürüyorlar, bedenden cin çıkarıyorlar, dua ile şifalı su veriyorlar, hastaları çeşitli bitkisel tedavilerle iyileştiriyorlar, rüyaları yorumluyorlar.

Vietnam’a Çin’den göç eden Türk kökenli Han Çinlileri ateşte yürüme, ateşe pirinç saçma gibi gelenekleri halen bahar şenliklerine sürdürüyorlar. Çin’de Türk kökenli Han Hanedanı dönemi TAO’ya en çok tapılan dönem. Binlerce Tao tapınağı kuruluyor. Tao tapınaklarında halen baş tanrı da GÖK TANRI… Özetle Türkologlarımızın biraz TAO üzerine eğilmesi gerekiyor…

Siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.