TBMM Süreç Komisyonu Raporu Oy Çokluğuyla Geçti: Terörist Başı Öcalan Yeni 'Vatandaşlık' Tanımı Mesajı Verdi
TBMM Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 21. toplantısında, Numan Kurtulmuş başkanlığında terör sorununa yönelik ortak rapor onaylandı.
TBMM Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 21’inci kez toplandı.
Komisyonun 21’inci toplantısı için "özel izleyiciler" davet edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında Meclis Tören Salonu’nda gerçekleştirilen toplantı saat 11.10’da başladı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonun 21’inci toplantısının amacını, "ortak raporun müzakeresi" olarak açıkladı. Komisyonun ortak raporunun yedi bölümden oluştuğunu belirten Kurtulmuş, raporun içerdiği başlıkları toplantıda okudu.
Kurtulmuş, toplantının açılış konuşmasında özetle şunları kaydetti:
"Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte Gazi Meclisimiz, üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz şekilde üstlenmiştir. Ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen terör eylemleri, kalkınma ufkunu daraltmış ve siyaseti yalnızca güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştır.
Terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması, tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Bölgemizde bugün yaşanan sorunlar, emperyalist müdahalelerin bıraktığı derin izlerin sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla mücadele, daha fazla kardeşliktir. Güç dengelerin değiştiği bir ortamda Türkiye’nin iç barış ve istikrarını sağlaması, yeni imkânları ortaya çıkaracaktır.
Milletimiz dağılma ve parçalanmayı durduracak, bozguncu emellerden daha güçlü bir birlik iradesine sahiptir. Türkiye’de terör meselesinin kalıcı şekilde çözülmesi, yalnızca güvenlik başlığıyla sınırlı değildir. Toplumsal meşruiyet ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesi gerekmektedir.
Yakın çevremizde ve bölgemizde kimlik temelli fay hatlarının diri tutulması, ülkemize çok ciddi sorumluluklar yüklemektedir. Bu konu dar siyasi hesapların çok ötesinde bir realitedir. Güvenliğin yanında hukuk devleti pratiğini ve milli dayanışma iradesini aynı anda kuvvetlendiren bir birliği gerektirmektedir bu süreç. TBMM, her meselenin meşru adresidir. Siyasal hayatın son dönemde ürettiği temaslar, kamu vicdanının talepleri Meclis’imizin temsil gücünü gerekli kılan bir istişareyi gerekli bırakmıştır. Komisyona katkı sunan partilerimizin raporları, birer politika belgesidir.
Rapor, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuku merkeze alan ve kamu vicdanını merkeze alan yaklaşımı ana hatlarıyla oraya koymaktadır. Terörsüz Türkiye hedefi, daha geniş bir hedefle terörsüz bölge hedefine açılmaktadır.
Raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak, siyasi partilerin daha önce kendi raporlarında ifade ettikleri yeni bir Anayasa’ya ihtiyaç duyduğu da aşikârdır.”
MHP'Lİ FETİ YILDIZ: İNFAZ DÜZENLEMESİ ŞART
Ortak raporun okunmasının ardından söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Yamalı bohçaya döndüğünü” söylediği infaz düzenlemesinin değişmesi gerektiğini dile getirdi.
İnfaz Yasası’nda eşitlik sağlanmasının önemine dikkati çeken Yıldız, AYM ve AİHM kararlarına uyum konusunda tam mutabakat olduğunu bildirdi.
DEM PARTİ’DEN İTİRAZ
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek sözlerine başladı. Koçyiğit, ortak rapor taslağına yönelik DEM Parti’nin görüşlerinin açıklanması için sözü DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek’e bıraktı.
Çiçek, rapora itirazlarını şu ifadelerle kayda geçirdi:
“Israrla uzlaşma zeminini zorladığımızın bilinmesini isteriz. Tüm çabalarımıza rağmen ortak raporda yer alan bazı hususlar hakkında farklı düşündüğümüzü belirtiyoruz. Raporda, ‘Terör örgütü, terör belası’ kimi kavramların olmasını doğru bulmuyoruz. Bu türden yaklaşımlar, ortak rapor yaklaşımına denk düşmemektedir.
Halen ezber yaklaşımlarda ısrar etmek, yaşanan acılı süreçten gerekli şartları çıkarmamış olmak demektir. Kürt halkının acıları raporda görülmemiştir. Kürt halkı, ‘Terör örgütü’ tanımını kabul etmedi. Gerçek kardeşlik, halkların değerlerine eşit yaklaşmakla mümkündür.
Bu dönemin mimarlarından olan Abdullah Öcalan’a yaklaşım da kritik önemdedir. İmralı Adası’nın elverişsiz koşullarında ilmek ilmek barışı örmeye çalışmaktadır.
Ortak rapor dili tek taraflı bir dil olmamalıdır.”
CHP’Lİ EMİR: UMUTLAR YEŞERMEDİ
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise Türkiye’deki hukuksuzlukları dile getirerek başladığı konuşmasında, “Bu komisyonun çalışması, beklenen umudu yeşertmemiştir” dedi.
Türkiye’nin demokratikleşmesine yönelik somut adımların atılması taleplerinin karşılanmadığını belirten Emir, “Bugüne kadar yalnıza sözde kalan söylemler hayata geçirilmelidir” diye konuştu.
Ortak raporun kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini ifade eden Emir, “Demokratikleşme adına atılması gereken adımların derhal atılması gerektiğini” vurguladı.
CHP Milletvekili Salih Uzun ise ortak rapordaki, “AYM karalarına zorunlu olarak eksiksiz uyulmalıdır” maddesine dikkati çekerek, "Meclis, AYM kararlarına kendisi uymamaktadır. Can Atalay hakkında AYM iki kez hak ihlali kararı verdi. TBMM bunu uygulamadı” ifadesini kullandı.
AHMET ŞIK: RAPORA HAYIR OYU VERECEĞİZ
Ahmet Şık ise Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve Tayfun Kahraman’a yönelik AYM kararının hayata geçirilmesi için yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığının altını çizdi. AYM kararlarını uygulamayanların, “AYM kararlarına uyulması” önerisi yaptığını belirten Şık, “Eğer samimiyseniz Can Atalay ile ilgili AYM kararını uygulayın” diyerek TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslendi.
Şık, kayyum atanan belediyelerdeki başkanların ve KHK ile ihraç edilen akademisyenlerin göreve dönemediğini kayda geçirerek, “Böylesi tarihsel bir meselede dahi hukuku askıya alan bir yaklaşım sorunun derinleşmesine hizmet eder” görüşleri dile getirerek ortak rapora hayır oyu vereceğini belirtti.
ORTAK RAPOR KOMİSYONDAN GEÇTİ
Konuşmaların tamamlanmasının ardından ortak raporun oylandı. Rapor, 47 kabul, iki ret ve bir çekimser oy ile komisyondan geçti.
EMEP ve TİP hayır oyu verirken CHP'den Türkan Elçi, çekimser kaldı.
RAPORUN İÇERİĞİNDE NELER VAR?
Kurtulmuş’un konuşmasının ardından ortak rapordaki somut öneriler okundu.
Ortak rapordaki somut öneriler, özetle şöyle sıralandı.
Süreçte en kritik eşit PKK’nin tüm unsurları ile silah bıraktığının devletin güvenlik birimlerince teyit edilmesidir. Tespit ve teyit mekanizması devletin mekanizmaları arasında eşgüdüm ile işlemelidir.
Amaca hedeflenmiş müstakil ve geçici bir yasaya ihtiyaç duyulmaktadır. Silahı ve şiddeti reddedenlerin topluma yeniden kazandırılması amaçlanmalıdır. Kanun, kamu vicdanı ve kamu vicdanını gözetmelidir.
Geçici kanun ile birlikte ayrıca Ceza ve İnfaz kanundaki hükümlerden yararlanarak yapılacak düzenlemeler ile ilgili kişiler hakkında mutlaka yasal işlem yapılması değerlendirilmelidir. Af algısı oluşturulmamalıdır.
Toplumsal bütünleşme sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesine ve her bireyin ortak geleceğe eşit fırsatlarla ulaşmasına yarayan politikaların belirlenmesi zorunludur. Ekonomik ve sosyal imkanların geliştirilmesi öncelikler arasında yer almalıdır. Bölgeye yapılan yatırımların artırılarak uygulanmaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kanunla, örgüt mensuplarının dahil olduğu süreci izleyecek bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir. Sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp yürünmediği gözlemlenmelidir.
Süreçte görev alanlar, komisyon toplantılara iştirak edenlerin ve görevlilerin faaliyetleri yasayla güvence altına alınmalıdır.
Hakaret ve tehdit gibi suç unsuru içermeyen her düşüncenin ifade edilebildiği bir siyasal ortamın oluşturulması temel bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.
AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulacağını gösteren mekanizmalar güçlendirilmelidir.
İnfaz Mevzuatı’nın gözden geçirilerek, infaz adaletini esas alarak yeniden alınması gerekmektedir.
AİHM ve AYM’nin içtihatları doğrultusunda tutuksuz yargılamanın esas alınmasına özen gösterilmektedir.
Temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılması önündeki engeller kaldırılmalıdır. İfade özgürlüğü kapsamındaki eylemler, terör suçu olarak değerlendirilmemelidir.
Basın özgürlüğünü sınırlayıcı yasalar, yeniden ele alınmalıdır.
Yeni bir Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanunu’nun hazırlanması gerekmektedir.
Siyasi Etik Kanunu’nun hazırlanması gerekmektedir.
Belediye Başkanı’nın görevden el çektirilmesi durumunda yalnızca Belediye Meclisi’nde seçim yapılması sağlanmalıdır.
KOMİSYONDA PKK ELEBAŞI ABDULLAH ÖCALAN'IN MESAJI PAYLAŞILDI
Öcalan, Türkiye'deki vatandaşlık tanımının değişmesini istedi:
'Bir vatandaşlık tanımı meselesi var. Vatandaşlık, devletle kurulan bağı ifade eder. Mesela sosyalist mi, kapitalist mi, Müslüman mı, Hıristiyan mı, Kürt mü, Arap mı fark etmez. Hepsi devlete vatandaş olabilir.
Yerel yönetimin şartları belli. Ayrı devlet, bölge demiyorum. Cumhuriyetin kuruluşuna giden süreç, Türk ve Kürt birlikteliği üzerine inşa edildi, bütün belgelerde bunun izleri görülebilir.
Kurtuluş Savaşında, kongrelerde, cumhuriyetin ilanında bu husus kabul gördü. Mustafa Kemal’in kendisi 17 Ocak 1921 İzmit basın toplantısında Kürtlere dair tespitlerde bulunuyordu.
Bu cumhuriyet kesinlikle Kürtsüz inşa edilmedi. Bunu inkâr edenler, her gün sivri ve tahripkar bir dille her sözü söylüyorlar.
Cumhuriyetin mayasında, temelinde Kürtler de vardır. Sonrasındaki hukuksal metinlerin Kürtleri dışlaması, Kürtlüğü ve Kürtçeyi yasaklaması inkârı ve isyanı üretmiştir.
İçinde bulunduğumuz süreç, inkârı ve isyanı sona erdirme sürecidir. Biz artık nasıl bir araya geleceğimizi ve barış içinde bir arada yaşayacağımızı tartışmak istiyoruz.'
Siyasetcafe.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.