Tıp dünyasını ikiye bölen anatomi kitabı: Pernkopf Atlası mı Şeytan Atlası mı?

Tıp dünyasını ikiye bölen anatomi kitabı: Pernkopf Atlası mı Şeytan Atlası mı?

Pernkopf Atlası: Bu kitabın yazılması için binlerce kişi öldürüldü

A+A-

İçinde bulunduğumuz yüzyılda tıp bilimcileri insan vücudunun incelenmesinde inanılmaz bir özgürlüğe sahip, kadavralar kolaylıkla incelenebiliyor ve kimse bunu yapanları eski çağlarda olduğu gibi cadılık ve küfür ile suçlamıyor. Bununla birlikte 1990’lı yıllarda tıp fakültelerinde yaygın olarak başvuru kaynağı olan Pernkopf Atlası isimli anatomi kitabının, idam edilen Nazi kurbanlarını parçalayarak kitabı çizdiği ortaya çıktı. Kitapta çok canlı bir şekilde detaylandırılmış deri altı, tendonla, sinirler, organlar ve kemiklerin çizimleri yer almakta.

 

seytan-atlasi12-001.jpg

Deri altı, kaslar, tendonlar, sinirler, organlar ve kemikler, kitapta çok canlı bir şekilde detaylandırılmış durumda.“Pernkopf'un Topografik İnsan Anatomisi" olarak bilinen bu kitap artık basılmıyor. Dahası set halinde ulaşılabilen ikinci el baskılarına da ancak binlerce dolar ödeyerek ulaşılabiliyor.

seytan-atlasi-min.jpg

Kitap oldukça pahalı bir tıbbi kitap ancak birçok doktor ve uzman bu kitabı kliniğinde veya evlerinin kütüphanesinde bulundurmak istemiyor. Bunun nedeni, kitaptaki detayların, Naziler tarafından öldürülen kişilerin üzerinde yapılan çalışmalarla elde edilmiş olması. Binlerce sayfaya yayılan anatomik detaylar, kurbanların kesilip, parçalara ayrılması ile kitaba dönüştürülmüş. Öldürülenler arasında eşcinseller, siyasi muhalifler, Çingeneler ve Yahudiler bulunuyor.

 

seytan-atlasi9.jpg

Kitabın tıbbi olarak kullanımı konusunda bilim insanları ahlaki bir ikilem yaşıyor.

Washington Üniversitesi'nde çalışan Doktor Mackinnon, insan anotomisini kademe kademe ortaya koyan bu kitaptaki detaylı çizimler yardımıyla ameliyatları tamamladığını söyleyip kitabın kullanımının bir cerrah olarak "ahlaki" bir sorumluluk olduğunu ve olmadan işini tam yapamayacağını savunuyor.

seytan-atlasi4.jpg

Soykırımdan kurtulmuş bir sağlık hukuku profesörü olan Haham Joseph Polak ise, kitabın ahlaki bir muamma olduğu görüşünü dile getiriyor. Ona göre kitap, "gerçek bir kötülükten doğmuş olsa da iyiliğin hizmetinde kullanılabilir."

Kitap şu an halihazırda 5 dile çevrilmiş durumda ve tüm dünyada binlerce kopyası var.

seytan-atlasi6-min.jpg

Kitabın ön sözünde ve tanıtımında, "karanlık" geçmişinden değil, "olağanüstü çizimlerin.... birer sanat eseri olduğundan" bahsediliyor.

Pernkopf'un kitabının sorgulanmaya başlaması ise ancak 1990'lı yıllarda başlıyor. Kitabın gerçek kaynağının belirlenmesi ile de 1994 yılında basımına son veriliyor. Kraliyet Cerrahlar Koleji, bazı kütüphaneler dışında kitabın İngiltere'de kullanımda olmadığını açıklıyor.

seytan-atlasi7-min.jpg

PERNKOPF ATLASI’NIN YAZILIŞ HİKAYESİ

Kitap, Nazi ideolojisine bağlı bir doktor olan Eduard Pernkopf tarafından 20 yıllık bir sürede derlendi.

seytan-atlasi5.jpg

Meslektaşları, Avusturya'da tıp okuyan Pernkopf'un, ateşli bir Nasyonel Sosyalist olduğunu ve 1938 yılından itibaren Nazi üniformasını her gün üzerinde taşıdığını anlatıyor.

Pernkopf, Viyana Tıp Fakültesi'nin dekanlığına atandığında, fakültedeki tüm Yahudi akademisyenleri kovdu. Üstelik işten atılanlar arasında, Nobel ödüllü 3 bilim insanı da vardı.

 

seytan-atlasi3-001.jpg

1939 yılında Nazi yönetimi, idam edilen tüm mahkumların cesetlerinin, anatomik çalışmalar için en yakındaki tesislere intikal ettirilmesi talimatı veren bir yasa çıkardı. Bu dönem içerisinde Pernkopf, günde 18 saat çalışarak, bedenleri parçalara ayırdı. Bu işlem sırasında bir grup çizer, kitaptaki görselleri oluşturuyordu. Kayıtlar bazı aralıklarda, kurumdaki ceset fazlalığı nedeniyle idamların ertelendiğini ortaya koyuyor.

seytan-atlasi11.jpg

Harvard Tıp Fakültesi'nden Doktor Sabine Hildebrandt’a göre kitaptaki 800 bedene ait çizimlerin en az yarısını siyasi mahkumlar oluşturmakta.

TIP DÜNYASI İKİYE BÖLÜNDÜ

Sinir cerrahisi dalında çalışan doktorlar arasında yapılan bir araştırma, yüzde 59'un Pernkopf Atlası'ndan haberdar olduğunu, yüzde 13'ünün ise kitabı kaynak olarak kullandığını ortaya koydu.

seytan-atlasi10.jpg

Araştırmaya katılanlardan yüzde 69'u, kitaptan yararlanmaktan rahatsızlık hissetmediğini, yüzde 15'i rahatsız olduğunu, yüzde 17'si ise kararsız olduğunu belirtti.

Amerikalı doktor Mackinnon, "Şeytani geçmişinden haberdar olduğumda, kitabı ofisimde kilitli dolapta tutmaya başladım" diyor.

seytan-atlasi13.jpg

PERNKOPF YARGILANDI MI?

Haham Polak'ın öncülük ettiği bir etik araştırma, Yahudi otoritelerin çoğunun kitabın insan hayatının kurtarılması için kullanılmasına taraftar olduğunu ortaya koydu.

 

Polak, Doktor Mackinnon ile aralarında geçen olayı da BBC'ye anlattı:

"Bir hastası ona, 'Eğer o siniri bulamayacaksanız, ayağımı kesin' dedi. Alanının en iyisi olmasına karşın, o bile bir siniri bulmakta zorlanıyor. Bana işin ahlaki yönünü sorduğunda, eğer bir insanın hayatını kurtaracaksa, kitabın kullanılmaması düşünülemez cevabını verdim. Kitaptan yararlanan doktor, detaylı çizimler nedeniyle dakikalar içnde sinirin yerini bulabildi."

Pernkopf savaştan sonra tutuklandı ve üniversiteden atıldı. 3 yıl süresince bir cezaevinde tutuldu ama herhangi bir suçla yargılanmadı.

Tahliye olduktan sonra üniversiteye geri döndü ve Atlas'ın üzerinde çalışmaya devam etti. 1952 yılında üçüncü versiyonunu çıkardı ve dördüncü versiyonu çıkardıktan hemen sonra 1955 yılında hayatını kaybetti.

 

Siyasetcafe.com

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
İlgili Haberler