Türk Ocakları İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu görevden alındı

Türk Ocakları İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu görevden alındı

Türk Ocakları Genel Merkezi, sempozyum düzenleyen İstanbul şube yönetimini görevden aldı.

Türk Ocakları'nın kuruluşunun 110. yıldönümünde İstanbul Şubesi dün, 'Günümüz İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları-2' başlıklı sempozyum düzenledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) desteğiyle organize edilen sempozyumda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da konuşmacı olarak yer aldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmasına, Karl Marx'ın "Filozoflar dünyayı çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır, oysa sorun onu değiştirmektedir." sözüyle başladı.

İslam meselesini konuşmak üzere sahneye çıkan Kılıçdaroğlu'nun sözlerine Karl Marx'ın ifadeleriyle başlaması büyük tepki çekti.

Tepki çeken sempozyumdan saatler sonra Türk Ocakları Genel Merkezi art arda iki açıklama yaptı.

Türk Ocakları'nın sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamaların ilkinde "27 Haziran 2022 tarihinde, İstanbul Şubemizin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle düzenlediği bir sempozyum, Türk Ocaklarının partiler üstü konumunu kesinlikle etkileyemez” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada "Türk Ocakları Genel Merkezi olarak şube başkan ve yöneticilerimizden, bu süreçte yanlış anlamalara yol açabilecek veya iyi niyetli olmayan kişi ve çevrelerin çarpıtmalarına zemin oluşturacak söylem ve eylemlerden kaçınmalarını bir kez daha ihtar ediyoruz." ifadelerine yer verildi. 

 

GÖREVDEN ALINDILAR

 

Daha sonra yapılan açıklamada ise İstanbul Şubesi'nin görevden alındığı duyuruldu:

 

Açıklamada "Türk Ocakları İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu 30 Haziran 2022 tarihinden geçerli olmak üzere görevden alınmıştır." denildi.

 

BAHÇELİ'DE SERT TEPKİ GÖSTERDİ

 

MHP lideri Devlet Bahçeli bugün gerçekleştirilen partisinin grup toplantısında meseleye dair açıklamalarda bulunarak tepkisini gösterdi.

 

Bahçeli'nin açıklaması şöyle idi:

 

Türk Ocakları’nın Kuruluşu’nun 110’uncu Yılında; İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları Sempozyumu’nda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın konuşmalarını dinleyince, hele hele devlete seri katil diyen bir müfterinin, bir suçlunun anılan sempozyumda olduğunu öğrenince bu duygu ve düşünceler kapladı ruhumu. Halbuki Türk Ocakları göz nurumuzdu, bir nevi mektebimiz, mefkûremizdi. İlk sevdamızdı, fikirlerimizin sistemleşip sadırdan satıra döküldüğü ülkü membaımızdı. Türkçülüğün ilk sancağı Türk Ocağı’nda kaldırılmıştı.

1931’den 1949 yılına kadar kapalı olduğu 18 yıllık bir dönemi kenara koyarsak, fiilen kurulduğu 3 Temmuz 1911’den, resmen kurulduğu 25 Mart 1912’den itibaren Türk’ün, Türkçülüğün ve Türk milliyetçiliğinin beşiğiydi.

Türk Ocakları, Ahmet Ağaoğlu’ndan Yusuf Akçura’ya; Mehmet Emin Yurdakul’dan Ahmet Ferit Tek’e; Hamdullah Suphi Tanrıöver’den Osman Turan’a varıncaya kadar nice fazıl, inanmış ve davasına baş koymuş büyüklerimiz vasıtasıyla kollarını açıp uçurumların önüne set çekmişti.

 

Milli Mücadele yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’da bulunan yakın çevresinin Türk Ocaklılar olduğunu Enver Behnan Şapolyo şöyle anlatmıştı:

 

“Hamdullah Suphi’nin gelişinden Gazi Mustafa Kemal Paşa ziyadesiyle memnun olmuştu. Onun etrafında bir fikir halkası teşekkül ediyordu. Çankaya’da Atatürk’ün fikir arkadaşlarının hepsi de Türk Ocaklı idiler. Kâzım Karabekir dâhil olmak üzere, Hamdullah Suphi, Yusuf Akçura, Halide Edip, Ağaoğlu Ahmet, Reşit Galip, Mustafa Necati, Vasıf Çınar, Celâl Sahir, Mahmut Esat, Ruşen Eşref, Veled Çelebi, Besim Atalay, Tunalı Hilmi vb hepsi de ateşli ve gayeye inanmış Ocaklı milliyetçilerdir.”

 

"SÖZÜM TÜRK OCAKLARI'NIN 3-5 YÖNETİCİSİNEDİR"

 

12 Eylül 1980 darbesini müteakiben talimatla açılan “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar” davasının iddianamesi, MHP ve ülkücü kuruluşları “1912’de Türk Ocakları’nın kuruluşuyla faaliyete geçen bir suç örgütü” olarak şerefsizce yaftalamıştı.

Sadece 583 dava insanımızı değil, bir fikrin ve onun tarihinin de mahkum olması için cuntacılardan emir alan hukuk katliamcısı Nurettin Soyer eliyle bir tezgah kurulmuştu.

Şimdi herkes elini vicdanına koyup düşünsün, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Türk Ocakları’nın Kuruluşu’nun 110’uncu Yılında; İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları Sempozyumu’nda” ne işi vardır? Biz bu hazin manzarayı nasıl okuyalım? Neye yoralım? Nasıl yorumlayalım? Davet ede ede, hem de böylesi bir dönemde Kılıçdaroğlu mu davet edilmiştir? Benim sözüm Türk Ocakları’nın üç-beş yöneticisinedir. Ya bunu nasıl yaptınız? Nasıl böyle bir hatanın faili oldunuz? Bu gaflete nasıl kapıldınız?

Kılıçdaroğlu’nun “din halkın afyonudur” diyen, üstelik İslam dünyasıyla ilgili bir sempozyumda, Karl Marx’tan alıntı yaparak salonda hazır bulunanlara hitap etmesine nasıl katlandınız?

O salondan mesela Ziya Gökalp, mesela Erol Güngör, mesela Mehmet Eröz’ün yerine Marx’ın görüşlerinin kamuoyuna yansımasını içinize nasıl sindirdiniz? Bunu nasıl hazmedebildiniz?

Ben çok üzüldüm, dalıp dalıp uzaklara gittim, acaba Türk Ocakları yönetimi hiç mi rahatsız olmadı? Hiç mi vicdan azabı çekmedi? Türk milletinin kurşun gibi ağır günlerden geçtiği bir dönemde bu Türk Ocakları ne yapar, ne arar, neyle meşgul olur? Ebussuud Efendi’nin cevabını bir kez daha haykırıyorum: Yarın Hakk’ın divanına varınca, Süleyman’dan hakkın alır karınca.

Bizim asıl Ocağımız, teslim olmuş bir Ocak değildir. Adı ve unvanı da tertemiz ülkü erlerinin inancıyla, şehit ve gazilerimizin kahramanlığıyla bayraklaşan Ülkü Ocakları’dır.

Kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulmuş Türk milliyetçiliği bizim damarlarımızda dolaşan kanımız, dünyaya Türkçe bakışımızın fikir namusudur.

 

TÜRK OCAKLARI BİZİM CİĞERİMİZİ DAĞLAMIŞTIR

 

Türk Ocakları 110 yıl evvel millet zillete düşmesin diye kurulmuştu, ama 110 yıl sonra zillete ev sahipliği yaparak geçmişine kalın bir sünger çekmiş, bizim de ciğerimizi dağlamıştır. Çok söze gerek yoktur, Türk Ocakları’nın vaki açmazını en iyi değerlendirip sorgulayacak olanlar bu Ocağın samimi ve sağduyulu mensuplarıdır. Bu da onlar için bir tarih ve millet vazifesidir.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Meclis Grubu, TBMM yaz tatiline girmeden evvel sırasıyla ele alınacak kanun tekliflerinin görüşmelerine eksiksiz katılacaktır. 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin, yani ek bütçenin; Sayıştay üye seçiminin, Askeri Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin, Geldiğimiz bu aşamada kanunlaşması acil bir ihtiyaç olan ve kamuoyunda dezenformasyon düzenlemesi olarak tanımlanan Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ve gündemdeki diğer kanun tekliflerinin müzakere ve oylamalarına aktif ve tam kadro halinde katılıp irade ve desteğimizi göstereceğiz.'

 

Siyasetcafe.com

 

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.