1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Türkiye Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş'ı anıyor
Türkiye Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş'ı anıyor

Türkiye Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş'ı anıyor

7 yıl önce bugün aramızdan ayrılan 'halkın sanatçısı' usta Neşet Ertaş'ı saygı ve özlemle anıyoruz...

A+A-

Abdallık geleneğinin belki de son büyük temsilcisi olarak adını Türk müziğine yazdıran Neşet Ertaş, Anadolu coğrafyasındaki duyguların sözcüsü olmayı başardı.

Aramızdan 7 yıl önce ayrılan büyük ozan, en çok da mütevazılığıyla hatırlanacak. Yaşar Kemal'in deyimiyle 'bozkırın tezenesi'ni saygı ve özlemle anıyoruz.

NEŞET ERTAŞ KİMDİR?

Babası Muharrem Ertaş’ı en büyük ilhamı olarak gösteren Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırşehir’de doğdu.

Çocukluğu boyunca İç Anadolu coğrafyasının pek çok köy ve kasabasını babasıyla birlikte gezdi. Neşet Ertaş’ın müziğinde tartışmasız bir şekilde bu yörenin etkisi hâkimdir.

YÜCE GÖNÜLLÜ BİR SANATÇIYDI

En önemli özelliklerinden biriyse, bu yörenin müziğini Edirne’den Kars’a, büyük bir sevgiyle dinletebilmesi oldu. Bestelerinde sevgili, sevgi, aşk gibi temaları işleyen Neşet Ertaş’ın yüce gönüllülüğü, şarkı sözlerindeki naiflikte apaçık görülebiliyor.

Küçük yaştayken annesini kaybeden, bu acı olaydan sonra babasıyla daha da yakınlaşan Neşet Ertaş, tıpkı babası gibi ozanlık geleneğini devam ettirdi. 1957 yılında geldiği İstanbul’da “Neden Garip Garip Ötersin Bülbül” türküsü oldu. Babasına ait besteyi seslendirerek ilk kaydını yayınlayan Ertaş, sonrasında tüm Türkiye’nin dikkatini çekmeyi başardı.

'YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ'

1978 yılındaki rahatsızlığın ardından felç geçiren Neşet Ertaş Almanya’ya gitmiş, ardından da uzun yıllar burada yaşamıştı. 2000 yılında İstanbul’da hafızalardan silinmeyen bir konsere imza atan Ertaş, UNESCO’nun “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak kabul edilmişti. İTÜ’den de fahri doktorası bulunan sanatçı, aynı zamanda TBMM tarafından takdim edilen Üstün Hizmet Ödülü’nün de sahibi oldu.

Onca ödül ve unvana rağmen, hayatı boyunca 'halkın sanatçısı' olmayı ve böyle kalabilmeyi kendisi için en önemli hedef ve mutluluk olarak görmüştü. Göksel Baktagir’den Hüsnü Şenlendirici’ye pek çok müzisyenin albümlerinde, bestelerinde andığı Neşet Ertaş, Anadolu’nun her köşesindeki düğünlerde ya da aşk acısı yaşayan gençlerin kulaklarında yankılanmaya devam ediyor ve devam edecek…

25 Eylül 2012’de İzmir’de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Neşet Ertaş’ı, ülkenin ortak bir değeri olarak sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde gelecek kuşaklara tanıtmak ona karşı bir borcumuz. 

 

 

siyasetcafe.com

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler