Yandaş yazarlar, diğer yandaşları suçlu ilan etti
Ethem Sancak, Yiğit Bulut, Mehmet Barlas, Yasin Aktay gibi akıl sınırlarını zorlayan yandaşlıklar, diğer yandaş yazarları rahatsız etti. AKP'nin yazarları kararsız oyların AKP'den başka partilere kaymasının sebebini yandaşlıkta sınırı aşanlara bağladı.
AKP'nin hızla eriyen oyları AKP'lilerde kaygı seviyesini arttırdı. AKP'li yandaş yazarlar da oyların hızlar eriyip AKP'nin tek başına iktidar olamayacağının görünmesi üzerine birbirlerini suçlamaya başladılar.
Yeni Şafak gazetesinden bir zamanlar Erdoğan'ın yılmaz savunuculuğu görevini üstlenen Abdülkadir Selvi ve Yusuf Ziya Cömert, suçu Yiğit Bulut, Yasin Aktay, Ethem Sancak ve Mehmet Barlas gibi yandaşlıkta sınır tanımayanların üzerine attı ve batan gemiyi ilk terkedecek isimlerin onlar olduğunu söylediler.
Yusuf Ziya Cömert: Yandaşlık tezahürleri AKP'ye zarar verdi
Zaman zaman ekranlardan, gazete sayfalarından yansıyan, hiç sempatik olmayan, 'amigoluk' seviyesinin bile altında, 'yandaşlık' tezahürleri.
İnanmadıkları halde, AK Parti camiasının hiç alışık olmadığı bir üslupla, bu camiaya düpedüz yabancı bir lisanla şecaat arzetme halleri.
AK Parti seçmeni, bu tezahürleri sevmez. Çoğu zaman istisnai veya arızi bulur.
Abdülkadir Selvi:Evet iki tabanca var. Ama namluları Erdoğan'a çevrilmiş durumda. Ayağı tökezlediğinde Erdoğan'ı ilk terk edecek olanlar da bunlardır.
Erdoğan meydanlara indi AKP'ye zarar verdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanlara indi. Peki AK Parti seçmenindeki bu kararsızlık nereden kaynaklanıyor? İkili görüntü bir kafa karışıklığına mı yol açtı?
Önceki seçimlerde AK Parti'ye oy veren ama şimdi partisiyle ilişkisini sorgulayan kitle yeniden kazanılmazsa, Türkiye 8 Haziran sabahı koalisyon hükümetine uyanma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir.
Bugün ise edep ve erkân düsturlarını bir kenara bırakarak, ”Erdoğan için diyorum ki ona; anam, babam, eşim çocuklarım feda olsun” denilebiliyor.
Yetinilmiyor.
“Solculuk dönemimde Mevlânâ ile Şems'in arasındaki aşka anlam veremiyordum. Tanıdıktan sonra gördüm ki, böyle bir ilâhî aşk iki erkek arasında olabiliyor” türü konuşmalar yapılıyor.
An itibariyle ne Mevlânâ var ne Şems. Ne de kimse sahabi konumunda…
Bunlar Erdoğan'a ve AK Parti'ye bir fayda sağlamıyor. Gönül köprülerini zedeliyor, davamız zarar görüyor.
“İki tabancam var. Bolca da mermim var. Ben ölmeden, beni vurmadan, ben asılmadan bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına kimse elini süremez” şeklindeki yaklaşımlar fayda sağlamıyor. Tam aksine Erdoğan'a zarar veriyor.
Evet iki tabanca var. Ama namluları Erdoğan'a çevrilmiş durumda.
Ayağı tökezlediğinde Erdoğan'ı ilk terk edecek olanlar da bunlardır.
Kaynak: Yeni Şafak
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.