3,5 Milyar Dolarımızı Suriyelilere yedirdik

3,5 Milyar Dolarımızı Suriyelilere yedirdik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 69. BM Genel Kurulu'nda konuşuyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

 

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları;

 

“21 yüzyılda hala insanlar açlıktan, salgın hastalıklardan ölüyor. Çocuklar ve kadınlar savaşlarda katlediliyor. Dünyanın zengin ülkeleri refah içinde yaşarken fakir ülkelerde insanlar hastalıklarla boğuşuyor. İklim değişikliğinin etkileri insanlığın önünde önemli bir sınav olarak duruyor. Bu manzara insan onuruna yakışmamaktadır. Çocukların öldüğü ve öldürüldüğü bir dünyada hiç kimse masum değildir. Hiç kimsenin can güvenliği yoktur. Hiç kimse de sürdürülebilir refah ve barış içinde olamaz.”

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ YOK DİYE SESLENENLER...

“Filistin’de çocukların, kadınların hatta engellilerin katledilmesine tepki gösterenleri susturmak için bir takım yaftaların kullanıldığını da görüyoruz. Anında teröre destek vermekle suçlanıyorlar. Basın özgürlüğü yok diye seslenenlerin Filistin’de öldürülen gazetecileri görmezden gelmesi dikkatlerden kaçmıyor. Mazlumlara yönelik çifte standart, çocukların katledilmesine yönelik kayıtsızlık tüm dünyada teröre oksijen sağlamaktadır. Uluslararası kurumlardan, BM’den umudunu kesen kitleler çaresizlik içinde terörün tuzağına düşüyorlar.

Irak'tan Suriye'ye kadar insanlık vicdanını yaralayan görüntülere sahne oluyor.

Burada bir kez daha vurgulamak isterim, çocukların öldürüldüğü bir dünyada kimse masum değildir.

Filistin'in Gazze Şeridi'nde 490 çocuk katledildi, 3 bin çocuk yaralandı.

Halkın oylarıyla gelen iktidarların devrilmesine sessiz kalan bu suça ortak oluyor.


Kurumlara olan g
üvensizlik duygusu, umutsuzluğa sevk etmektedir.

 

Irak maalesef terör örgütlerinin hareket alanı haline geldi, bu durum Türkiye'yi etkilemektedir.

 
İsrail'in yanında bağımsız bir Filistin devletinin kurulması insani bir zorunluluktur.


Daha fazla masum insan hayatını kaybetmeden BM sorunlara ağırlığını koymalıdır.

Dünya, 5’ten büyüktür. Güvenlik Konseyi’nin Birleşmiş Milletler’i etkisiz hale getirmesi küresel vicdanın kabul edebileceği bir şey değildir. BM Güvenlik Konseyi'nde alınan tüm kararlar bakıyorsunuz bir ülkenin iki dudağı arasında.

 

DARBEYİ YAPAN MEŞRULAŞTIRILIYOR

İki bin kişi ölüyor, kimyasal silahlarla. Konvansiyonel silahlarla 200 bin kişi ölüyor. İki bin kişinin ölmesini suç telakki eden bir zihniyet, 200 bin kişinin ölmesini suç telakki etmiyor. Bu nasıl bir anlayıştır? Canlıların ölümüne neden olan her türlü silahın kullanılması suçtur.

Demokrasi diyorsak sandığa sahip çıkalım. Yok demokrasi değil de darbeyi savunacaksak, bu BM niye var diye merak ediyorum. Irak'ta yaşanan kontrolsüzlükte BM etkin bir tavır ortaya koyamıyor. Bu suskunluk, tepkisizlik durumunun daha fazla devam edemeyeceği açıktır.

Mısır’da halkın oylarıyla seçilmiş iktidar darbeyle indirilirken Birleşmiş Milletler’de ülkeler bulunu izliyor ve darbeyi yapan meşrulaştırılıyor. Birleşmiş Milletler doğruyu savunma konusunda çok daha cesur olmalıdır. Din adına terör kavramını hiçbir şekilde onaylamıyor, böyle bir kavramın dinlere saygısızlık olduğuna inanıyorum. Barış anlamına gelen İslam kavramının terör ile yan yana kullanılmasına şiddetle karşı çıkıyorum. İslam ile terörün yan yana kullanılması inciticidir. Türkiye olarak bölgemizde barış ve refahın tesis edilmesi için yoğun bir gayret içindeyiz. Hiçbir ülkenin içişlerine karışmıyor, toprak bütünlüğüne saygı duyuyoruz.

 

SURİYELİLER İÇİN NE KADAR PARA HARCANDIĞINI AÇIKLADI

Suriye'yi terk eden 1.5 milyon kişiyi topraklarımızda kendi imkanlarımızla barındırıyoruz. 1.5 milyon insan benim ülkemde. Dünyadan ciddi bir destek geliyor mu? Maalesef hayır. Suriyeli mülteciler için kullandığımız kaynak 3.5 milyar doları aşmış durumdadır.

Şimdi soruyorum, zengin ve güçlü Avrupa ülkeleri sadece 130 bin Suriyeli mülteciyi kabul etmiş durumda. Bakınız 130 bin Avrupa'da sadce benim ülkemde 1.5 milyon kişi. Bunu dışında 2.5 milyon kişi de Mısır, Ürdün, Lübnan'da.

Suriye meselesi küresel bir sorun haline gelindi. İlgisiz kalmak mümkün değil. Irak'tan göçen 30 bin Ezidi'ye kucak açtık. Sadece son 5 gün 150 bin Suriyeli ülkemize giriş yaptı. 500 yıl önce Avrupa'dan kovulan Musevilere sahip çıktığımız gibi bugün de dinlerine ırklarına bakmadan herkese yardım eli uzatıyoruz.

Türkiye milli gelirinin binde 21'ini insani yardımlara ayırarak en cömert ülke oldu. Burada özellikle vurgulamak isterim ki; Türkiye teröre destek veren, göz yuman bir ülke değil, bilakis teröre karşı en etkili mücadeleyi veren ülkedir. 30 yıldır teörden çok çektik, hala çekiyoruz.

Şahsım antisemitizmin bir insalık suçu olduğunu ilan eden istisna siyasilerdendir. Aynı şekilde İslamafobinin de insanlık suçu olduğu kabul edilmeli. Barışa her şekilde destek vermeye devam edeceğiz.

Dostlarımız için eşsiz bir dost olmayı sürdüreceğiz. Terörün, zalimlerin, katillerin, özellikle de çocuk katillerinin karşısında dimdik duracak, demokrasi ve refahı daha güçlü, daha cesur şekilde savunmaya devam edeceğiz.

Bu idealler çerçevesinde her ülkeyle güç birliği yaparız."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.