Abdullah Gül cephesinde değişen bir şey yok

Abdullah Gül cephesinde değişen bir şey yok

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün verdiği mesajlar ve ilişkileri dikkat çekmeye devam ediyor. Abdullah Gül cephesinde dünden bugüne değişen pek bir şey olmadığı gözleniyor.

A+A-

“Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine sığınırım” sözüyle geçmişte tepki çeken 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bugünlerde de gerek eski partisi AKP ile arasına koyduğu mesafe gerekse verdiği mesajlar ile dikkat çekmeye devam ediyor. Türkiye’nin yaşadığı 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra AKP dahil bütün siyasi partilerde ABD ve Batı emperyalizmine karşı kısmen de olsa uyanmalar olduğunu gördük. Ancak bazı siyasilerin Türkiye’ye karşı girişilen bu bölme parçalama operasyonundan hiç ders almadığı ve hala Batı ile ilişkilerini sıcak tutmaya çalıştığı görülmektedir. Bunlardan birisinin de 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olduğu iddiaları her gün başka bir konuyla gündeme gelmektedir. Son olarak Star Gazetesi yazarı Ahmet Kekeç’in yazısında Abdullah Gül’ün Batı’ya ‘bana güvenebilirsiniz mesajı’ verdiği iddia edildi.

Fatih Altaylı yerel seçimde kime oy vereceğini açıkladı

Ak Parti hükümetine yakınlığıyla bilinen Star Gazetesi yazarlarından Ahmet Kekeç, bugünkü köşe yazısında Abdullah Gül’ü hedef aldı ve eleştirilerde bulundu.

Gazeteci – Yazar Kekeç, 'Bu ülke asla size ihtiyaç duymayacak’ başlıklı köşe yazısında, Abdullah Gül ile Kılıçdaroğlu arasında gerçekleşen görüşmeyi ele aldı. Abdullah Gül’ün dava arkadaşlarından uzak durduğunu, eleştirel bir tutum sergilediğini ifade eden Kekeç, 11. Cumhurbaşkanı Gül’ün Erdoğan düşmanlığı yapan kesimlerin güvenebileceği bir zeminde durduğunu da vurguladı.

‘Kimilerine göre Gezi bir fırsattı’ diyen Kekeç, Erdoğan tüketilebilmiş olsaydı Abdullah Gül’ün Ak Parti’nin başına geçeceğini de ifade etti.

HDP'li vekil açıkça tehdit etti: Yeni Gezi geliyor, korkun

Abdullah Gül’e eleştirilerde bulunan Kekeç, köşe yazısını şöyle tamamladı:

Sistem değişikliği gibi yollara da sapılmamış olacaktı. Bu cümleden olarak, 17/25 Aralık ya da 15 Temmuz girişimlerinin başarılı olması halinde ortaya çıkabilecek belirsizliği de fırsat hanesine yazabiliriz. Hem AK Partili, hem İslamcı, hem statükonun mesajını alma becerisine sahip, hem HDP'ye karşı toleranslı, hem de Brüksel'le (NATO'nun ve AB'nin merkezi Brüksel'le) iyi geçinen bir isim... Her şeraitte tercih edilecek bu isim, Abdullah Gül'den başka kim olabilirdi ki?

siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.