Alğı opersyonu açığa çıktı '101 gün bitmeyen telefonun şarjı'
IŞİD’in elinde 101 gün rehin kalan Başkonsolos Öztürk Yılmaz’ın 2 telefonu IŞİD’den sakladığı ve bunu nasıl yaptığı ile ilgili Yeni Şafak gazetesi bir haber yayınladı. Ancak haberde şarj ayrıntısı yine atlanmıştı.
ROTAHABER – IŞİD’in eline rehin düşen Musul Baş Konsolosu Öztürk Yılmaz’ın 101 gün boyunca sakladığı cep telefonu ile sürekli haberleştiğini açıklamasının ardından kafalarda bazı soru işaretleri kalmıştı. Konsolosun telefonu IŞİD militanlarından nasıl sakladığı telefonun şarj problemini 101 gün boyunca nasıl çözdüğü merak konusu olmuştu. Özellikle sosyal medyada “100 gün boyunca telefonunu saklamayı başaran ve hiç şarj sorunu yasamayan Konsolos’un telefonundan istiyorum” şeklinde eleştiriler paylaşılmıştı.
IŞİD militanlarının istese kolayca bulabileceği telefonların 101 gün boyunca bulunamaması dikkat çekerken bu durumun nasıl olduğuna dair bugün yandaş medya bir haber yayınladı.
İşte Yeni Şafak gazetesinin telefonun şarj sorunu hariç diğer tüm konulara açıklık(!) getiren o haberi:
IŞİD’in elinde rehin kalan 46 kişiden biri olan Başkonsolos Öztürk Yılmaz’ın 2 telefonu IŞİD’den sakladığı ortaya çıktı.
IŞİD’in elinde 101 gün rehin kalan 46 Türk vatandaşı ile MİT ve devlet yetkilileri sınırlı da olsa irtibat halindeydi. Başkonsolos Öztürk Yılmaz iki telefonu IŞİD’den gizlemeyi başarmıştı. 7 ayrı parça halinde rehinelerin üzerlerinde sakladığı telefonlar mekan değişikliklerinde kadınlara veriliyordu. Çünkü IŞİD kadınları aramıyordu.
Musul Başkonsolosluğu’ndan çıkarılan 49 rehinenin telefonları götürüldükleri evde toplandı. İki telefonun saklanması kararlaştırıldı.
Telefonlardan biri Türk GSM hatlıydı ve “roaming” yani şebekeler arasında dolaşım özelliği üzerinden yer tespitinde yararlı oldu.
Telefonlardan biri kadınların üzerinde tutuldu. Kadınların aranmayacağı düşünülüyordu. Diğer telefon ise yerel hatlıydı ve Erbil’den otomatik sürekli kontör yükleniyordu. Bu telefon parçalara ayrılmış şekilde, yedi ayrı kişinin üzerinde gizlendi.
İki telefon da aynı markaydı ve bu telefonların hangi parçasının ve hatlarının kimde olduğunu sadece başkonsolos biliyordu. Olası işkence durumunda çözülmeyi zorlaştıracak bir plan yapılmıştı.
Mekan değişimlerindeki aramalarda en büyük sıkıntı ise iki cep telefonunun saklanmasıydı. Mekan değişimlerinde telefonlar kadınlara bırakılıyordu çünkü IŞİD militanları kadınları aramıyordu. Bu nedenle iletişim sınırlı da olsa kopmuyordu.
Kaynak: ROTAHABER
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.