1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Belçika’da Suriye mesajı: Hiçbir ülke kayıtsız kalamaz
Belçika’da Suriye mesajı: Hiçbir ülke kayıtsız kalamaz

Belçika’da Suriye mesajı: Hiçbir ülke kayıtsız kalamaz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel’de, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüştü. Erdoğan, Suriye’deki dramı kast ederek "Hiçbir Avrupa ülkesinin Suriye’deki çatışmalara ve insani drama kayıtsız kalma lüksü yoktur" dedi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ile yaptığı görüşmede Suriye konusunda fikir alışverişinde bulunduklarını dile getirdi. Erdoğan, Suriye’deki çatışmalara ve insanı drama hiçbir Avrupa ülkesinin kayıtsız kalma lüksü olmadığını belirterek, "Bildiğiniz üzere 27 Şubat tarihinde İdlib’de ülkemizin güvenliği için hayatlarını ortaya koyan askerlerimize yönelik menfur bir saldırı gerçekleşti. Saldırının akabinde, 28 Şubat günü, Washington Anlaşması’nın 4’üncü maddesi çerçevesinde, NATO Konseyi, olağanüstü toplantıya davet edilerek müttefiklerimizle bilgi paylaştık, danışmalarda bulunduk.

 

 

Sayın Genel Sekreter ile bugünkü görüşmemizde öncelikle Suriye’deki durumu ele aldık. Konsey toplantısında, NATO’dan ve müttefiklerimizden talep ettiğimiz ilave desteğin bir an önce sağlanmasının önemini vurguladım. Türkiye’nin Suriye sınırı, aynı zamanda NATO’nun güneydoğu sınırıdır. Suriye kaynaklı kriz, güvenlik ve insani boyutlarıyla bölgemizi, hatta Avrupa’nın tamamını tehdit eder durumdadır. Hiçbir Avrupa ülkesinin Suriye’deki çatışmalara ve insani drama kayıtsız kalma lüksü yoktur" ifadelerini kullandı.

 

 

“DEAŞ İLE AVAŞARAK ŞEHİT VEREN TEK ÜLKE TÜRKİYE”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye meselesinde tam 9 yıldır tehlikelerle mücadele ettiğini ve bu uğurda DEAŞ ile savaşarak şehitler veren tek NATO ülkesi olduğunu belirtti. Erdoğan şöyle devam etti:

 

"Ayrıca 3,6 milyon Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. Türkiye’nin büyük özveriyle ve tek başına yürüttüğü bu mücadeleye müttefiklerimizin tamamının somut desteğini bekliyoruz. NATO ittifak dayanışmasını net bir şekilde göstermesi gereken kritik bir dönemin içindedir. NATO’dan taleplerimizin önemli bir kısmı, 2012 ve 2015 yıllarında alınan kararlar temelinde, Türkiye’nin savunulmasını desteklemeye yönelik tedbirlerin tam manasıyla uygulanmasına ilişkindir. Sayın Genel Sekreter bu konuda ittifak içindeki çalışmaların sürdüğünü ve süreci bizzat takip ettiğini söylemiştir. Sayın Genel Sektere ayrıca düzensiz göç konusundaki değerlendirmelerimizi aktardık"

 

 

“TÜRKİYE NATO’YA, NATO DA TÜRKİYE’NİN GÜCÜNE GÜÇ KATIYOR”

Erdoğan, NATO’nun Türkiye’nin savunmasına ve terörle mücadelesine katkı değer sağlaması gerektiğini belirterek, "Bir müttefik ve komşu ülkenin düzensiz göç dalgasının müsebbibi olarak Türkiye’yi işaret etmesi akıl ve izan dışıdır. Bu ülkenin mevcut durumu ve Avrupa Birliği’ni de kullanarak, kendine haksız kazanımlar elde etmeye çalışmasına izin vermeyeceğimizi Sayın Genel Sekretere de özellikle ifade ettim. Değerli dostumla Afganistan’daki barış süreci ile bu ülkedeki NATO mevcudiyetinin geleceği hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye, gelişmelerden bağımsız olarak Afganistanlı kardeşlerinin yanında olmayı sürdürecektir. Türkiye NATO’ya, NATO da Türkiye’nin gücüne güç katıyor. Talep ettiğimiz desteğin daha fazla gecikmeksizin karşılanması bu bakımdan çok önemlidir" diye konuştu.

 

 

STOLTENBERG: “TÜRKİYE’NİN YÜKÜ AĞIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından konuşan Stoltenberg, Türkiye’nin Suriye konusunda ağır bir yük taşıdığına dikkat çekti. Stoltenberg, "İdlib'deki ateşkes devam ediyor ve geçmiş günlerdeki şiddet konusunda azalma gördük. Türkiye, buradaki şiddet olaylarından ve çalkantılardan en fazla etkilenen ülkededir. Başka hiçbir müttefikimiz, terör olaylarından bu kadar etkilenmemiş; bu kadar fazla mülteciye ev sahipliği yapmamıştır. Türkiye'ye hava ve deniz mevcudiyetimizle destek veriyoruz. NATO, Türkiye’ye daha önceden 5 milyar dolardan daha fazla yardımda bulunmuştur. Herhangi bir ayrım yapılmaksızın Esad ve Rusya tarafından yapılan bombardımanlar insani bir felakete yol açmıştır. Türkiye ağır bir yük taşıyor. Ancak Türkiye uzun vadeli bir çözümün bulunmasında üzerine düşen görevi yapmalıdır" dedi.

 

 

'KORONAVİRÜS' ÖNLEMİ

Toplantının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Stoltenberg ile el sıkışmak yerine kendi göğsüne dokunarak, "Korona" dedi. Türkiye'de alınan önlemler çerçevesinde tokalaşma ve kucaklaşma konusunda uyardı bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu önlem içerikli hareketi ise toplantı salonunda gülüşmelere yol açtı.

 

siyasetcafe.com

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.